Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7391 E. , 2022/3810 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7391
Karar No : 2022/3810
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : … Elektrik Dağıtım A.Ş.’de işçi olarak çalışan davacının,
1) Çalıştığı kurumun özelleştirilerek devrinden yaklaşık altı yıl sonra hizmet sözleşmesinin feshedilmesi üzerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesi kapsamında işe yerleştirilme istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin,
2) Anılan işlemin dayanağı olan 31/12/2014 tarih ve 29222(4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 2. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…2 yıl içinde…” ibaresi ile geçici 1. maddesinin birinci fıkrasındaki, “…başvuru yapmayan veya…” ibaresinin iptaline,
3) İşlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Kamu Personeli Seçme Sınavı sonucunda aldığı puana göre … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nde görevine başladığı, … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin özelleştirme sonucu 11/02/2009 tarihinde … Enerji Yatırımları San. ve Tic. A.Ş.’ne devredildiği ve bu şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiği; ancak, 24/12/2014 tarihinde sözleşmesinin feshedilerek kıdem tazminatının ödendiği, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi kapsamında atanma istemiyle Özelleştirme İdaresine yaptığı başvurunun 10/03/2015 tarihli işlemle reddedildiği, bu işleme dayanak olarak ise 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının gösterildiği, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi kapsamında atanmak için özelleştirme tarihinden sonra iş sözleşmesinin 2 yıl içinde özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilmesine ilişkin şartın hukuka aykırı olduğu ve atanmasına engel oluşturduğu; Anayasa’da Devletin çalışanları korumakla yükümlü olduğunun belirtildiği, sınırlamanın ayrıca çalışma hakkına da aykırılık teşkil ettiği, yine temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği, düzenlemenin hukuk devleti olmanın gereği olan çalışanlar arasında eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek ve dava konusu işlemin ve dayanağı düzenlemelerin iptaline, yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
DAVALI …NIN SAVUNMASI : Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararındaki “2 yıl içinde” ibaresinin, 25/08/2015 tarih ve 2015/8041 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle davanın bu kısmının konusuz kaldığı; ancak, davacının sözleşmesinin feshedildiği 31/12/2014 tarihinde yürürlükte olan 2004/7898 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre durumunun değerlendirilmesi gerektiği, davacının anılan Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca öngörülen 6 aylık süreyi geçirdiği için, böyle bir haktan faydalanma imkanı kalmadığı; ayrıca, davacının taleplerinin istihdam politikasına müdahale anlamına geldiği, bu nedenle idarenin takdir yetkisinin yargı denetimi dışında bulunduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI … BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararındaki “2 yıl içinde” ibaresinin, 25/08/2015 tarih ve 2015/8041 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle, davanın bu kısmının konusuz kaldığı; davacının taleplerinin istihdam politikasına müdahale anlamına geldiği, bu nedenle idarenin takdir yetkisinin yargı denetimi dışında bulunduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararına uyularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : … Elektrik Dağıtım A.Ş.’de işçi olarak çalışan davacının, çalıştığı kurumun özelleştirilerek devrinden yaklaşık altı yıl sonra hizmet sözleşmesinin feshedilmesi üzerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesi kapsamında işe yerleştirilme isteğiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile işlemin dayanağı olan ve 31/12/2014 tarih ve 29222(4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 2. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…2 yıl içinde…” ibaresi ile geçici 1. maddesinin birinci fıkrasındaki, “…başvuru yapmayan veya…” ibaresinin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi davada; dava konusu bireysel işlem ile bireysel işlemin dayanağı olarak gösterilen 31/12/2014 tarih ve 29222(4. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 2. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…2 yıl içinde…” ibaresinin iptali; anılan Esaslar’ın geçici 1. maddesinin birinci fıkrasındaki, “…başvuru yapmayan veya…” ibaresi ile bireysel işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısım yönünden davanın reddi yolunda Danıştay Onikinci Dairesince verilen 15/10/2019 tarih ve E:2018/3856, K:2019/7627 sayılı kararın; temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/07/2021 tarih ve E:2020/3389, K:2021/1408 sayılı kararıyla; “Dairece, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesinin 2. paragrafında geçici personel statüsüne geçiş için herhangi bir sürenin öngörülmemiş olması karşısında, iş sözleşmesinin özelleştirme tarihinden sonra 2 yıl içinde özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenlerin, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrasının 2. paragrafı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edileceğini düzenleyen Bakanlar Kurulu kararında hukuka uygunluk olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de; geçici ve mevsimlik işlerin neler olduğunun belirlenmesinin ülkedeki ekonomik gelişmelere ve koşullara bağlı olması ve bunların Kanun’da tek tek belirtilmesinin mümkün olmaması karşısında, bu istihdam türü uyarınca çalıştırılacak kişilerin sayısının ihtiyaca ve ekonomik koşullara göre her zaman değişebilecek nitelikte olması, yapılan işin niteliği ve süresine göre ödenecek ücret ve sözleşme şartlarının da farklılık arzetmesi gözetildiğinde, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek olan hususların Kanun ile yapılamayacak kadar teknik ayrıntıları içerdiği açıktır.
Bu durumda, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesine dayanılarak çıkartılan Bakanlar Kurulu kararlarıyla getirilen düzenleme için ayrıca bir yasal mevzuata dayanma zorunluluğu bulunmadığı sonucuna varıldığından, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesinin 2. paragrafında geçici personel statüsüne geçiş için herhangi bir sürenin öngörülmemiş olması karşısında, iş sözleşmesinin özelleştirme tarihinden sonra 2 yıl içinde özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenlerin, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrasının 2. paragrafı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edileceğine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda aktarılan açıklamalar ışığında, bireysel işlemin dayanağı olan dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından davacının, … Elektrik Dağıtım A.Ş’nin 11/02/2009 tarihinde özelleştirilmesinden itibaren 2 yıllık süre geçtikten sonra, 24/12/2014 tarihinde kıdem tazminatını hak edecek şekilde sözleşmesinin feshedildiği gerekçesiyle 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi kapsamında işe yerleştirilme talebiyle yaptığı başvurusunun reddine dair Özelleştirme İdaresi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle iptale ilişkin kısmı bozulmuştur.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu bireysel işlem ile bireysel işlemin dayanağı olarak gösterilen 31/12/2014 tarih ve 29222(4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 2. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…2 yıl içinde…” ibaresi yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Dairemizin 15/10/2019 tarih ve E:2018/3856, K:2019/7627 sayılı kararının temyiz edilmesi neticesinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/07/2021 tarih ve E:2020/3389, K:2021/1408 sayılı kararı ile bozulması üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; … Elektrik Dağıtım A.Ş.’de işçi olarak çalışan davacının, çalıştığı kurumun özelleştirilerek devrinden yaklaşık altı yıl sonra hizmet sözleşmesinin feshedilmesi üzerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesi kapsamında işe yerleştirilme istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 10/03/2015 tarih ve 1454 sayılı işlemi ile işlemin dayanağı olan ve 31/12/2014 tarih ve 29222(4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 2. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…2 yıl içinde…” ibaresi ile geçici 1. maddesinin birinci fıkrasındaki, “…başvuru yapmayan veya…” ibaresinin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dairemizin 15/10/2019 tarih ve E:2018/3856, K:2019/7627 sayılı kararıyla; 31/12/2014 tarih ve 29222 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 2. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “…2 yıl içinde…” ibaresinin ve dava konusu bireysel işlemin iptaline; 31/12/2014 tarih ve 29222 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın geçici 1. maddesinin birinci fıkrasındaki, “…başvuru yapmayan veya…” ibaresi yönünden ve bireysel işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın, davalı idareler tarafından temyiz edilmesi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/07/2021 tarih ve E:2020/3389, K:2021/1408 sayılı kararıyla, iptale ilişkin kısmın bozulmasına karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun mülga “Geçici personel” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinde, “Geçici personel: bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.” hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin brinci fıkrasının (C) bendine göre hazırlanan ve 31/12/2014 tarih ve 29222 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esasları düzenleyen 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 2. maddesinin birinci fıkrasında; 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan kuruluşlarda (iştirakler hariç) istihdam azaltımına gidilmesi veya bu kuruluşların kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde veya diğer sebeplerle bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla İş Kanunu hükümlerine tabi daimi veya geçici işçi statüsünde istihdam edilen ve 4046 sayılı Kanun’un değişik 22. maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelden iş sözleşmesi özelleştirme tarihinden önce kamu tarafından veya özelleştirme tarihinden sonra 2 yıl içinde özel sektör tarafından; kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenlerin 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin ikinci paragrafı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecekleri, programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personelin bu esaslardan yararlanamayacağı kurala bağlanmış,
Aynı Bakanlar Kurulu Kararının Geçici 1. maddesinde de, bu Esaslar’ın 2. maddesinde getirilen istihdam hakkından bu Esaslar’ın yayımı tarihinden önce özelleştirilen kuruluşlarda çalışmakta iken 03/05/2004 tarih ve 2004/7898 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Esaslar çerçevesinde başvuru yapmayan veya başvuru yapıp atama teklifleri yapılanlardan, göreve başlamayan, istifa eden, herhangi bir nedenle hizmet sözleşmesi sona erdirilenlerin, bu Esaslar çerçevesinde başvuru yapma hakkına sahip olmadıkları kuralı getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 2 maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…2 yıl içinde…” ibaresi yönünden incelendiğinde;
Geçici personel istihdamı, 657 sayılı Kanun’un mülga 4/C maddesine dayanarak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararlarıyla düzenlenmektedir. Geçici personelin hangi mevsimlik veya geçici işlerde hangi süreyle istihdam edileceklerine karar verme yetkisi Bakanlar Kuruluna ait olup, bu yetki çerçevesinde geçici personel statüsüne Bakanlar Kurulu kararlarıyla şekil verilmektedir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/03/2010 tarih ve E:2009/1036 sayılı kararıyla; 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi ile 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nun 49. maddesinin ikinci fıkrasının; istihdam şekli tanımlanıp, iş güvencesi ve sosyal güvenlik hakkı belirlenmeden sadece “geçici personel” olarak adlandırılan statüyü düzenleme yetkisinin bütünüyle Bakanlar Kuruluna bırakılmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2., 7., 13., 17., 48., 49. ve 60. maddelerine aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Söz konusu başvurusunun incelenmesi sonucu verilen ve 21/10/2011 tarih ve 28091 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30/03/2011 tarih ve E:2010/46, K:2011/60 sayılı kararıyla; “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin itiraz konusu (C) fıkrasında, geçici personelin; bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimseler olduğu öngörülmektedir.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa’nın 7. maddesindeki, “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez” kuralına göre, yasa koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütmeye yetki vermemesi, sınırsız, belirsiz bir alanı, yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir. Yasa ile yetkilendirme Anayasa’nın öngördüğü biçimde yasa ile düzenleme anlamına gelmez. Yasa koyucu, gerektiğinde sınırlarını belirlemek koşuluyla bazı konuların düzenlenmesini idareye bırakabilir.
Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” denilmiştir.
Anayasa’nın 49. maddesinde, çalışmanın herkesin hakkı ve ödevi olduğu belirtilmiş, Devlete, çalışanların yaşam düzeyini yükseltmek, çalışma yaşamını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı denetlemek ve işsizliği gidermeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli önlemleri almak ödevi verilmiştir. Devlet, kişinin çalışma hakkını kullanabilmesi için iş alanında gerekli önlemleri alacak ve sınırlamaları kaldırarak görevini yerine getirecek, birey de çalışarak topluma yük olmaktan kurtulacaktır.
Anayasa’nın 60. maddesinde de, “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir” denilmekle, bireylere, gelecekte karşılaşacakları sosyal riskler karşısında yoksulluğa düşmemeleri için asgarî ölçüde bir yaşam düzeyinin amaçlandığı belirtilmektedir. Bu amaç, sosyal sigorta kuruluşlarınca, kendi kuralları çerçevesinde gerçekleştirilir ve yerine getirilir.
Anayasa’nın 128. maddesinde ise “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.” denilmektedir.
657 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle görüleceği belirtilmiş, maddenin (A) fıkrasında memur, (B) fıkrasında sözleşmeli personel, (C) fıkrasında geçici personel, (D) fıkrasında ise işçi tanımlanmıştır. 5. maddesinde de bu Kanun’a tabi kurumların bu dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramayacağı belirtilmiştir.
İtiraz konusu kuralda, istihdam şekillerinden olan geçici personel statüsünün tanımı yapılarak, Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak hangi işlerin bir yıldan az süreli veya mevsimlik olduğunu, bu personelin sayısını, ödenecek ücreti ve sözleşme şartlarını belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu’na bırakılmaktadır.
Geçici personel statüsü, belli bir vasıf gerektirmeyen, daha çok bedensel çalışmalara ağırlık veren, başlangıç ve bitişi belli olan, süreli işlerde çalışmayı öngörmektedir. Bu personel, idare ile yaptıkları bir sözleşme uyarınca idare için belirli bir iş yapan kişi konumundadır ve yaptıkları iş, geçici veya mevsimlik olup, asli ve sürekli görevlerden de sayılmaz. Bu nedenle geçici personel; Anayasa’nın 128. maddesi kapsamında belirtilen memur ve diğer kamu görevlileri kavramı dışında kalan, sözleşme ile çalıştırılan, işçi de olmayan, kendine özgü istisnai bir istihdam türüdür.
Yasa koyucu; memur ve diğer kamu görevlileri ile bunların dışında çalışanlarla ilgili olarak, Anayasa’da belirlenen kurallara bağlı kalmak, adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini gözetmek koşuluyla düzenleme yapma yetkisine sahiptir.
Geçici ve mevsimlik işlerin neler olduğunun belirlenmesi ülkedeki ekonomik gelişmelere ve koşullara bağlı olup, bunların Yasa’da tek tek belirtilmesi mümkün değildir. Ayrıca, bu istihdam türü uyarınca çalıştırılacak kişilerin sayısının ihtiyaca ve ekonomik koşullara göre her zaman değişebilecek nitelikte olması, yapılan işin niteliği ve süresine göre ödenecek ücret ve sözleşme şartlarının da farklılık arzetmesi gözetildiğinde, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek olan hususların yasa ile yapılamayacak kadar teknik ayrıntıları içerdiği kuşkusuzdur. Bu nedenle, itiraz konusu kuralda geçici personelin tanımı yapılarak çerçeve çizildikten sonra, ayrıntı ve uzmanlık gerektiren konuların düzenlenmesinin Bakanlar Kurulu’na bırakılması, yasama yetkisinin devri niteliğinde değildir.” gerekçesiyle Anayasa’ya aykırılık itirazı reddedilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda metnine yer verilen kararında da değinildiği gibi, geçici ve mevsimlik işlerin neler olduğunun belirlenmesinin ülkedeki ekonomik gelişmelere ve koşullara bağlı olması ve bunların Kanun’da tek tek belirtilmesinin mümkün olmaması karşısında, bu istihdam türü uyarınca çalıştırılacak kişilerin sayısının ihtiyaca ve ekonomik koşullara göre her zaman değişebilecek nitelikte olması, yapılan işin niteliği ve süresine göre ödenecek ücret ve sözleşme şartlarının da farklılık arzetmesi gözetildiğinde, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek olan hususların Kanun ile yapılamayacak kadar teknik ayrıntıları içerdiği açıktır.
Bu durumda, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesine dayanılarak çıkartılan Bakanlar Kurulu kararlarıyla getirilen düzenleme için ayrıca bir yasal mevzuata dayanma zorunluluğu bulunmadığı sonucuna varıldığından, 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesinin 2. paragrafında geçici personel statüsüne geçiş için herhangi bir sürenin öngörülmemiş olması karşısında, iş sözleşmesinin özelleştirme tarihinden sonra 2 yıl içinde özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenlerin, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrasının 2. paragrafı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edileceğine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 10/03/2015 tarih ve 1454 sayılı işleminin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Yukarıda aktarılan açıklamalar ışığında, bireysel işlemin dayanağı olan dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından davacının, … Elektrik Dağıtım A.Ş’nin 11/02/2009 tarihinde özelleştirilmesinden itibaren 2 yıllık süre geçtikten sonra, 24/12/2014 tarihinde kıdem tazminatını hak edecek şekilde sözleşmesinin feshedildiği gerekçesiyle 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesi kapsamında işe yerleştirilme talebiyle yaptığı başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 2 maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…2 yıl içinde…” ibaresinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. … Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, temyiz aşamasında davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan toplam …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığına verilmesine,
4. Davalı idareler lehine önceki kararda vekâlet ücretine hükmedildiğinden bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.