12. Daire 2021/7392 E. , 2022/1910 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7392
Karar No : 2022/1910
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … ‘ı temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde görev yapan davacı tarafından; işverenler İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ESHOT Genel Müdürlüğü ve İZSU Genel Müdürlüğü adına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile çalışanlar adına … Sendikası (… Sen) arasında 02/04/2020 tarihinde imzalanan Toplu İş Sözleşmesi uyarınca, …-Sen üyesi olmayan personelin Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanabilmesinin şartı olarak getirilen ‘sosyal denge sözleşmesi aidatı’ adı altında kesinti yapılmasına ilişkin 01/01/2020-31/12/2020 dönemi Toplu İş Sözleşmesi’nin (Sosyal Denge Sözleşmesi) ”Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları” başlıklı 5.maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinin iptali ile söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle maaşından yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, bu yönde sözleşmelere konulan hükümlerin kanuni bir dayanağının bulunmadığı, esasen aksine bir yorumun adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacı ve Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırı olduğu, bu bakımdan sendika üyesi olan yada sendika üyesi olmayan ile başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği, bu durumda, sözleşmeye taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan veya hiç bir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, kanuni bir dayanağının bulunmadığından bahisle, davalı idareler ile yetkili sendika olan … Sendikası (…-Sen) arasında imzalanan ve 01/01/2020-31/12/2020 dönemine ilişkin Toplu İş Sözleşmesinin yararlanma koşullarını düzenleyen 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı, hukuka aykırılığı tespit edilen Toplu İş Sözleşmesinin ilgili hükmü sebebi ile davacıdan aidat ödemesi maksadıyla yapılan kesintilerin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Anayasanın 125. maddesi uyarınca davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu Sözleşme hükmünün iptaline, tazmin isteminin kabulüne, söz konusu Sözleşme hükmü uyarınca davacıdan kesilen tutarların her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun, esasa ve vekalet ücreti dışındaki yargılama giderlerine ilişkin olarak reddine, konuya ilişkin dava sayısı ile avukatın harcadığı emek ve mesai dikkate alınarak, davacı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin seri davalarda ücreti düzenleyen 22. maddesi uyarınca takdiren 510,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacı lehine 2.040,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik olarak ise kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 510,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 43. maddesi ile yollamada bulunduğu 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca anılan aidatın kesilerek sendikaya verilmesinin Kanunun amir hükmü gereği olduğu, dayanışma aidatı ödemek suretiyle ya da sendikaya üye olarak toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın çalışanların insiyatifinde olduğu, bu tercihlerin doğuracağı sonuçlardan idarelerinin sorumlu tutulmasının haksızlık olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi Mahkemesi kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararda, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusunun, esasa ve vekalet ücreti dışındaki yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden reddi, davacı lehine 2.040,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik olarak ise kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 510,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, yapılan kesintilerin, her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya iade edilmesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Faiz; bir idari işlem nedeniyle hakları ihlal edilen ilgililerin bu işlem nedeniyle uğradıkları parasal kayıplarının veya yoksun kaldıklarını öne sürdükleri mali haklarının gecikerek ödenmesi ya da hiç ödenmemesi durumunda bu gecikmeden doğacak zararı karşılayan bir meblağ olup, bu niteliği itibariyle yasal faiz, asıl alacağa bağlı fer’i bir alacak niteliğindedir.
Bir idari işlem veya eylemden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak;
a) İdareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin;
b) İdareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihin;
c) İdari işleme karşı açılan bir iptal davasında, sadece dava konusu işlemin iptalinin istenilmesi ve bu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, bu iptal kararına dayalı olarak süresinde açılmış bir tam yargı davasında, ilk davanın (yani iptal davasının) açıldığı tarihteki başvuru tarihinin; başvuru yok ise, anılan iptal davasının açıldığı tarihin;
Esas alınması gerektiği, Danıştay İçtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
İdare Mahkemesince, davacıdan kesilen tutarların “yasal faiz başlangıç tarihi”nin dava açma tarihi esas alınarak bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle iadesine karar verilmesi gerekirken, “… söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacıdan kesilen tutarların her bir kesinti tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine,” şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarında uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının, “… söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacıdan kesilen tutarların dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, dava konusu Toplu İş Sözleşmesinin 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinin iptali ile tazmin isteminin kabulü ve Sözleşme hükmü nedeniyle davacıdan kesilen tutarların, her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, esasa ve vekalet ücreti dışındaki yargılama giderlerine ilişkin olarak reddi, davacı lehine 2.040,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik olarak ise kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 510,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, hüküm fıkrasında yer alan “…..istinaf isteminin reddine….” ibaresinin “…Sözleşme hükmü nedeniyle davacıdan kesilen tutarların, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya iadesine …” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.