Danıştay Kararı 12. Daire 2021/7714 E. 2022/4031 K. 21.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/7714 E.  ,  2022/4031 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7714
Karar No : 2022/4031

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Dışişleri Bakanlığında 3. dereceli uzman kadrosunda görev yapmakta iken 30/12/2003 tarihinde istifa eden, 01/06/2010 tarihinden itibaren 3. derecenin 8. kademesinden ve 1100 ek gösterge üzerinden emekli aylığı almaya başlayan davacı tarafından; 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle getirilen düzenlemeler kapsamında, kazanılmış hak aylık derecesinin 1. dereceye yükseltilmesi gerektiğinden bahisle, intibakının düzeltilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 25/11/2011 tarihli işlemi ile bu işleme dayanak olan Dışişleri Bakanlığının 01/11/2011 tarihli işleminin iptaline, emekli aylığı ve ikramiye farklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; daha önce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay Onikinci Dairesinin 15/10/2019 tarih ve E:2018/6115, K:2019/7573 sayılı kararıyla eksik inceleme nedeniyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun, davacının istifa ettiği ve emekli aylığı almaya başladığı tarihlerde yürürlükte olan 67., 68. ve Geçici 33. maddeleri uyarınca, üst derecelerde kadro olmaması halinde, kazanılmış hak aylık derecesinin üst derecelere yükseltilebilmesi için bazı şartların arandığı, bu şartların hepsinin sağlanması durumunda derece yükseltilmesinin mümkün olduğu; ayrıca, derece yükselmesi yapılabilmesi için kanunun aradığı şartların yanında idarenin takdir yetkisinin de bulunduğu; uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında 2001 yılında sicil amirleri tarafından düzenlenen sicil notlarının 54 ve 65, 2002 yılında düzenlenen sicil notlarının ise 76 ve 67 olduğu, 2001 yılında kınama cezası aldığı, Bakanlık Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararıyla da, bulunduğu derecede bekletilmesine karar verildiğinin anlaşıldığı; buna göre, davacının disiplin cezası alması, son yıllardaki sicil notlarının içeriğinin genel olarak kötü olması ve sicil amirlerinin kanaatleriyle de bu hususun desteklenmesi nedeniyle, idarece takdir yetkisinin davacının bulunduğu derecede bekletilmesi yönünde kullanıldığı; dosyada, bu karara karşı ayrıca dava açıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı gibi takdir yetkisinin objektif kullanılmadığına dair başkaca bir delil de olmadığı, dolayısıyla davacının derecesinin yükseltilmemesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Lisans mezunu olması nedeniyle 1. dereceye kadar yükselebilmesinin mümkün olduğu; 3. derecenin 3. kademesine yükseldikten sonra kadro bulunmadığından bahisle, 2. dereceye yükseltilmeyip, 31/01/1998 tarihinde 3. derecenin 4. kademesine terfi ettirildiği, izleyen yıllarda yapılan yatay terfiler sonrasında da 31/01/2002 tarihi itibarıyla 3. derecenin 8. kademesine yükseltildiği; daha sonra 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle 657 sayılı Kanun’un 67. ve Geçici 33. maddelerinde yapılan ve 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe değişiklikler uyarınca, kazanılmış hak aylığının 1. dereceye yükseltilmesi gerekirken, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak, Bakanlık Komisyonunun “bulunduğu derecede bekletilme” kararı gerekçe gösterilmek suretiyle intibakının yapılmadığı; meslek hayatında olumsuz sicili bulunmadığı halde, 2001 yılında bir kez kasıtlı olarak 59,50 verilerek sicil notunun olumsuz gösterildiği, ayrıca haksız sicil notundan dolayı ömür boyu cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Dışişleri Bakanlığı tarafından; 657 sayılı Kanun’un 67. maddesinde, üst derecelerde kadro bulunmadığı için derece yükselmesi yapamayan memurların kazanılmış hak aylıklarının, işgal etmekte oldukları kadroların üst derecelerine yükseltilebilmesi için “diğer şartları taşıma” koşulunun arandığı, 68. maddede de bu şartların neler olduğunun düzenlendiği, söz konusu şartlar arasında “sicil bakımından üst derecelere yükselebilecek nitelikte bulunduğunun saptanmış olması” koşuluna yer verildiği; davacının dosyasında olumsuz sicil notu bulunduğu, Bakanlık Komisyonunun 24/06/2003 tarihli kararıyla, 2001 ve 2002 yıllarına ilişkin sicil değerlendirmelerine istinaden, davacının bulunduğu derecede bekletilmesi ve durumunun 2003 yılı sicil notu alındıktan sonra yeniden değerlendirilmesi kararı alındığı, davacının sicil bakımından üst derecelere yükselebilecek nitelikte olmadığı kanaatine varıldığından derece yükseltilmesinin yapılmadığı, idarelerince tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından; Kurumca tesis edilen işlemde usul ve yasalara aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, … Bakanlığında uzman kadrosunda (yüksek öğrenim mezunu olarak) görev yapmakta iken, 31/01/1997 tarihinde 3. derecenin 3. kademesine yükseltilmiş; 31/01/1998 tarihinde de, üst derecede kadro olmaması nedeniyle, 2. derecenin 1. kademesine yükseltilmemiş, yatay olarak 3. derecenin 4. kademesine terfi ettirilmiş; daha sonra, 31/01/1999 tarihinde 3. derecenin 5. kademesine, 31/01/2000 tarihinde 3. derecenin 6. kademesine, 31/01/2001 tarihinde 3. derecenin 7. kademesine yükseltilmiştir.
13/07/2001 tarih ve 24461 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle, 657 sayılı Kanun’un 67. maddesinde değişiklik yapılarak; diğer şartları taşımakla birlikte, üst derecelerde kadro olmaması nedeniyle derece yükselmesi yapamayan memurların, kazanılmış hak aylık derecelerinin, işgal etmekte oldukları kadroların üst derecelerine yükseltilmesi öngörülmüş ve bu düzenlemenin 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Söz konusu değişiklikler yürürlüğe girmeden önce, 14/12/2001 tarihinde davacıya kınama cezası verilmiştir.
631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle getirilen değişiklikler 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla birlikte; bu düzenlemeler kapsamında, 3. derecenin 7. kademesinde olan davacının kazanılmış hak aylığı, üst derecelere yükseltilmemiştir.
31/01/2002 tarihinde davacının kazanılmış hak aylığı, yıllık normal terfi kapsamında, 3. derecenin 8. kademesine (son) yükseltilmiştir.
Ayrıca, 2001 yılına ilişkin olarak birinci sicil amirince 54, ikinci sicil amirince 65 sicil notu (ortalama olarak 59,50); 2002 yılına ilişkin olarak ise birinci sicil amirince 76, ikinci sicil amirince 67 sicil notu (ortalama olarak 71,50) takdir edilmiş ve her iki yıla ilişkin sicil raporlarında, davacı hakkında bazı olumsuz kanaatlere yer verilmiştir.
Bakanlık Komisyonunun 24/06/2003 tarihli kararıyla, 657 sayılı Kanun’un 68. maddesindeki şartları taşımadığından bahisle, davacının bulunduğu 3. derecede bekletilmesine ve durumunun 2003 yılı sicil notu alındıktan sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Davacı, 3. derecenin 8. kademesinde iken 30/12/2003 tarihinde memuriyetten istifa ederek görevinden ayrılmıştır.
Davacıya, 01/06/2010 tarihinden itibaren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında, 3. derecenin 8. kademesinden ve bu dereceye karşılık gelen 1100 ek gösterge üzerinden emekli aylığı bağlanmıştır.
Davacı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına 29/09/2011 tarihinde yaptığı başvuruda, 3. derecenin 8. kademesinde kalmayıp üst derece ve kademelere yükseltilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu başvuru üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, davacının intibakının 657 sayılı Kanun’un 67. maddesi çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi hususu Dışişleri Bakanlığına bildirilmiştir.
Dışişleri Bakanlığının (Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına hitaplı) … tarih ve … sayılı yazısıyla, davacının derece terfii yapamamasının, üst derecelerde kadro olmamasından değil, 657 sayılı Kanun’un 68. maddesinde öngörülen diğer şartları taşımamasından kaynaklandığı; anılan Kanun’un 67. ve Geçici 33. maddeleri kapsamına girmeyen davacının intibakının yeniden yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemiyle de, …. Bakanlığıyla yazışma yapıldığı ve gönderilen cevabi yazıda 3. derecenin 8. kademesi üzerinden yapılan intibak işlemlerinde bir yanlışlık olmadığı davacıya bildirilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrasının “Ortak Hükümler” kısmında yer alan (A) bendinde, memurların öğrenim durumları itibarıyla memuriyete başlangıç derece ve kademeleri ile yükselebilecekleri azami derece ve kademeler gösterilmiş olup; buna göre 4 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenlerin 9. derecenin 1. kademesinden göreve başlatılmaları ve 1. derecenin son (4.) kademesine kadar yükselebilmeleri öngörülmüştür.
Anılan Kanun’un, 01/01/2002 tarihinde yürürlükte olan “Derece yükselmesinin usul ve şartları” başlıklı 68. maddesinde, “A) Derece yükselmesi yapılabilmesi için:
a) Üst derecelerden boş bir kadronun bulunması,
b) Derecesi içinde en az 3 yıl ve bu derecenin 3 üncü kademesinde 1 yıl bulunmuş,
c) Kadronun tahsis edildiği görev için öngörülen nitelikleri elde etmiş,
d) Sicil bakımından üst derecelere yükselebilecek nitelikte bulunduğunun saptanmış, olması şarttır.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Kadrosuzluk sebebiyle derece yükselmesi yapamayanların aylıkları” başlıklı 67. maddesinde, “(Değişik: 29/11/1984 – KHK 243/10 md.) Diğer şartları taşımakla birlikte üst derecelerde boş kadro olmadığı için derece yükselmesi yapamayan memurların kazanılmış hak aylıkları, öğrenim durumları itibariyle yükselebilecekleri dereceyi aşmamak şartıyla işgal etmekte oldukları kadroların bir üst derecesine yükseltilebilir.” kuralı yer almakta iken; 13/07/2001 tarih ve 24461 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesiyle değişiklik yapılarak, maddedeki “boş” ibaresi kaldırılmış, “bir üst derecesine yükseltilebilir” ibaresi “üst derecelerine yükseltilir” olarak değiştirilmiş ve bu değişikliklerin 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 9. maddesiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen ve 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 33. maddede de, “67 inci madde uyarınca diğer şartları taşımakla birlikte üst derecelerde kadro olmadığı için derece yükselmesi yapamamış olan memurlardan öğrenim durumları ve bulundukları derece ve kademelerdeki çalışma süreleri itibarıyla birden fazla üst derecelere yükselebilecek durumda olanların kazanılmış hak aylıklarının 01/01/2002 tarihinden itibaren, kademe ilerlemelerine müstehak oldukları tarih itibariyle ve her yıl azami bir derece uygulanmak suretiyle yükseltilir.” kuralı getirilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 212. maddesinde de, “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 67 nci maddesi hükümleri, Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanarak Bakanlar Kurulu kararı ile 31/12/2001 tarihine kadar yürürlüğe konulacak esaslar çerçevesinde, bu hükümlerden yararlanmamış olan emekli, adi malullük, vazife malullüğü ile dul ve yetim aylığı bağlananlar hakkında da uygulanır. Bakanlar Kurulu, bulundukları derecelerde çalışma süreleri ve sair hususları dikkate alarak yapılacak derece yükselmelerini yıllara yayarak uygulamaya yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasında emekliler lehine doğan durumlar dolayısıyla geçmişe yönelik olarak aylık ve ikramiye farkı ödenmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 14/03/2002 tarih ve 24695 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 153 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nde;
“…A) 657 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin uygulanması
1- İlk aşamada, anılan Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen derece yükselmesine ilişkin diğer şartları 1.1.2002 tarihinden önce taşımakla birlikte daha önce 67 nci madde hükmünden yararlanamamış memurların kazanılmış hak aylıklarının, maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihi itibarıyla kadro şartı aranmaksızın öğrenim durumları itibarıyla yükselebilecekleri dereceyi aşmamak kaydıyla bir üst dereceye yükseltilmeleri gerekmektedir. …
2- Değişikliğin yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden sonra, derece yükselmesine ilişkin diğer şartları taşımakla birlikte üst derecelerde kadro olmadığı için derece yükselmesi yapamayacak memurların kazanılmış hak aylıkları kademe ilerlemelerine müstehak oldukları tarih itibarıyla bir üst dereceye yükseltilecektir. …
B) 657 sayılı Kanuna eklenen geçici 33 üncü maddenin uygulanması
Derece yükselmesine ilişkin diğer şartları taşımakla birlikte, üst derecelerde kadro olmadığı için maddenin yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihine kadar öğrenim durumları ve bulundukları derece ve kademelerdeki çalışma süreleri itibarıyla birden fazla üst derecelere yükselebilecek durumda olanlardan;
– 1.1.2002 tarihinden önce 67 nci madde hükmünden yararlandırılmamaları nedeniyle işgal ettikleri kadro dereceleri ile kazanılmış hak aylık dereceleri aynı olan ve kazanılmış hak aylık derecelerinin 7 nci veya daha ileri kademelerinde bulunanların, bu Tebliğin (A/1) bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda 1.1.2002 tarihi itibarıyla 67 nci madde hükmü uygulanarak bir üst dereceye yükseltildikten sonra, …
kazanılmış hak aylıkları, öğrenim durumları itibarıyla yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla, kademe ilerlemelerine müstehak oldukları tarihlerde yapılmak ve her yıl azami bir derece uygulanmak suretiyle üst derecelere yükseltilecektir.
İlgililerin birden fazla üst derecelere yükselebilecek durumda olup olmadıklarının tespiti yapılırken 1.1.2002 tarihinden önceki son kadro derecesi ile kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin mukayesesi yapılacaktır. …” açıklamaları yer almıştır.
Öte yandan, 08/09/1986 tarih ve 86/10985 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla yürürlüğe konulan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği’nin, 01/01/2002 tarihinde yürürlükte olan 16. maddesinde, “Sicil amirleri, sicil raporunun memurların mesleki, yöneticilik ve yurt dışı görevlerdeki ehliyetlerinin belirlenmesini sağlayan soruların herbirini, ihtiva ettikleri unsurları esas almak suretiyle 100 tam not üzerinden değerlendirir ve sorulara verdikleri notların toplamını soru sayısına bölerek memurların sicil notunu tespit ederler. Her bir sicil amirince bu şekilde belirlenen sicil notlarının toplamının sicil amiri sayısına bölünmesi sureti ile de memurların sicil notu ortalaması bulunur ve buna göre sicil notu ortalaması:
a) 60 dan 75’e kadar olanlar orta,
b) 76 dan 89’a kadar olanlar iyi,
c) 90 dan 100’e kadar olanlar çok iyi,
derecede başarılı olmuş, olumlu; 59 ve daha aşağı not alanlar ise yetersiz görülmüş, olumsuz sicil almış sayılır. Sicil notu ve ortalaması hesaplanırken kesirler tam sayıya tamamlanır. ….” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin, 01/01/2002 tarihinde yürürlükte olan 20. maddesinde de, “Her derecedeki sicil amirlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak memurlar hakkında sicil raporlarında yaptıkları değerlendirmeler birbirinden bağımsız ve 16 ncı madde hükümlerine göre etkili ve geçerlidir. Memurların sicil notu sicil amirlerince takdir olunan notların aritmetik ortalamasına göre tesbit edilir. Ancak birinci ve ikinci sicil amirlerince yapılan değerlendirmelerin memurun sicilinin olumlu veya olumsuz olmasına tesir etmesi veya ortalama sicil notu aralarında 10 veya daha fazla fark olması halinde varsa üçüncü sicil amirinin kanaatına müracaat edilir ve üçüncü sicil amirinin değerlendirmesi esas alınır. Üçüncü sicil amiri bulunmadığı takdirde ikinci sicil amirinin değerlendirmesi ile iktifa edilir. Bir sicil amirinin bulunması halinde birinci sicil amirinin değerlendirmesine göre işlem yapılır…” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Memurların derece yükselmesi yapabilmelerinin genel şartları, 657 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (A) bendinde dört başlık altında düzenlenmiş olup; bu düzenlemeye göre “üst derecelerden boş bir kadronun bulunması”, “derecesi içinde en az 3 yıl ve bu derecenin 3. kademesinde 1 yıl bulunmuş olması”, “kadronun tahsis edildiği görev için öngörülen nitelikleri elde etmiş olması” ve “sicil bakımından üst derecelere yükselebilecek nitelikte bulunduğunun saptanmış olması” koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde memurların üst dereceye yükseltilmesi öngörülmüştür.
Diğer taraftan, 657 sayılı Kanun’un, 01/01/2002 tarihinden önceki dönemde yürürlükte olan 67. maddesinde, “diğer şartları taşımakla birlikte” üst derecelerde kadro olmadığı için derece yükselmesi yapamayan memurların kazanılmış hak aylıklarının, işgal etmekte oldukları kadroların üst derecesine yükseltilebilmesine ve işgal ettikleri kadro derecesi yerine kazanılmış hak aylık deresine göre aylık alabilmelerine olanak sağlanmış; ayrıca söz konusu maddedeki “yükseltilebilir” ibaresiyle de derece yükseltilmesi hususunda idareye takdir yetkisi verilmiştir.
Bununla birlikte, anılan Kanun’un 67. maddesinde, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle yapılan ve 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle; madde metninde yer alan “yükseltilebilir” ibaresi, “yükseltilir” şeklinde değiştirilerek, derece yükseltilmesi hususunda idareye tanınan takdir yetkisi kaldırılmış ve bağlı yetkiye dönüştürülmüştür.
Ayrıca, aynı Kanun’a eklenen Geçici 33. madde ile de, 01/01/2002 tarihinden önce, diğer şartları taşımakla birlikte üst derecelerde kadro olmadığı için derece yükselmesi yapamamış olan memurlardan, birden fazla üst derecelere yükselebilecek durumda olanların kazanılmış hak aylıklarının, 01/01/2002 tarihinden itibaren her yıl azami bir derece uygulanmak suretiyle kademeli olarak yükseltilmesi hükme bağlanmıştır.
14/03/2002 tarih ve 24695 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 153 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nde de, 657 sayılı Kanun’un 67. ve Geçici 33. maddeleriyle getirilen düzenlemelere yönelik detaylı açıklamalara ve örneklere yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, 657 sayılı Kanun’un 67. ve Geçici 33. maddelerine göre, üst derecelerde kadro olmaması nedeniyle, derece yükselmesi yapamayan memurların kazanılmış hak aylık derecelerinin, işgal etmekte oldukları kadro derecelerin üstüne yükseltilebilmesi için “diğer şartları” taşımalarının zorunlu olduğu; “diğer şartlar” ile de, 68. maddenin (A) bendinde yer alan “üst derecelerde boş bir kadronun bulunması koşulu dışındaki diğer şartların” anlaşılması gerektiği tartışmasızdır.
Uyuşmazlığın çözümü için, 3. dereceli uzman kadrosunda (yüksek öğrenim mezunu olarak) görev yapan ve kazanılmış hak aylığı 3. derecenin 8. kademesinde bulunan davacının; 657 sayılı Kanun’un, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle değişik 67. ve Geçici 33. maddelerinin yürürlüğe girdiği 01/01/2002 tarihi itibarıyla, 68. maddenin (A) bendinde yer alan ve “üst derecelerden boş bir kadronun bulunması” dışındaki diğer şartları taşıyıp taşımadığının çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Davacının, 657 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (A) bendinde yer alan “derecesi içinde en az 3 yıl ve bu derecenin 3. kademesinde 1 yıl bulunmuş olması” ve “kadronun tahsis edildiği görev (uzmanlık görevi) için öngörülen nitelikleri elde etmiş olması” şartlarını taşıdığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakta olup; uyuşmazlık, davacının “sicil bakımından üst derecelere yükselebilecek nitelikte bulunduğunun saptanmış olması” koşulunu sağlayıp sağlayamadığı hususunda düğümlenmektedir.
08/09/1986 tarih ve 86/10985 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla yürürlüğe konulan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği’nin, 01/01/2002 tarihinde yürürlükte olan 16. maddesinde, sicil amirlerince 100 tam not üzerinden doldurulan sicil raporlarındaki not ortalamasının, 60 ve üzerinde olanların olumlu sicil, 59 ve altında olanların ise olumsuz sicil almış sayılacağı, ayrıca sicil notu ve ortalaması hesaplanırken kesirlerin tam sayıya tamamlanacağı belirtilmiş; aynı Yönetmeliğin 20. maddesinde de, memurların sicil notunun, sicil amirlerince takdir olunan notların aritmetik ortalamasına göre tesbit edileceği; ancak birinci ve ikinci sicil amirlerince yapılan değerlendirmelerin memurun sicilinin olumlu veya olumsuz olmasına tesir etmesi veya ortalama sicil notu aralarında 10 veya daha fazla fark olması halinde varsa üçüncü sicil amirinin kanaatinin, üçüncü sicil amiri bulunmadığı takdirde ikinci sicil amirinin değerlendirmesinin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 2001 yılına ilişkin olarak davacıya birinci sicil amirince 54, ikinci sicil amirince 65 sicil notu (ortalama olarak 59,50); 2002 yılına ilişkin olarak ise birinci sicil amirince 76, ikinci sicil amirince 67 sicil notu (ortalama olarak 71,50) takdir edildiği anlaşılmış olup; her ne kadar, söz konusu sicil raporlarında davacıya yönelik bazı olumsuz değerlendirmelere yer verilmiş ise de, anılan Yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca davacının 2001 yılına ilişkin 59,50 olan sicil notunun, tam sayıya tamamlanması suretiyle 60’a ulaştığı; ayrıca Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca da, birinci ve ikinci sicil amirlerince verilen sicil notları arasında 10’dan fazla fark olması nedeniyle, ikinci sicil amirin değerlendirmesinin esas alınarak davacının 2001 yılına ilişkin sicil notunun 65 olarak kabul edilmesi ve olumlu sicil almış sayılması gerektiği açıktır.
Öte yandan, davacı 14/12/2001 tarihinde kınama cezası ile tecziye edilmiş ise de, 657 sayılı Kanun’un 01/01/2002 tarihinde yürürlükte olan 64. ve 68. maddelerinde, kınama cezası alanların derece yükselmesi ve/veya kademe ilerlemesinden yararlanamayacağına yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Buna göre, davacının 2001 ve 2002 yıllarına ilişkin sicillerinin olumlu olduğu, 14/12/2001 tarihinde aldığı kınama cezasının derece yükselmesi ve kademe ilerlemesine engel teşkil etmediği; dolayısıyla, 657 sayılı Kanun’un 68. maddesinde yer alan “sicil bakımından üst derecelere yükselebilecek nitelikte bulunduğunun saptanmış olması” koşulunu taşıdığı; ayrıca anılan Kanun’un 67. maddesinde, derece yükselmesi için gerekli şartları sağlayanların kazanılmış hak aylık derecelerinin, işgal etmekte oldukları kadroların üst derecelerine yükseltilip yükseltilmemesi hususunda idareye tanınan takdir yetkisinin de 01/01/2002 tarihinde (“yükseltilebilir” ibaresi “yükseltilir” şeklinde değiştirilmek suretiyle) yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında; 01/01/2002 tarihi itibarıyla 3. derecenin 7. kademesinde bulunan davacının, 657 sayılı Kanun’un 67. ve Geçici 33. maddeleriyle getirilen düzenlemelerden yararlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; Dışişleri Bakanlığında 3. dereceli uzman kadrosunda görev yapmakta iken 30/12/2003 tarihinde istifa eden, 01/06/2010 tarihinden itibaren 3. derecenin 8. kademesinden ve 1100 ek gösterge üzerinden emekli aylığı almaya başlayan davacının; 657 sayılı Kanun’un 67. ve Geçici 33. maddeleri çerçevesinde kazanılmış hak aylık derecesinin 1. dereceye yükseltilmesi ve emekli aylığı ile ikramiyesinin bu derece üzerinden ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.