Danıştay Kararı 12. Daire 2021/7848 E. 2022/4343 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/7848 E.  ,  2022/4343 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7848
Karar No : 2022/4343

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Komutanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hava Kuvvetleri Komutanlığında 11/01/2015 tarihinde sözleşmeli er olarak göreve başlayan ve kendi isteği ile sözleşmesini yenilemeyeceğinden 27/03/2018 tarihinde sözleşmesi sona erecek olan davacı tarafından, jandarma uzman Erbaş olarak atanması için yapılan sınavlarda başarılı olmasına karşın Uzman Erbaş Kanunu’nun 4. maddesine aykırı olarak üç yıllık sözleşme süresini tamamlamadığından bahisle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davalı idarenin 2017/10 Sözleşmeli Uzman Erbaşlık Başvuru ve Seçme Sınavları Kılavuzunun “Başvuru şartları” başlıklı 2. maddesinin (c) fıkrasında, 02.01.1990-01.01.1998 tarihleri arasında doğanların sınava başvuru yapabileceği; (ç) fıkrasında da, sözleşmeli erbaş ve erlerden en az 3 yıl görev yapmış müteakip sözleşme süreleri içerisinde ve 01.01.2017 tarihi itibarıyle 29 yaşını bitirmemiş olanların da başvurusunun kabul edileceği kurala bağlandığı, 10.03.1991 tarihinde doğan davacının 2017/10 sözleşmeli uzman erbaşlık adaylığına başvuru tarihi itibariyle sözleşmeli erlikte 3 yıllık sözleşme süresini tamamlamadığı gerekçesiyle son verilmişse de, yukarıda yer verilen 2. maddenin (c) fıkrasında belirtilen 02.01.1990-01.01.1998 tarihleri arasında doğma şartını taşıdığı görülen davacının başvurusunun bu madde kapsamında değerlendirilmesine engel bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, 2. maddenin (ç) fıkrasına göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının adaylığına son verilmesine ilişkin işlemin iptal edilmesinin davacının doğrudan uzman erbaşlık sınavında başarılı olduğu sonucunu doğurmayacağı, mevzuatta belirtilen diğer şartları taşıdığının davalı idare tarafından tespit edilmesi durumunda uzman erbaşlığa atamasının yapılacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacı temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafından temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, aynı Kanunun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz istemi adli yardımlı olarak incelendiğinden, temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.