Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7948 E. , 2022/6131 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7948
Karar No : 2022/6131
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İlk ve Ortaokulu’nda … olarak görev yapmakta olan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) ve (ı) alt bentleri uyarınca tevhiden “1/30 oranında aylıktan kesme” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 20/02/2018 tarih ve E:2015/869, K:2018/789 sayılı kararına uyularak; “yardımcı hizmetlileri kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı, bu personele anasınıfı öğretmeni E. A. aleyhine dilekçe yazdırdığı tarihten itibaren iş bölümü ve izin konusunda taviz verdiği, H. S.’yi kendi özel işlerinde kullandığı, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile olaya ilişkin soruşturma raporu ve alınan ifadelerin incelenmesinden, davacının hizmetli H.S.’yi özel işlerinde kullandığı iddiasının sübuta erdiğinin anlaşıldığı, “oğlunun eğitim-öğretim çağında olmayıp anasınıfına devam etmesi gerekirken kayıtsız olarak birinci sınıfa devam ettirdiği ve soruşturma açıldığını öğrenince kaydını kendi okuluna aldırarak yalan ve beyanda bulunduğu bu şekilde denetmenleri yanıltmaya çalıştığı” fiili yönünden; şikayetçi konumunda olan müdür yardımcıları L.Y. ve G.Z. ile öğretmenlerden H.K. ve G.Ö. ifadelerinde davacının oğlunu kayıtsız olarak birinci sınıfa başlattırdığı, daha sonrasında kaydını aldırdığını beyan ettikleri, davacı da ifadesinde sene başında E-Okul sisteminin hata vermesi nedeniyle kayıt yaptıramadığını ve ifade verdiği tarihten birkaç gün öncesinde denediğinde kaydını yaptırabildiğini ileri sürmüş olup, davacının çocuğunun başka bir okulda sisteme 1. sınıf öğrencisi olarak düştüğü ve davacı tarafından 09/01/2014 tarihinde çocuğunun naklini istendiği, çocuğunun bir dönem boyunca kayıtsız okula devam ettiği ve soruşturmanın yürütüldüğü esnada kaydını aldırdığı hususu bir arada değerlendirildiğinde, davacının çocuğunu kayıtsız olarak kendi okulundaki birinci sınıfa devam ettirdiği fiili yönünden üzerine atılı iddianın sübuta erdiğinin anlaşıldığı, öte yandan “davacının hizmetlileri, Okul Aile Birliği Denetim Kurulu üyesi F. Ç.’u yönlendirerek şikayet dilekçesi yazdırdığı ve böylece hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güvenini sarsacak davranışlarda bulunduğu” iddiası yönünden, anılan fiilin soruşturma olurunda yer almadığı, soruşturmanın devamı esnasında ortaya çıktığı iddia edilen fiilden kaynaklandığı ve davaya konu disiplin cezasına konu edilmemesi gerektiği anlaşılmakta ise de, disiplin cezasına konu edilen diğer fiillerin sübuta erdiği ve sonucu itibarıyla tevhiden davacıya tek bir “aylıktan kesme” disiplin cezası verildiği görüldüğünden, anılan hususun tek başına verilen disiplin cezasını hukuka aykırı hale getirmediği, davacının tevhiden “1/30 oranında aylıktan kesme” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, somut ve objektif deliller ortaya konulmadığı, soyut ithamlarla ön yargılı karar verildiği, olayların sonrasında kendisi aleyhine verilen ifadelerin soruşturmacı tarafından hatalı değerlendirilerek mesnetsiz bir suç isnadında bulunulduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı hakkında isnat edilen eylemlerin, düzenlenen soruşturma raporu, alınan tanık ifadeleri ile sübuta erdiği anlaşıldığından,dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.