Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7958 E. , 2022/1771 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7958
Karar No : 2022/1771
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:…sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında 01/12/1996 tarihinden itibaren harp malulü aylığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı hizmetlerine karşılık 15/02/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının, Aralık 2019 – Mart 2020 dönemlerinde ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve E…sayılı işlemin iptali ile ödenmeyen aylıklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar için, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, 5434 sayılı Kanun haricindeki sigortalılar ve bunların hak sahipleri hakkında tesis edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların ise adli yargı yerinde bulunan yetkili iş mahkemelerinde çözümleneceği, davacının 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında 5492 gün sigortalı hizmeti bulunduğu, bu hizmetine karşılık 15/02/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 5434 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunmadığı, almakta olduğu yaşlılık aylığının ödenmeyen Aralık 2019 – Mart 2020 dönemlerine karşılık gelen kısımlarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, davacının 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce 5434 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunmadığı hususu göz önünde bulundurulduğunda, adli yargı yerinin (iş mahkemeleri) görevli bulunduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Mahkemece verilen karara yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu ve 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Askerlik görevini yapmakta iken yaralanarak malul olması nedeniyle, 01/12/1996 tarihinden itibaren 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında harp malulü aylığı; 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki 5492 günlük çalışmasına karşılık da 15/02/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, bağlanan yaşlılık aylığının 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak bağlandığından bahisle 2019 Aralık ayında kesildiği ve 1 Nisan 2020 tarihinde yeniden ödenmeye başlandığı, Aralık 2019 – Mart 2020 dönemine ait aylıkların ödenmesi talebinin reddine dair idare işleminin iptali talep edildiği, iş bu davada dava konusu edilen idare işleminin, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak bağlandığından bahisle tesis edilen idare işleminin hukuka aykırı olduğu yönündeki itirazlarının reddine dair idare işlemi olduğu, 5510 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan bir ihtilaf değil, 2330 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan bir ihtilaf söz konusu olduğundan, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinin uyuşmazlığa tatbikinin mümkün olmadığı, emsal nitelikte açılan davalara ilişkin Mahkeme kararlarında işin esasına girilerek esas yönünden karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyize konu kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.