Danıştay Kararı 12. Daire 2021/7962 E. 2022/2654 K. 17.05.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/7962 E.  ,  2022/2654 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7962
Karar No : 2022/2654

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davalı idarede 2. dereceli vergi denetmeni kadrosunda görev yapmakta iken 31/07/2004 tarihinde kazanılmış hak aylığı 1. derecenin 1. kademesine yükseltilen, 07/08/2006 tarihinde (2. dereceli kadroda 1. derecenin 4. kademesinde iken) istifaen görevinden ayrılan ve 01/12/2009 tarihinde emekli aylığı almaya başlayan davacı tarafından; kadro derecesinin 1. derece olarak düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 23/10/2019 tarih ve E:2019/1188, K:2019/8003 sayılı bozma kararına uyularak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de kadroların ihdası ile bu kadrolara yapılacak atamalara ilişkin usul ve esasların düzenlendiği; uyuşmazlık konusu olayda, davacının vergi denetmeni olarak görev yapmakta iken 01/12/2009 tarihinde 2. dereceli kadroda, kazanılmış hak aylığı 1. derecenin 4. kademesinde iken emekli olduğu, daha sonra 05/08/2011 tarihinde kadro derecesinin 1. derece olarak düzeltilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; davacının geçmişe dönük olarak kadro derecesinin 1. derece olarak düzeltilmesi yolundaki talebinin, ayn zamanda 1. dereceli kadroya atanma talebi niteliğinde bulunduğu, 657 sayılı Kanun kapsamında bulunan belirli bir kadroya atanabilmek için, öncelikle memur olarak görev yapmak gerektiği, davacının 2. derece kadroda görev yaparken, 1. derecenin 4. kademesinden aylık almakta iken emekliye ayrıldığı dikkate alındığında, başvuru tarihi itibarıyla memur olma şartını taşımayan davacının geçmişe yönelik olarak 1. derece kadroya atanmasının hukuken mümkün olmadığı, bu itibarla kadro derecesinin 1. derece olarak düzeltilmesi yolundaki talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 1. dereceli kadroya atanma isteğinin olmadığı, kadro derecesinin 1. derece olarak düzeltilmesi talebinde bulunduğu; davalı idare tarafından başka bir kişinin geriye dönük derece düzeltme işleminin yapıldığı, zamanında yapılmayan derece yükseltme işlemi nedeniyle makam ve görev tazminatından yararlanamadığı ve emsallerine göre daha düşük emekli aylığı aldığı, dava konusu işlemin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğu, uzun yargılama sürecinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davanın usul yönünden süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak, davacının emekli olduğu tarihe kadar uygun olan boş kadrolara atanmak suretiyle görev yaptığı, kadro derecesinin yükseltilebilmesi için yükseltilecek derecede boş bir kadronun bulunması gerektiği, hizmet cetvelinden de anlaşılacağı üzere boş kadro durumu göz önüne alınarak davacının hizmet süresi boyunca uygun kadro derecelerine yükseltildiği, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Vergi denetmenlerine 10/07/2011 tarihi öncesinde makam ve görev tazminatı ödenmesi öngörülmemiş iken; 10/07/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekli IV sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 8/a sırasında yapılan düzenleme ve Maliye Bakanlığının 28/02/2012 tarihli onayıyla yürürlüğe konulan (XXXI) sayılı Eşitlik Cetveliyle, vergi denetmeni kadrosunun vergi müfettişi kadrosuna eşitlenmesi sonrasında, emekli olan vergi denetmenlerine makam ve görev tazminatı ödenmesi mümkün hale gelmiş; bu tazminatların ödenebilmesi de, “en az dört yıl süreli yükseköğrenim mezunu olma”, “1. dereceli kadroya atanmış olma” ve “bu kadroda 2 yıl süreyle görev yapmış olma” koşuluna bağlanmıştır.
657 sayılı Kanun’un 45. maddesinin birinci fıkrasında “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 68/A maddesinde de derece yükselmesinin şartları düzenlenmiş olup; söz konusu şartlar arasında “üst derecede boş bir kadronun bulunması” koşulu da yer almıştır.
Aynı Kanun’un 67. maddesinde ise, kadro derecesi yükselemeyen memurların, kazanılmış hak aylık derecelerinin yükseltilerek (özlük haklarının ödenmesinde, işgal edilen kadronun derecesi yerine, kazanılmış hak aylığın kadro derecesi esas alınarak) memurların mali yönden mağduriyetlerinin önlenmesi amaçlanmıştır.
Buna göre, 657 sayılı Kanun’un 68/A maddesi kapsamında derece yükselmesine hak kazanan davacının, kadro derecelerinin 1. dereceye yükseltilebilmesi için, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kararname hükümleri çerçevesinde, davalı idare tarafından davacının “işgal ettiği kadronun derecesinin değiştirilmesi” veya “davacının atanabileceği boş 1. dereceli vergi denetmeni kadrosunun ihdas edilmesi” gerektiği; bu kapsamda 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca söz konusu yasal prosedürlerin işletilmesinin davalı idarenin sorumluluğunda olduğu; bu yasal prosedürlerin işletilmemesi nedeniyle, davacının 31/07/2004 tarihi itibarıyla 2. dereceli kadrodan 1. dereceli kadroya atanmaya hak kazandığı halde, 1. dereceli kadroya atamasının yapılmayıp, sadece kazanılmış hak aylığının 1. dereceye yükseltildiği, kadro derecesinde ise herhangi bir değişiklik yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, 2011 yılında 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle emekli vergi denetmenlerine 1. dereceli kadroda görev yapmış olmaları koşuluyla makam ve görev tazminatı ödenmesinin öngörüldüğü dikkate alındığında; davacının 31/07/2014 tarihi itibarıyla 1. dereceli kadroya atanmaya hak kazandığı halde, atamasının yapılmamasının, davacıya izafe edilebilecek bir eksiklik veya kusur olarak değerlendirilemeyeceği; 1. dereceli kadroya atanma işleminin, idarenin iç işleyişinden (tasarrufundan yahut kadro ve derece değişikliğine ilişkin yasal prosedürlerin işletilmemesinden) kaynaklanan sebeplerle gerçekleşmediği, dolayısıyla 1. dereceli kadroya atanması mümkün iken idarece atama yapılmamasının sonuçlarının davacıya yüklenemeyeceği; 1. dereceli kadroya atama yapılmamasının, davacının emekli aylıklarına makam ve görev tazminatlarının dahil edilmemesine sebep olduğu; idarenin davacının emeklilik hayatı boyunca mağduriyetine yol açan bu hatalı işlemini idare hukukunun genel prensipleri çerçevesinde her zaman geri alabilmesinin mümkün bulunduğu sonucuna ulaşıldığından; temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.