Danıştay Kararı 12. Daire 2022/1288 E. 2022/5188 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/1288 E.  ,  2022/5188 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1288
Karar No : 2022/5188

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

2- … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Büyükşehir Belediye Başkanlığı … Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli personel statüsünde “…” olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle, 31/12/2019 tarihi itibarıyla yenilenmemesine ilişkin … Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; ara kararı ile davalı idareden, davacının görev yaptığı süreçle ilgili ödül, başarı, ceza bilgileri, görev yaptığı kadronun cetveli ile hizmetine ihtiyaç kalmadığını ortaya koyan somut verilerin gönderilmesinin istendiği, davalı idare tarafından verilen cevaptan, davacı hakkında herhangi bir disiplin soruşturması veya davacının başarısız/yetersiz olduğuna veyahut hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarece yapılmış hukuken geçerli ve itibar edilebilir somut bir tespit veya tutanak bulunmadığının anlaşıldığı; bu durumda, dosya kapsamında davacının başarısız veya yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarece yapılmış somut bir tespit bulunmaması karşısında, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı bir nedene dayanmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan; Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan ” idare, kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca, yukarıda hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava (08/01/2020) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

DAVALI … BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞININ İDDİALARI : 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesinde Belediyelerin sözleşmeli personel çalıştırabileceği belirtilmekle sözleşmenin yapıldığı yılla sınırlı olduğu, mevzuatta sözleşme süresinin sonunda hizmet sözleşmesinin yenilenerek devam edeceği hususunda bir hükmün bulunmadığı, sözleşme bitiminde ihtiyaç bulunmaması durumunda personel ile yeniden sözleşme imzalamanın idarenin takdirinde olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI … SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN İDDİALARI: Kamu hizmetinin devamlılığının sağlanması için yeterli miktarda memur personeli bulunduğu, Mahkeme kararı gerekçesinde yer aldığının aksine davacının hizmet sözleşmesinin disiplinsizlik ya da başarısızlık gibi sair sebepler nedeniyle değil, hizmetine ihtiyaç bulunmadığından feshedildiği, yıllık olarak yapılan sözleşme bitiminde ihtiyaç bulunmaması durumunda personel ile yeniden sözleşme imzalamanın idarenin takdirinde olduğu, idarenin Mahkeme kararı ile sözleşme imzalamaya zorlanamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olarak verilmiş olan Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden, davalı Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (08/01/2020) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmediğinden, …TL harcın istemi halinde davalı … İdaresi Genel Müdürlüğüne iadesine,5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava dosyasının incelenmesinden; Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün 1054 adet memur norm kadrosunun bulunduğu, 2019 yılında bu kadronun 501’inin fiilen kullanıldığı ve 219 memur, 193 sözleşmeli personel istihdam edildiği, 2019 yılı sonu itibarıyla yapılan değerlendirmede, daha önceki yıllarda yapılan kadro değişiklikleri ile, belli kadro unvanlarında, hizmetin yürütülmesine yetecek sayıdan fazla sözleşmeli personel çalıştırıldığının tespit edildiği, bu kapsamda “kimyager” kadrosu değerlendirildiğinde; 7 memur, 6 sözleşmeli personel olmak üzere 13 dolu, 1 boş kimyager kadrosu bulunduğunun saptandığı ve ASKİ Genel Müdürlüğünde sözleşmeli kimyager eliyle yürütülen hizmetlerin 7 memur kimyager eliyle yürütülebileceğinden bahisle, 6 sözleşmeli kimyagerin sözleşmesinin 31/12/2019 tarihi itibariyle feshedilmesine; 2020 yılında yenilenmemesine ilişkin karar alındığı, sözleşmeli kimyager olan davacının sözleşmesinin de bu nedenle yenilenmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için; davalı idarenin, ASKİ Genel Müdürlüğünde kimyager fazlalılığı olduğu ve sözleşmeli kimyager olan davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı yolundaki gerekçesinin irdelenmesi gerekmektedir.
Buna karşın İdare Mahkemesince; işlemin tesis nedeni olmadığı halde, davacının başarısız ve yetersiz olduğuna ilişkin bir tespit olmadığı gerekçesine yer verilmiş ve ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan belgelerde ve savunma dilekçesinde açık bir şekilde belirtilen, sözleşmeli kimyagerlerin yapacağı işi yürütecek nitelikte ve yeterli sayıda personeli olduğu ve davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı yolundaki savunmaya yönelik somut bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda; hatalı ve eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış tarihi olan 08/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanarak ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, karara katılmıyoruz.