Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1583 E. , 2022/3907 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1583
Karar No : 2022/3907
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Belediye Başkanlığında 20/06/2011 – 29/04/2016 tarihleri arasında … Müdürü olarak görev yapan davacının, … Belediyesi emekli Teftiş Kurulu Müdürü …’un atama koşullarını taşımamasına rağmen 14/10/2014 tarihinde Teftiş Kurulu Müdürlüğü kadrosuna ikinci defa açıktan atandığından bahisle, …’un emekli oluncaya kadar görev yaptığı 15/10/2014 – 16/05/2019 tarihleri arasında almış olduğu maaşlar nedeniyle ortaya çıktığı ileri sürülen 196.787,73-TL’nin adı geçen şahıstan tahsil edilememesi durumunda müştereken müteselsilen sorumluluğu bulunması sebebiyle, söz konusu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi aksi halde işletilecek yasal faiziyle birlikte hukuki yollardan tahsili yoluna gidileceğinin bildirilmesine ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; bakılan davaya konu işlemin kamu zararına yönelik olan 196.787,73-TL tutarındaki alacağın rızaen ödenmesinin davacıya ihtarına ilişkin olduğu ve davacı tarafından rızaen ödenmesinin sağlanmasına yönelik bir bildirim işlemi niteliğinde olduğu, bu haliyle işlemin bildirim mahiyeti taşıdığı ve davacının hukukî durumunda bir değişiklik yapmadığı gibi idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idarî işlem niteliği de taşımadığı anlaşıldığından, söz konusu işlemin iptali talebiyle açılan davanın esasını inceleme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin, Mahkemenin kararına dayanak
aldığı şekilde, “196.787,73-TL tutarındaki alacağın rızaen ödenmesinin” istenilmesi yönüyle değil, bu kamu zararından şahsının sorumlu olduğu yönündeki belirleme yönüyle dava konusu edildiği, dolayısıyla, 196.787,73-TL tutarındaki alacağı rızaen ödememesi durumunda davalı idarece adli yargıda genel hükümlere göre alacak davasının açılacağını bildiği, dava konusu ettiği kısmın işlemin bu kısmı olmadığı, anılan işlemin, 196.787,73-TL tutarındaki alacaktan sorumlu olduğuna yönelik kısmını dava konusu ettiği, dava konusu işlemin, bu yönüyle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir idari işlem olduğundan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Gerek Mahkeme kararının, gerekse … Bölge İdare Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, … Belediye Başkanlığında 20/06/2011 – 29/04/2016 tarihleri arasında … Müdürü olarak görev yapan davacının, … Belediyesi emekli Teftiş Kurulu Müdürü …’un atama koşullarını taşımamasına rağmen 14/10/2014 tarihinde Teftiş Kurulu Müdürlüğü kadrosuna ikinci defa açıktan atandığından bahisle …’un emekli oluncaya kadar görev yaptığı 15/10/2014 – 16/05/2019 tarihleri arasında almış olduğu maaşlar nedeniyle ortaya çıktığı ileri sürülen 196.787,73-TL’nin adı geçen şahıstan tahsil edilememesi durumunda müştereken müteselsilen sorumluluğunun bulunması sebebiyle, söz konusu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi aksi halde işletilecek yasal faiziyle birlikte hukuki yollardan tahsili yoluna gidileceğinin bildirilmesine ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemin incelenmesinden; Mülkiye Başmüfettişi tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı tanzim raporundaki görüşler ve Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda Başkanlık Makamınca yaptırılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda düzenlenen 22/06/2021 tarihli komisyon raporu ve Başkanlığın 25/06/2021 tarih ve 638591 sayılı Olurları gereği 19/01/2011 – 15/08/2014 ile 15/10/2014 – 16/05/2019 tarihleri arasında yapılan usulsüz atama işlemleri sonucunda toplam 335.511,15-TL’nin kişi borcu çıkarıldığı, bu tutarın davacının ikinci kez açıktan atandığı 15/10/2014 ile emekliye sevk edildiği 16/05/2019 tarihleri arasındaki usulsüz ödemeler karşılığı olan 196.787,73-TL’nın borç çıkarılarak ödeme yapılmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, …’a yapılan ödemelerden sorumlu tutulduğu göz önüne alındığında, adı geçenin … Belediye Başkanlığında istihdamına ilişkin hususların incelenmesi gerekmektedir. Buna göre;
…’un, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumunda 26/02/1990 tarihinde öğretmen olarak memuriyete başladığı, 30/05/1994 tarihinde Etimesgut Belediye Başkanlığına naklen iktisat müfettişi kadrosuna; 08/07/1994 tarihinde ise aynı kurumda unvan değişikliğiyle müfettiş kadrosuna atandığı, bu kurumda on altı yıl müfettiş olarak çalıştıktan sonra, 1. derecenin 4. kademesinde iken, sınavsız iktisat müfettişi olarak atandığı gerekçesiyle, … Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atandığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine 04/01/2011 tarihinde müfettiş kadrosuna yeniden atandığı, ancak, … tarih ve … sayılı işlemle, yeniden 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atandığı ve bu işlemin iptali istemiyle de dava açıldığı, dava süreci devam ederken 19/01/2011 tarihinde naklen atama yoluyla … Belediye Başkanlığında müfettiş kadrosuna atandığı anlaşılmıştır.
… tarafından, Etimesgut Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolundaki …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2012 tarih ve E:2012/7438, K:2012/8775 sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği, anılan Mahkeme tarafından bozma kararına uyulmayarak ısrar edilmesine, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 24/02/2016 tarih ve E:2014/2189, K:2016/395 sayılı kararıyla ısrar kararının bozulmasına, davacının karar düzeltme talebinin de 28/05/2018 tarih ve E:2016/4606, K:2018/2710 sayılı kararıyla reddine karar verilmesi üzerine, Mahkeme tarafından bozmaya uyularak 25/10/2018 tarih ve E:2018/1863, K:2018/1944 sayılı kararıyla dava konusu işlemin, davacının iktisat müfettişi ve müfettiş olarak atanmasına ilişkin işlemlerin geri alınmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, davacının 3. dereceli veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
… tarafından, … Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemle ikinci kez 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ise, Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyulmayarak ısrar edilmesine, dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/02/2016 tarih ve E.2014/2185, K:2016/396 sayılı kararıyla bozulmasına, davacının karar düzeltme talebinin de 28/05/2018 tarih ve E:2016/4599, K:2018/2712 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bozmaya uyularak 26/09/2018 tarih ve E:2018/1867, K:2018/1682 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 19/02/2019 tarih ve E.2018/4309, K:2019/664 sayılı kararıyla açıklama eklenerek onanmasına, karar düzeltme talebinin ise, 18/09/2019 tarih ve E:2019/1847, K: 2019/4289 sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.
Yukarıda bahse konu dava süreci göz önüne alındığında, davacının, … Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile 3. dereceli veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; dava konusu işlemin, davacının iktisat müfettişi ve müfettiş olarak atanmasına ilişkin işlemlerin geri alınmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, davacının 3. dereceli veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin … İdare Mahkemesi tarafından … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin sorumluluğu söz konusu olacağından, 15/10/2014 – 16/05/2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak 196.787,73-TL’nin borç çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.