Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1615 E. , 2022/3687 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1615
Karar No : 2022/3687
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …’ü temsilen …Sendikası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziantep Büyükşehir Belediyesinde görev yapmakta iken 22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmakla birlikte, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun … tarihli, … sayılı kararıyla görevine iade edilen davacı tarafından; kamu görevinden ayrı kaldığı dönemde yoksun kaldığı, sosyal denge tazminatı dahil tüm mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E. … sayılı işlemin sosyal denge tazminatına yönelik kısmı ve sosyal denge tazminatı ödenmemesine dayanak gösterilen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile … Sendikası (…-Sen) arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesindeki “Memurlar sosyal denge sözleşmesindeki mali hükümlerden işyerinde fiilen çalıştığı sürece (yıllık izin hariç) faydalanır.” şeklindeki düzenlemenin iptali ile yoksun kaldığı sosyal denge sözleşmesinden doğan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesinde, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinde istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilmesine yönelik düzenleme getirildiği; sosyal denge tazminatı aylık tutarının ise, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenmesinin kurala bağlandığı; işyerinde fiilen görev yapmayan diğer bir deyişle aylıksız izinli olan personelin, aylık/ücret haklarından yararlanmadığı dönemler için sosyal denge tazminatından da yararlanamayacağının açık olduğu, bu durumda, sosyal denge tazminatının yıllık izin hariç iş yerinde fiilen çalışılması halinde ödeneceğine ilişkin dava konusu Sözleşme hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Sözleşme hükmünün iptali istemi yönünden davanın reddine; diğer taraftan, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasında, kanun hükmünde kararnameyle kamu görevinden çıkarılanların Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptıkları başvuruların kabulü halinde, ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılması ve bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesinin öngörüldüğü; buna göre, Komisyon kararıyla görevine iade edilen kamu görevlisinin, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlem tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalktığından, yeniden görevine başlayan kamu görevlisinin mali ve sosyal haklarının da kamu görevinden çıkarılma işlemi hiç tesis edilmemiş gibi kendisine ödenmesi gerektiği; her ne kadar sosyal denge tazminatı, fiilen görev yapan personele ödenen bir tazminat olarak düzenlenmiş ise de, uyuşmazlık konusu olayda, davacının görevinden ayrı kaldığı dönemde, fiilen görev yapmasına idarece engel olunduğu, kamu görevinden çıkarılma işlemi tesis edilmemiş olsa idi, davacının fiilen görevine devam edeceği ve sosyal denge tazminatına hak kazanacağı açık olduğundan; davacının görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin sosyal denge tazminatlarının ödenmemesine yönelik tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu bireysel işlemin iptali ile davacının görevde olmadığı dönemde yoksun kaldığı sosyal denge tazminatlarının (görevde olsaydı hangi tarihlerde ödenecek idi ise o tarihlerden başlamak üzere) işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının “iptal-kabule” ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın iptal-kabule ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; diğer taraftan, dava konusu Sözleşme hükmünün iptali istemiyle daha önce açılan davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu Sözleşme hükmünün iptaline karar verildiğinden, aynı Sözleşme hükmünün iptali istemiyle açılan iş bu davada, yeniden bir iptal kararı verilmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının “davanın reddine” ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu Sözleşme hükmünün iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın süresinde açılmadığı; öte yandan, memurların mali hükümlerden işyerinde fiili çalıştığı sürece yararlanacağına ilişkin dava konusu Sözleşme hükmünün, sözleşme serbestisi kapsamında, hukuka ve mevzuata uygun olarak düzenlendiği; ayrıca Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın 6. maddesinde de tazminat ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması koşulunun arandığı, davacıya fiilen çalışmadığı dönemlerde sosyal denge tazminatı ödenmesinin yürürlükteki mevzuat uyarınca mümkün olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Sosyal denge tazminatının ödenmesi hususunda, kanunda yer almayan bir kısıtlamanın sözleşme hükmü ile getirilmesinin mümkün olmadığı, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının aynen onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyize konu kararın, “dava konusu Sözleşme hükmünün iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin kısmı incelendiğinde;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın “dava konusu Sözleşme hükmünün iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının “dava konusu Sözleşme hükmünün iptaline” ilişkin kısmı, Danıştay Onikinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2022/1618, K:2022/3685 sayılı kararıyla (gerekçeli olarak) onanmıştır.
Temyize konu kararın, “İdare Mahkemesi kararının iptal-kabule ilişkin kısımlarına yönelik yapılan davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine” ilişkin kısmına gelince;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup; temyizen incelenen kararın “İdare Mahkemesi kararının iptal-kabule ilişkin kısımlarına yönelik yapılan davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine” ilişkin kısımlarında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısımlarına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Buna karşın, İdare Mahkemesi kararında, davacının görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin sosyal denge tazminatlarının yasal faizinin başlangıç tarihi olarak, davalı idareye başvuruda bulunduğu tarihin esas alınması gerekirken, her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “…davacının görevde olmadığı dönemde yoksun kaldığı sosyal denge tazminatlarının (görevde olsaydı hangi tarihlerde ödenecek idi ise o tarihlerden başlamak üzere) işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine…” ibaresinin, “…davacının görevde olmadığı dönemde yoksun kaldığı sosyal denge tazminatlarının idareye başvuru tarihinden (27/07/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine…” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. İdare Mahkemesi kararının “dava konusu Sözleşme hükmünün iptali istemi yönünden davanın reddine” ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının “dava konusu Sözleşme hükmünün iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin kısmının, yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. İdare Mahkemesi kararının “dava konusu bireysel işlemin iptali ile davacının görevde olmadığı dönemde yoksun kaldığı sosyal denge tazminatlarının (görevde olsaydı hangi tarihlerde ödenecek idi ise o tarihlerden başlamak üzere) işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine” ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının istinaf isteminin reddine ilişkin kısmının ise, yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.