Danıştay Kararı 12. Daire 2022/181 E. 2022/2149 K. 19.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/181 E.  ,  2022/2149 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/181
Karar No : 2022/2149

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …’i temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının davalı idarelerden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde görev yapan davacının, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, … Genel Müdürlüğü ve … Genel Müdürlüğü adına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında imzalanan 01/01/2020 – 31/12/2020 dönemi Toplu İş Sözleşmesinin 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinde yer alan Sözleşmenin tarafı olan sendikaya üye olmayanların sözleşmeden yararlanmasının, memur taban aylığının %1,5 katı kadar aidat ödemeleri koşuluna bağlı olduğuna dair düzenlemenin iptali ile yapılan kesintilerin kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ilgili mevzuatta sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağının hüküm altına alındığı, dolayısıyla bu yönde sözleşmelere konulan hükümlerin kanuni bir dayanağının bulunmadığı, aksine bir yorumun adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına aykırı olduğu, bu bakımdan sendika üyesi olan yada sendika üyesi olmayan ile başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği, sözleşmeye taraf olan sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, kanuni bir dayanağının bulunmadığı hususu açık olduğundan, davalı idareler ile yetkili sendika olan … arasında imzalanan ve 01/01/2020 – 31/12/2020 dönemine ilişkin …’in yararlanma koşullarını düzenleyen 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, tazminat isteminin kabulüne, işlem nedeniyle davacıdan kesilen tutarların her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı idareler tarafından davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının, esasa ve vekalet ücreti dışındaki yargılama giderlerine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, davacı lehine 2.040,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden ise istinaf isteminin kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, Avukat Asgari Ücret Tarife uyarınca belirlenen 510,00-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, … Genel Müdürlüğü personeli olduğu ve kesintilerin de aynı Kurum tarafından yapıldığı, bu nedenle Belediyelerinin hasım mevkiinden çıkarılmasına karar verilmesi gerektiği, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 9. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel olarak, toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmelerinin, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlı tutulduğu, bu düzenlenme ile de işçilerin sendikaya üye olup olmamak konusundaki özgürlüklerinin korunmasının amaçlandığı, dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmak ya da sendikaya üye olarak toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın çalışanların insiyatifinde olduğu, bu tercihlerin doğuracağı sonuçlardan idarelerinin sorumlu tutulamayacağı, davacının dava tarihi itibarıyla faize hak kazanabileceği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, yapılan kesintilerin, her bir kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” ilişkin kısmına gelince:
İdare Mahkemesince; davacının aylığından kesilen tutarların,”yasal faizin başlangıç tarihi”nin, dava tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; “… işlem nedeniyle davacıdan kesilen tutarların her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, kararın, “…söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının aylığından kesilen tutarların, dava açma tarihi olan 03/09/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, dava konusu Toplu İş Sözleşmesinin 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinin iptali ile tazmin isteminin kabulü ve söz konusu Sözleşme hükmü uyarınca davacının aylığından kesilen tutarların, her bir kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının kaldırılması, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 510,00-TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi .. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, “…. söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının aylığından kesilen tutarların, dava açma tarihi olan 03/09/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.