Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2312 E. , 2022/2837 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2312
Karar No : 2022/2837
DAVACI : …
DAVALI : … Başkanlığı
DAVANIN KONUSU : Diyanet İşleri Başkanlığında müezzin kayyım olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmiş olan davacı tarafından; görevine son verilmesine ilişkin, Diyanet İşleri Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemiyle onaylanan Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun 18/06/1997 tarih ve 657-3/43 sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ve 01/03/1993 tarih ve 21511 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan mülga Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin 11. maddesinde yer alan “İtikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu” şeklindeki hükmün iptali ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlem ve dayanağı düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacının, İçel Gülnar İlçesi … Mahallesi Camii müezzin kayyımı olarak görev yapmakta iken, 657 sayılı Kanun’un 98/b maddesi uyarınca, Diyanet İşleri Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemiyle onaylanan Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun … tarih ve … sayılı işlemi ile görevine son verildiği, bu işleme karşı açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 17/11/1998 tarih ve E:1998/2227, K:1998/2763 sayılı kararı ile bozulduğu, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozma kararına uyularak davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 31/10/2001 tarih ve E:1999/5287, K:2001/3644 sayılı kararı ile onanması üzerine kararın kesinleştiği, davacı tarafından görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan ve 01/03/1993 tarih ve 21511 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan mülga Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin 11. maddesinde yer alan “İtikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu” şeklindeki hükmün iptali ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği belirtilmiş, ”Dilekçeler üzerinde ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinde; dava dilekçesinin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise; davaya konu edilen işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğinde bulunmaması durumunda davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler, idari makam ve mercilerin kamu gücüne dayanarak idare işlevine (idare hukuku alanına) ilişkin olarak yaptıkları ve ilgililer hakkında çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğurmak suretiyle hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir anlatımla ilgililerin hukukunu etkileyen irade açıklamaları olarak tanımlanmaktadır.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması”, (i) bendinde ise “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” hükmüne yer verilmek suretiyle “derdestlik” ve “kesin hüküm” doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış; 115. maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda; “derdestlik” ve “kesin hüküm” müesseseleri düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine; bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda ise bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından her ne kadar Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmekte ise de; anılan işleme karşı açılan davada davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 31/10/2001 tarih ve E:1999/5287, K:2001/3644 sayılı kararı ile onanması üzerine kararın kesinleştiği anlaşıldığından; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bu işlemin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Diğer yandan; davacı tarafından görevine son verilmesine ilişkin yukarıda bahsi geçen işlemin dayanağı, Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 11. maddesinin iptal istenilmekte ise de; anılan hükmün davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükten kaldırılmış olduğu, dolayısıyla iptal davasına konu teşkil edecek herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı anlaşıldığından, anılan genel düzenleyici işlemin iptaline ilişkin istemin de incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı sırada tahsil edilmeyen ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.