Danıştay Kararı 12. Daire 2022/2690 E. 2022/4117 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/2690 E.  ,  2022/4117 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2690
Karar No : 2022/4117

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Motorlu Piyade Tugay Komutanlığında sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapmaktayken 20/05/2013 tarihinde sözleşmesi feshedilen davacı tarafından, 02/08/2019 tarihli CİMER müracaatına istinaden yapılan inceleme neticesinde yeniden terhis belgesi düzenlemesi üzerine, göreve iade edilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile fesih nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava dosyasında bir örneği bulunan Kara Kuvvetleri Komutanlığının 14/05/2013 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere davacının sözleşmesinin ‘7 gün ve daha uzun süreli mazeretsiz olarak göreve gelmemesi’ nedeniyle 06/05/2013 tarihi itibariyle feshedildiği, buna ilişkin terhis belgesinin ise 20/05/2013 tarihinde düzenlendiği ve söz konusu belgede feshin sebebi olarak ‘firar’ durumunun gösterildiği, fakat sonrasında davacının 02/08/2019 tarihli CİMER müracaatına istinaden yapılan inceleme neticesinde ‘bir yıl içinde 90 gün ve üzeri istirahat aldığı’ gerekçesiyle 26/06/2020 tarihinde yeniden terhis belgesi düzenlendiği, bir başka deyişle; gelinen aşamada davacının sözleşmesinin feshi durumunda bir değişiklik olmazken, yalnızca feshin sebebinin değiştirildiği, bu durumda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, davacının sözleşmesinin ‘7 gün ve daha uzun süreli mazeretsiz olarak göreve gelmemesi’ nedeniyle 06/05/2013 tarihi itibariyle feshedilmesinden sonra bilgi edinme amacıyla 07/11/2013 tarihinde davacı tarafından davalı idareye başvuruda bulunulduğu, dolayısıyla en geç bu tarihte dava konusu fesih işleminden davacının haberdar olduğu hususunun kabulünün gerektiği, anılan tarihten itibaren yasal süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu tarihten çok sonra 19/10/2020 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı, bu sebeple uyuşmazlığın esasını incelemeye olanak bulunmadığı, öte yandan; her ne kadar davacı tarafından, 02/08/2019 tarihli CİMER müracaatına istinaden yapılan inceleme neticesinde yeniden terhis belgesi düzenlendiği ve bu kapsamda yapılan başvurunun zımnen reddi sonrasında bakılan davanın ikame edildiği ileri sürülmüşse de, dava konusu uyuşmazlığın davacının sözleşmesinin feshedilmesinden doğduğu, sözleşmenin feshinin ise 06/05/2013 tarihli olduğu, bir başka deyişle; sözleşmenin feshine ilişkin terhis belgesinin ilk belgeden yaklaşık 7 yıl sonra yeniden düzenlenmesi hususunun, geçmiş olan dava açma süresini canlandırmayacağı gerekçesiyle, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anayasa Mahkemesi içtihatları uyarınca, dava açma sürelerinin mahkemeye erişim hakkını engelleyecek ölçüde şekilci yorumlanmaması gerektiği, hukuka ve usule aykırı olarak verilmiş olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Hukuk ve usule uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.