Danıştay Kararı 12. Daire 2022/2808 E. 2022/4161 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/2808 E.  ,  2022/4161 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2808
Karar No : 2022/4161

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

… vekili Av. … tarafından, … Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 13. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un 12. maddesinde; ilgililerin, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğ tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri düzenlenmiş, idari işlem dolayısıyla açılacak tam yargı davalarına ilişkin yetki kuralı olarak da, Kanunun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından; 06/02/2019 tarihinde Hakkari Milli Eğitim Müdürlüğü’ne biyoloji öğretmeni olarak atanmasından sonra güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle atamasının iptal edilmesine ilişkin 12/11/2019 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle 06/02/2019 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Ankara 13. İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında açılan davada Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararı ile işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, daha sonra mahkeme kararı gereğince davacının Hakkari İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine atamasının yapıldığı, halen Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde görev yaptığı, atamasının geç yapılması sebebiyle geçmiş ücret ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle 23/02/2021 tarihinde davalı idareye başvuru yaptığı, başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali ile 06/02/2019-12/12/2019 tarihleri arası ücret ve özlük hakları için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000,00TL’nin atamasının yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümlerine göre, ilgililer tarafından iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılması halinde veya iptal davasının karara bağlanması üzerine (iptal kararının veya kanun yollarına başvurulması durumunda verilecek kararın tebliğinden sonra) dava açma süresi içerisinde açılacak tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Ancak, iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılması sonucu verilen karar uygulandıktan sonra, anılan kararın eksik uygulandığından bahisle veya daha önce açılmış olan “iptal ve tam yargı davası”na konu edilmeyen ve istenmeyen faiz ya da diğer parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine yeni açılan iptal ve/veya tam yargı davasının, daha önce açılmış olan dava ile hukuki bağlantısının bulunduğundan söz etmek mümkün olmadığından, eksik uygulama nedeniyle ve/veya faiz ve daha önce istenmemiş olan parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle yapılan idari başvurunun, yeni bir başvuru olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; atamasının iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi istemiyle açtığı ilk davada verilen karar sonrasında kendisine bir miktar ödeme yapılmış olan davacı tarafından, parasal haklarının eksik ödendiği belirtilerek, atamasının geç yapılması sebebiyle geçmiş ücret ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle 23/02/2021 tarihinde davalı idareye yaptığı başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali ile 06/02/2019-12/12/2019 tarihleri arası ücret ve özlük hakları için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000,00TL’nin atamasının yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan işbu davada; uyuşmazlığın, kamu görevlisinin özlük ve parasal haklarına ilişkin olduğu ve davacının davanın açıldığı tarihte Diyarbakır ili … Lisesinde görev yaptığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı Diyarbakır ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Diyarbakır İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde Diyarbakır İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının Diyarbakır 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 13. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 23/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından; 06/02/2019 tarihinde Hakkari Milli Eğitim Müdürlüğü’ne biyoloji öğretmeni olarak atanmasından sonra 12/11/2019 tarihinde güvenlik soruşturması nedeniyle atamasının iptal edilmesi işlemine ilişkin Ankara 13. İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında açılan davada Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararı ile işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, daha sonra mahkeme kararı gereğince davacının Hakkari İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine atamasının yapıldığı, atamasının geç yapılması sebebiyle geçmiş ücret ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle 23/02/2021 tarihinde davalı idareye yaptığı başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile 06/02/2019-12/12/2019 tarihleri arası ücret ve özlük hakları için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000,00TL’nin, atamasının yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; anılan iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyoruz.