Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3055 E. , 2022/5323 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3055
Karar No : 2022/5323
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI):
1- … Bakanlığı
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliye sevkedilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; emniyet hizmetlerinin niteliği ve önemi gereği bu hizmetlerin öngörülen seviyede yürütülmesi için kadro durumu itibariyle bazı memurların re’sen emekli edilmesi konusunda idarenin takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullandığına ilişkin somut bir bilgi belge bulunmadığından, işlem tarihi itibariyle son terfi tarihi olan 30/12/2008 tarihinden itibaren beş yıl içinde terfi etmediği anlaşılan ve emeklilik aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olan davacının re’sen emekli edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; her ne kadar davacı tarafından, son terfi tarihi olan 30/12/2008 tarihinin yargı kararları sonucunda belirlendiği, fiilen çalışılan sürenin esas alınması gerektiği ileri sürülmekte ise de, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrasında yer alan “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresinde fiili çalışma süresinin esas alınmasına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, idari işlemlerde esas olanın hukuki gerçeklik olduğu, davacının hukuken esas alınması gereken terfi tarihinin 30/12/2008 tarihi olduğu, bu tarihten geçerli olarak tüm parasal ve özlük haklarından yararlandığına göre re’sen emekliye sevkinde de hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan; dava konusu işlem hukuka aykırı bulunmadığından, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tazminine imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2021/1246, K:2021/4241 sayılı bozma kararına uyularak; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile, yargı kararı gereği 2012, 2013 ve 2014 yılları için ayrı ayrı olmak üzere yeniden yapılan değerlendirme neticesinde “Terfi etmez” kararı verilmesine ilişkin işlemin tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E…., K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce verilen … tarih ve E. …, K:… sayılı kararla istinaf isteminin kesin olarak reddedildiği; bu durumda, emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle re’sen emekli edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, 2014 yılında terfi ettirilmemesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptal edildiği, rütbe terfisinin buna göre düzenlenerek emeklilik kararının kaldırılması gerektiğinden bahisle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.