Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3312 E. , 2022/4288 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3312
Karar No : 2022/4288
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… vekili Av. … tarafından, …Genel Komutanlığına karşı açılan davada; Manisa 2. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Erzurum 3. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un 12. maddesinde; ilgililerin, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğ tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri düzenlenmiş, idari işlem dolayısıyla açılacak tam yargı davalarına ilişkin yetki kuralı olarak da, Kanunun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Manisa İli, … Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığında uzman erbaş olarak görev davacı hakkında, yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, 04/10/2018 tarihinde sözleşme feshi işlemi tesis edildiği; davacının, bu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle iptal ve tam yargı davasını bir arada açtığı; bu davada, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, “dava konusu işlemin iptaline, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verildiği; davacı tarafından anılan kararın temyiz edilmediği, davalı idare tarafından ise, karar temyiz edilmekle birlikte, davacının görevine iade edildiği ve görevinden ayrı kaldığı sürede yoksun kaldığı (04/10/2017-15/02/2018 tarihleri arasındaki) maaşlarının 25/03/2022 tarihinde davacıya ödendiği; ancak, mahkeme kararında faiz ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, ödenen tutara faiz işletilmediği ve ödenmediği; davacının bu kez, parasal haklarının eksik ödendiğini ve yapılan ödemelere faiz işletilmesi gerektiğini iddia ederek, 14/04/2022 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunduğu ve başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve …sayılı işlemin iptali ile ödenen ana paraya dayalı faiz alacağının ve ödenmediğini belirttiği görev tazminatları ile hak ettiği diğer ücretlerin başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümlerine göre, ilgililer tarafından iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılması halinde veya iptal davasının karara bağlanması üzerine (iptal kararının veya kanun yollarına başvurulması durumunda verilecek kararın tebliğinden sonra) dava açma süresi içerisinde açılacak tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Ancak, iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılması sonucu verilen karar uygulandıktan sonra, anılan kararın eksik uygulandığından bahisle veya daha önce açılmış olan “iptal ve tam yargı davası”na konu edilmeyen ve istenmeyen faiz ya da diğer parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine yeni açılan iptal ve/veya tam yargı davasının, daha önce açılmış olan dava ile hukuki bağlantısının bulunduğundan söz etmek mümkün olmadığından, eksik uygulama nedeniyle ve/veya faiz ve daha önce istenmemiş olan parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle yapılan idari başvurunun, yeni bir başvuru olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi istemiyle açtığı ilk davada verilen karar sonrasında kendisine bir miktar ödeme yapılmış olan davacı tarafından, parasal haklarının eksik ödendiği ve yapılan ödemelere faiz uygulanmadığı belirtilerek, yapılmış olan ödemelerin faizinin ve ödenmeyen görev tazminatları ile hak ettiği diğer ücretlerinin hesaplanarak ödenmesi için yapılan 14/04/2022 tarihli başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …sayılı işlemin iptali ve ödenen ana paraya dayalı faiz alacağı ile görev tazminatları ile hak ettiği diğer ücretlerin başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan işbu davada; uyuşmazlığın, kamu görevlisinin özlük ve parasal haklarına ilişkin olduğu ve davacının davanın açıldığı tarihte Bingöl İl Jandarma Komutanlığında görev yaptığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı Bingöl İlinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Erzurum İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde Erzurum İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının Erzurum 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Manisa 2. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 28/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Manisa ili … Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yaptığı, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 04/10/2018 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, Manisa 2. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddi yolundaki kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kalınan parasal haklar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu kararın temyizi aşamasında davacı tarafından yoksun kaldığı parasal haklarından kendisine ödenmeyen faiz, görev tazminatları ve hak ettiği diğer ücretlerinin hesaplanarak tarafına ödenmesi talebiyle 14/04/2022 tarihinde yapılan başvurunun … tarih ve … sayılı işlemle reddi üzerine bu işlemin iptali ile yoksun kalınan görev tazminat alacakları, ödenen ana paranın faiz alacağının ve diğer maaş farklarının işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; anılan iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan iş bu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Manisa İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.