Danıştay Kararı 12. Daire 2022/3432 E. 2022/4980 K. 17.10.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/3432 E.  ,  2022/4980 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3432
Karar No : 2022/4980

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
2- … Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na 13/11/1981 tarihinde 2559 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen Ek Geçici 16. madde uyarınca 1982 yılında resen emekli edilen davacı tarafından, resen emekliliğine ilişkin yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 03/06/2010 tarih ve E:2009/33, K:2010/78 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bahisle, resen emekliye sevkedildiği 12/02/1982 tarihi ile yargı kararı ile görevine iade edildiği 24/08/1994 tarihleri arasında geçen sürenin hizmetine eklenerek emekli maaşının yeniden hesaplanması; resen emekliye sevkedilmesi nedeniyle ödenen emekli maaşı ile bucak müdürü maaşı arasındaki farkın bugünkü değeri üzerinden hesaplanarak belirlenen tutar ile zorunlu emeklilik yaşı olan 65 yaşından bugüne kadar almış olduğu emekli maaşı ile resen emeklilikte geçirdiği sürenin hizmetine eklenmesi sonucu bulunacak emekli maaşı arasındaki farkın hesaplanarak yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı başvuruların reddine ilişkin davalı idare işlemlerinin iptali ile yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenilmesine ve 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay 5. Dairesinin 09/10/2018 tarih ve E:2016/27381, K:2018/16401 sayılı kararı ile esas yönünden onanması ve vekalet ücreti yönünden bozulması üzerine bozulan kısma uyularak; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca, tarafların, avukat aracılığı ile takip ederek lehine sonuçlanan davalarda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, bu itibarla, uyuşmazlıkta, davacı davayı avukat aracılığı ile takip etmediğinden, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, 5502 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca kurumun harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinde korunması gereken hukuki menfaat bulunmadığından, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, kanun yoluna başvuran tarafın hukuki yararı bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer hukuki bir menfaaitinin bulunması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden; davanın, davacının resen emekli edilmesi nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi işlemine ilişkin Mahkeme tarafından verilmiş iptal – kabul hükmü davalı idareler tarafından temyiz edilmiş, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından kararın iptal – kabul kısmı onanmış, vekalet ücretine ilişkin kısmı bozulmuş olup, Dairemizin 25/01/2022 tarih ve E:2021/1224, K:2022/117 sayılı “Karar Düzeltme Ret” kararı ile kesinleştiği görülmüştür. İdare Mahkemesi tarafından ise, Beşinci Dairenin bozma kararı üzerine bozmaya uymak suretiyle, davacının kendisini avukatla temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verildiği; bu kararın davalı idareler tarafından temyizen incelenerek bozulmasının talep edildiği, söz konusu kararda davalı idareler aleyhine hüküm olmadığı ve hukuka aykırılık iddialarının temyiz edilmeyerek kesinleşen kısma yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davalı idareler aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı, temyiz isteminde bulunan davalıların korunması gereken hukuki bir yararının bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.