Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4072 E. , 2022/4422 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4072
Karar No : 2022/4422
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… vekili Av. … tarafından, … Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 11. İdare Mahkemesinin 30/05/2022 tarih ve E:2021/2064, K:2022/1305 sayılı kararı ile İzmir 3. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 04/07/2022 tarih ve E:2022/1458, K:2022/1292 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 2017 yılı dış kaynaktan temin muvazzaf astsubay adayı olan davacının, Milli Savunma Bakanlığı Üst Değerlendirme Kurulunun 17/08/2017 tarihli toplantısında alınan kararla güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylığının sonlandırılarak ilişiğinin kesilmesi üzerine, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 9. İdare Mahkemesinin 29/05/2019 tarih ve E:2017/3278, K:2019/1151 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine 08/07/2019 tarihinde kursa başlatıldığı daha sonra aldığı sağlık raporu gerekçe gösterilerek 24/10/2019 tarihinde tekrar ilişiğinin kesildiği söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 10. İdare Mahkemesinin 29/09/2021 tarih ve E:2021/1827, K:2021/1514 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, ilişiğinin kesildiği tarihten görevine başlatıldığı tarihe kadar hak kazandığı maaşlarının karşılığı olarak her bir aylık için tahakkuk tarihinden ödeme tarihine kadar faiz yürütülerek şimdilik 60.000,00-TL maddi tazminatın ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın, kamu görevlisinin özlük ve parasal haklarına ilişkin olduğu ve davacının dava açtığı tarihte, İzmir ilinde görev yaptığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan İzmir İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İzmir İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İzmir 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 11. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 21/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmüne ve 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; “İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 2017 yılı dış kaynaktan temin muvazzaf astsubay adayı olan davacının, Milli Savunma Bakanlığı Üst Değerlendirme Kurulunun 17/08/2017 tarihli toplantısında alınan kararla güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylığının sonlandırılarak ilişiğinin kesilmesi üzerine, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 9. İdare Mahkemesinin 29/05/2019 tarih ve E:2017/3278, K:2019/1151 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine 08/07/2019 tarihinde kursa başlatıldığı daha sonra aldığı sağlık raporu gerekçe gösterilerek 24/10/2019 tarihinde tekrar ilişiğinin kesildiği söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 10. İdare Mahkemesinin 29/09/2021 tarih ve E:2021/1827, K:2021/1514 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, ilişiğinin kesildiği tarihten görevine başlatıldığı tarihe kadar hak kazandığı maaşlarının karşılığı olarak her bir aylık için tahakkuk tarihinden ödeme tarihine kadar faiz yürütülerek şimdilik 60.000,00-TL maddi tazminatın ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca iptal ve tam yargı davalarının birlikte veya iptal davası sonuçlandıktan sonra tam yargı davası açılması mümkün olduğundan, söz konusu iptal kararları üzerine açılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, aynı Kanun’un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, zararı doğuran idari uyuşmazlık olan ilişik kesme işlemlerine karşı açılan davanın görüldüğü Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu görüşüyle, İzmir İdare Mahkemesinin yetkili yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin karara katılmıyoruz.