Danıştay Kararı 12. Daire 2022/4123 E. 2022/5549 K. 16.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/4123 E.  ,  2022/5549 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4123
Karar No : 2022/5549

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarece yapılan sınavı kazanarak Kadıköy Sigorta Müdürlüğüne atanan davacının atamasının iptal edilmesine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kesinleşmesi sonrasında, Danıştay Savcısının davanın esası hakkındaki görüşünün davacıya tebliğ edilmemiş olmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde güvence altına alınan adil yargılama hakkını ihlal ettiği iddiasıyla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan 6012/07 sayılı başvurunun, Devletin tek taraflı deklarasyonuyla kabul edildiğine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 19/06/2018 tarihli kararı uyarınca yargılamanın yenilenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca, davacı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında verilen karar üzerine yargılamanın yenilenebilmesi için iç hukukta kesinleşmiş olan yargı kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin veya eki Protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi gerektiğinin açık olduğu, davacının başvurusu hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen kararın, kısmen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37. maddesi uyarınca kayıttan düşürme ve kısmen 35. maddesi uyarınca kabul edilmez bulma kararından ibaret olduğu, başvurunun esası hakkında karar verilmediğinden, ihlal hükmünün bulunmadığı, Türkiye Cumhuriyeti tarafından, davalı sıfatıyla sulh yoluyla 400 Euro ödenmesinin teklif edilmiş olmasının ihlalin ve/veya davanın kabulü anlamına gelmediği, (diğer bir ifadeyle olayda davanın kabulünün olmadığı sadece sulh teklifinin bulunduğu) ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 39. maddesi uyarınca dostane çözüm yoluyla kayıttan düşürme kararı da verilmediğinin görüldüğü; Danıştay Savcısının kanun yolu aşamasında yazılı görüşünün davacıya tebliğ edilmemiş olmasının, 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri olarak sayılan diğer hususlardan hiçbirisinin kapsamına girmediğinden, 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde tanımlanan yargılamanın yenilenmesi sebepleri somut olayda mevcut olmadığı, aynı Kanun’un 55. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dilekçenin davalı tarafa tebliğine de usul ekonomisi uyarınca gerek görülmediğinden, yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmeksizin reddine verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bireysel başvurusu sonucu verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararında; Devletin, Danıştay Başsavcısının yazılı görüşünün tarafına tebliğ edilmemiş olduğundan hakkının ihlal ettiğini kesin ve açık şekilde beyan ettiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 62A maddesinde, başvurucunun dostane çözüm teklifinin reddetmesi halinde, Sözleşmeci tarafın Sözleşme’nin 37. maddesinde yer alan, başvurunun kayıttan düşürülmesi talebinde bulunabileceğinin düzenlemesi uyarınca, başvurusunun listeden çıkartılmasına karar verildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53’üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde; “Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi”nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi halinde” yargılanmasının yenilenmesinin istenebileceği kurala bağlanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kayıttan düşürme” başlıklı 37. maddesinin birinci fıkrasında, yargılamanın her aşamasında, başvuru sahibi davasını takip etme niyetinde değilse, ihtilaf çözümlenmişse ve Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse başvurunun kayıttan düşürülebileceği hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İç Tüzüğünün “Tek Taraflı Deklarayson” başlıklı birinci fıkrasının (a) bendinde, başvuranın dostane çözüm teklifinin reddetmesi halinde, Sözleşmeci tarafın, Sözleşme’nin 37. maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesini talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Davacının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı 6012/07 sayılı başvurusu hakkında verilen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 19/06/2018 tarihli Türkçeye tercüme edilen kararı incelendiğinde; dostane çözüm denemelerinin başarısız olduğu, bunun üzerine. Devletimizin tek taraflı deklarasyonuyla, başvurunun Danıştay Başsavcısının yazılı görüşünün başvurucuya tebliğ edilmemesine ilişkin kısmı hakkında başvurucunun hakkını ihlal ettiğini kabul ettiğinden, başvurucunun maddi ve manevi zararlarını karşılamak amacıyla 400 AVRO ödemeyi teklif ettiği, bu nedenle Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, başvuruyu listeden çıkarmayı talep ettiği; Mahkemece Devletimizin bu talebi hakkında, Sözleşme’nin 37. maddenini birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca davanın listeden çıkartılmasına; başvurunun yargılama sürecinin uzunluğu hakkındaki kısmı için de başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararının Türkçe tercümesinde, ” dava listeden çıkarmaya” şeklinde ibare yer almakta ise de; bu ibarenin Sözleşme’nin 37. maddesinde düzenlenen “kayıttan düşme” ibaresi olduğu ve bunun tercüme hatasından kaynaklandığı düşünülmektedir.
Olayda, davacının başvurusu hakkında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verildiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53’üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü gerektiğinden, yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 16/11/2022 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.