Danıştay Kararı 12. Daire 2022/4143 E. 2022/5726 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/4143 E.  ,  2022/5726 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4143
Karar No : 2022/5726

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …’i temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Dairesi Başkanlığında tekniker olarak görev yapan davacının, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun Geçici 206. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca, 30 yıl fiili hizmet süresi ve 61 yaşını doldurduğundan bahisle, 05/08/2021 tarihinden geçerli olmak üzere resen emekliye sevkine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ilgili mevzuatta, davalı idarelere, ifası ile yükümlü olunan hizmetin gereklerine ve kamunun yararına uygun olması şartıyla, 30 yıl hizmet süresini doldurmuş olan kamu görevlilerini somut ve haklı sebeplerle resen emekli edebilme hususunda takdir yetkisinin verildiği, davacının yaşı ve fiili hizmet süresi itibarıyla, isteğe bağlı olarak emekli aylığına derhal hak kazanabilecek durumda olduğu, ayrıca resen emeklilik hususunda da, işlem tarihinde 62 yaşını doldurmuş olup, 30 hizmet yılını tamamlamış olma şartını taşıdığı gibi, hizmetine ihtiyaç duyulmadığının da dosya kapsamından görüldüğü, davalı idarece, mahalli idarenin hizmetlerinden genel olarak istifade eden kamunun yararı ve idari hizmetin gerekleri dikkate alınarak, hizmetine ihtiyaç duyulmayan, dolayısıyla hizmetinden aktif olarak yararlanılamayan davacının, yaşı ve fiili hizmet süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle resen emekli edilmesi yönünde işlem tesis edildiği, davacının kadrosunun boşaltılması sebebiyle personel ihtiyacı doğduğuna ve/veya yerine derhal atama yapıldığına dair bir iddia ve/veya delilin de dosya kapsamında bulunmadığı, somut olayda davacının resen emekli edilmesi yönünde kullanılan takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Dairelerince aynı nitelikteki uyuşmazlık hakkında verilen karardan sonra Danıştay Onikinci Dairesinin 07/02/2022 tarih ve E:2021/6008, K:2022/303 sayılı kararıyla oluşan yeni hukuki durum dikkate alınmak suretiyle, dava konusu işlemde belirtilen 5434 sayılı Kanun’un Geçici 206. maddesi, 08/09/1999 veya bu tarihten önce iştirakçiliği bulunup 08/09/1999 tarihi itibarıyla 50 ve daha yukarı yaşlarda bulunanların yaş haddi nedeniyle istekleri üzerine veya resen emekliye ayrıldıklarında fiili hizmet sürelerinin 10 yılı doldurmuş olması şartıyla, emekli aylığına hak kazanmaları hususunu düzenlemekte olup, davacının 30 fiili hizmet yılını ve 61 yaşını doldurduğu gerekçesiyle resen emekliye sevk edilmesi hususunun bu maddeye göre değil, aynı Kanun’un 39. maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, 5434 sayılı Kanun’da idarelere 30 hizmet yılını tamamlamış ve 61 yaşını dolduran personelin, resen emekliye sevki konusunda takdir yetkisi verilmiş ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunun hukuken geçerli, somut bilgi ve belgelerle kanıtlanması gerektiği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; resen emekliye sevk edilen davacı hakkında, hizmetlerini aksattığı ya da etkin ve verimli çalışmadığı, görevini yapamayacak derecede bedenen ve fikren güçlü olmadığı yolunda yapılan bir tespit ve somut bir verinin bulunmadığı, her ne kadar isteğe bağlı emeklilik talebinde bulunmuş ise de, bu talebi kabul edilmeden önce talebinden vazgeçerek görevine devam etme iradesini ortaya koyduğu, dava dosyasına sunulan belgelerin davacının resen emekliye sevk edilmesi için yeterli ve gerekli nedenler olarak kabulüne imkan bulunmadığı, Anayasa Mahkemesince, iştirakçilerin görevden ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş sınırının 61 yaş olarak değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin iptal edildiği de göz önüne alındığında, davacının resen emekliye sevk edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki istinafa konu kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulü ile dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının, ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının emeklilik talebinde bulunması üzerine sürekli izin kullanmaya başladığı, bu durumun hizmetlerinde istenilen düzeyde kurumsal fayda sağlanamayarak, işlerin aksaması ile çalışma arkadaşlarının motivasyonunun düşmesine neden olduğu, davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı, atıl personel haline geldiği, dava konusu işlemden sonra da herhangi bir şekilde yeni personel ihtiyacının oluşmadığı, 30 yıl fiili hizmet süresi ve 61 yaşını dolduran davacı hakkında resen emekliliğe sevk şartlarının oluştuğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak ve kamu yararı gözetilerek tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı hakkındaki sağlık raporlarının, resen emekliye sevk için gerekçe olabilecek olan görevini yapamayacak derecede bedenen ve fikren güçlü olmamak şeklindeki iddianın kabulü için yeterli nitelikte olmadığı, işlerin aksaması ve çalışma arkadaşlarının motivasyonunun düşmesine neden olduğuna ilişkin herhangi bir tutanak tutulmayarak, soruşturma geçirmediği, resen emekliliğe dayanak oluşturan soyut iddiaların kabul edilebilir olmadığı, bütçe olanaklarının, resen emeklilik işleminin gerekçesi olamayacağı, her ne kadar idareye takdir yetkisi tanınmışsa da, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde kullanılması gerektiği, 65 yaşını dolduracağı tarihe kadar görev yapma hakkına sahip olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının, ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmına gelince;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak “yasal faizin başlangıç tarihi”nin, dava açma tarihi olan 18/08/2021 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, “dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının, ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarında uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, ”dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının dava açma tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, tazmin isteminin kabulü ile dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının, ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, parasal haklara işletilecek yasal faize ilişkin kısmının, ”dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının dava açma tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.