Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4590 E. , 2022/2763 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4590
Karar No : 2022/2763
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı K… Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında imzalanan ve 01/05/2019-30/04/2021 tarihleri arasını kapsayan Toplu İş Sözleşmesi’nin “Dayanışma Aidatı” başlıklı 21. maddesinin (b) bendinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; ilgili mevzuatta, Toplu İş Sözleşmesi’nde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında ödenti (aidat) alınmasına imkan sağlayan bir düzenlemeye yer verilmediği, bu bakımdan kamu görevlilerinden herhangi bir aidat kesintisi yapılamayacağı açık olduğundan, dava konusu Toplu İş Sözleşmesi’nin “Dayanışma Aidatı” başlıklı 21. maddesinin (b) fıkrasında yer alan, “Başka bir sendikaya üye olanların toplu sözleşmeden yararlanma halleri ise Toplu Sözleşme ile 22. maddeye göre her ay ödenen ödentilerden memur taban aylık % 2 oranında dayanışma aidatını toplu sözleşmeyi imzalayan sendikaya ödemeleri ile mümkündür. Kesilen dayanışma aidatları işveren tarafından 4688 sayılı yasada belirtilen süre içerisinde sendika hesabına yatırmak ve aktarmakla yükümlüdür.” düzenlemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Anayasa Mahkemesinin 10/01/2015 tarih ve 29232 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/10/2014 tarih ve 2013/5447 sayılı kararıyla, “…’e üye olmayanların sosyal yardım sözleşmesinden yararlanmaları için anılan sendikaya üye olanların ödedikleri aidatın iki katını ödemeleri şartının sendikaya üye olmama özgürlüğüne yönelik orantısız bir müdahale olmadığı ve bu bağlamda demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu sebeplerle başvurucunun Anayasa’nın 51. maddesinde düzenlenen sendikaya üye olmama özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.” gerekçesiyle, sendikaya üye olmama özgürlüğünün ihlali iddiasıyla ilgili olarak, Anayasa’nın 51. maddesinin ihlal edilmediğine karar verildiği; bu durumda, toplu iş sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan veya hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında ödenti (aidat) alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; Toplu İş Sözleşmesi’nin 5. maddesinde yer alan, … üyelerinin, üyelik aidatı ödedikleri sürece; bu Toplu İş Sözleşmesi’nden yararlanacaklarına ilişkin hükmü karşısında, başka bir ifadeyle, sözleşmenin tarafı olan sendika üyelerinin dahi sendikaya aidat ödemeleri halinde sözleşme hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkünken, sözleşmeyi imzalamayan sendikanın üyesi olan diğer çalışanlardan, dayanışma aidatı alınmasında hukuka aykırılık, aksi yoldaki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek olduğu, sosyal denge tazminatından yararlanma şartları hususunda, sözleşmenin tarafı sendika üyesi olan veya olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine yorumun Anayasa’nın adaletli ücret dağılımı ile eşitlik ilkelerine aykırı olduğu, Danıştay Onbirinci Dairesince, dayanışma aidatının dayanağı olan 4. Dönem Toplu Sözleşmesi’nin 4. Bölümünün 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptaline karar verildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla onandığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Sosyal denge sözleşmesine taraf sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden sosyal denge sözleşme aidatı alınmasının ve sözleşmeden yararlanmanın dayanışma aidatı ödenmesi koşuluna bağlanmasının yasal bir dayanağının bulunmadığı; ayrıca, aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım ve eşitsizlik oluşturduğunda dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi karının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı … Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında 18/09/2019 tarihinde imzalanan ve 01/05/2019-30/04/2021 tarihleri arasını kapsayan Toplu İş Sözleşmesi’nin “Dayanışma Aidatı” başlıklı 21. maddesinin (b) bendinin iptali istemiyle, 07/07/2020 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6289 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 15. maddede; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesinde; toplu sözleşmenin, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsadığı, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, 32. maddesinde; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15. maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceği, bu sözleşmenin bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un “Gelirler” başlıklı 24. maddesinde, Sendika ve konfederasyonların gelirlerinin; “üyelerinin ödeyecekleri üyelik ödentilerinden, bu Kanun’a göre yapabilecekleri faaliyetlerden elde edilecek gelirlerden, bağış ve yardımlardan, mal varlığından elde edilen gelirlerden” oluşacağı belirtildikten sonra; “Üyelik ödentisi” başlıklı 25. maddesinin üçüncü fıkrasında da, “Sendika tüzüğüne, üyelik ödentisi dışında her ne ad altında olursa olsun, üyelerden başka bir kesinti yapılmasını öngören hükümler konulamaz.” kuralı; “Diğer kanunların uygulanması” başlıklı 43. maddesinde, “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu, 2908 sayılı Dernekler Kanunu, 743 sayılı Türk Medeni Kanunu ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacaklar hakkında kamu görevlilerinin tabi oldukları personel kanunlarının ilgili hükümleri uygulanır.” hükmü yer almıştır.
Öte yandan, 01/09/2019 tarih ve 30875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28/08/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı dördüncü bölümünün “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” düzenlemesi yer almıştır.
Davalı … Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında imzalanan ve 01/05/2019-30/04/2021 tarihleri arasını kapsayan Toplu İş Sözleşmesi’nin dava konusu, “Dayanışma Aidatı” başlıklı 21. maddesinin (b) bendinde ise, “Başka bir sendikaya üye olanların toplu sözleşmeden yararlanma halleri ise Toplu Sözleşme ile 22. Maddeye göre her ay ödenen ödentilerden memur taban aylık % 2 oranında dayanışma aidatını toplu sözleşmeyi imzalayan sendikaya ödemeleri ile mümkündür. Kesilen dayanışma aidatları işveren tarafından 4688 sayılı yasada belirtilen süre içerisinde sendika hesabına yatırmak ve aktarmakla yükümlüdür.” düzenlemesi mevcuttur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, toplu sözleşmelerde belirlenen tavan tutarı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek olduğu; 4688 sayılı Kanun’un 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu; kaldı ki, anılan Kanun’un 32. maddesinde böyle bir ayrım yapılmasına imkan sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gibi sosyal denge sözleşmesinde; ancak, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre bir farklılığa gidilebileceği; bunun dışında sendika üyesi olan ile sendika üyesi olmayan ya da başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bu durumda, sosyal denge sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı açık olduğundan, dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Nitekim, benzer mahiyetteki uyuşmazlıklarda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 27/11/2019 tarih ve E:2018/1834, K:2019/5921 sayılı; 08/02/2021 tarih ve E:2020/2047, K:2021/211 sayılı kararlar da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 24/11/2022 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.