Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4712 E. , 2022/5668 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4712
Karar No : 2022/5668
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …’i temsilen, … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Belediye Başkanlığı ile …-Sen arasında 30/05/2019 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi’nden yararlanma şartı olarak getirilen dayanışma aidatı tutarlarının iadesi ile bundan sonra dayanışma aidatı kesintisinin yapılmaması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idare ile …-Sen arasında imzalanan Sözleşme’nin üst hukuk normu olan Anayasa ve kanunların emredici bir hükmüne aykırılık taşımadığı; karşılıklı rızalarının uyuşması sonucunda imzalanan Sözleşme’nin, toplu görüşme kavramı içinde kabul edilebilecek nitelikte olduğu; davacı tarafından, kesinti yapılması konusunda kendi isteğiyle taahhüt verilmesi nedeniyle, yapılan kesintilerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; dava konusu edilen ve Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nden yararlanma şartı olarak getirilen dayanışma aidatı kesintisini düzenleyen, … Belediye Başkanlığı ile …-Sen arasında 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmeleri’nin iptaline ilişkin herhangi bir davanın bulunmadığı ve sözleşmelerin yürürlükte olduğu dikkate alındığında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anayasa ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda, herhangi bir sendikaya üye olmayanların yahut üyelikten çıkarılanların veya başka sendikalara üye olanların sosyal denge tazminatından yararlanmasında, dayanışma aidatı ödenmesi gerektiği yönünde yasal düzenleme olmadığı, yasalarda yer almayan kısıtlamalar getiren Sözleşme hükmünün iptalinin gerektiği, bu yönde verilmiş emsal yargı kararları bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Keçiören Belediye Başkanlığı ile …-Sen (Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası) arasında 30/05/2019 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 4. maddesinin “Yararlanma Koşulları ” başlıklı (B) fıkrasının (b) bendinde;
“Sosyal Denge Sözleşmesi imzalandığı tarihte …-Sen’den başka sendikaya üye olanlar, sonradan işe girip de üye olmayanlar veya üyelikten ayrılan veya çıkarılanların, bu Sosyal Denge Sözleşmesinden yararlanabilmesi; …-Sen’e sözleşme aidatı ödemeyi kabul ve taahhüt edecekleri dilekçeyi idareye vermesi ile mümkündür. Sözleşme aidatı …-Sen üyelerinin maaş bordrolarından kesilen üyelik aidatının (Taban aylığının %1’i) 2 (iki) katı olup, SDS ödeneğinden tevkif edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı tarafından, Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nden yararlanma şartı olarak getirilen dayanışma aidatı tutarlarının tarafına iadesi ile bundan sonra dayanışma aidatı kesintisi yapılmaması istemiyle yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun … tarih ve … sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal bir hukuk devleti olduğu; 17. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu; 53. maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin toplu sözleşme yapma hakkına sahip oldukları; 60. maddesinde ise, herkesin, sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, Devletin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı, belirtilmiş bulunmaktadır.
11/04/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6289 sayılı Kanun’la 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 15. maddede; belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanun’da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği düzenlemesi yer almaktadır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesinde; toplu sözleşmenin; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsadığı, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceği, bu sözleşmenin bu Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamayacağı, hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmektedir. Bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir norm, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremez. Bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemler, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamaz veya kısıtlayamazlar.
Bazı durumlarda, üst norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerde bir olayın veya konunun genel çerçevesi çizilerek, bu konunun ayrıntısının alt normlarla düzenlenmesi öngörülebilir. Bu gibi hâllerde, üst normda belirtilen hususların düzenlenmesi hakkında düzenleme yapmaya yetkili idarenin takdir yetkisini üst normda çizilen sınırlar aşılarak kullanıp kullanmadığının hukuki denetiminin yapılacağı tabiidir.
Hukuki denetim yapılırken de, üst normun metnine bağlı kalınmaksızın amacının da yorumlanması ve buna göre bir hakkın kısıtlanıp kısıtlanmadığının tespiti suretiyle sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden; sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, toplu sözleşmelerde belirlenen tavanı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatını belirlemek olduğu, yine Kanun’un 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kaldı ki; Kanun’un 32. maddesinde böyle bir ayrım yapılmasına imkan sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gibi sosyal denge sözleşmesinde ancak görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre bir farklılığa gidilebileceği, bunun dışında sendika üyesi olan ile sendika üyesi olmayan ya da başka bir sendikaya üye olanlar arasında ayrım yapılamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre, …-Sen ile davalı idare arasında 30/05/2019 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin yukarıda açık metinlerine yer verilen “Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları” başlıklı 4. maddesinin (B) fıkrasının (b) bendinde yer alan ibarelerde dayanağı olan üst hukuk normlarına uygunluk bulunmadığından, davacının başvurusunun anılan düzenleme uyarınca reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise, hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.