Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4957 E. , 2022/5502 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4957
Karar No : 2022/5502
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (Davacı) …
VEKİLİ : Av. …
2- (Davalı) … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 31/07/2022 tarihinde yapılan 2022-KPSS Lisans (Genel Yetenek-Genel Kültür) oturumunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; söz konusu sınavın 04/08/2022 tarihinde davalı idarece iptal edildiği anlaşıldığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davacı tarafından; İdare Mahkemesince, 192,90-TL yargılama giderinin davalı idareden alınmasına karar verildiği, ancak yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti hakkında bir karar verilmediği ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından; davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerektiği, yargılama giderlerinden idarenin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarece, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi yönünden İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten sonra, dava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/B maddesi kapsamında incelenerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, davalı idarenin temyiz istemi yönünden incelendiğinde;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava, davacının temyiz istemi yönünden incelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331.maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği, hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun, “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 15. maddesinin birinci fıkrasında, davanın konusuz kalması sebebiyle birinci savunma dilekçesinin süresinin bitimine kadar karar verilmesi durumunda, Tarife’de yazılı ücretin yarısına hükmedileceği, hüküm altına alınmıştır.
Bu itibarla, dosya kapsamından davacının davasını vekil ile takip ettiği ve birinci savunma dilekçesinin süresinin bitiminden önce karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, Tarife’de yazılı vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığı yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasının; “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen (2.550,00 TL’nin yarısı) 1.275,00- TL vekâlet üretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un 20/B maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin olarak, 15/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.