Danıştay Kararı 12. Daire 2022/5094 E. 2022/5608 K. 17.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/5094 E.  ,  2022/5608 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5094
Karar No : 2022/5608

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

… vekili Av. … tarafından, Adalet Bakanlığına karşı açılan davada; İstanbul 14. İdare Mahkemesinin 26/09/2022 tarih ve E:2022/1769, K:2022/1463 sayılı kararı ile Adıyaman İdare Mahkemesinin 14/10/2022 tarih ve E:2022/753, K:2022/1278 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdarî davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, ”Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Silivri … Nolu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda aday memur olarak görev yapmakta iken hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda memuriyetle ilişiği kesilen ve yargı kararı üzerine 26/05/2014 tarihinde görevine iade edilen, halen Adıyaman Açık Ceza İnfaz Kurumuna infaz koruma memuru olarak atanan davacının, memuriyetten ayrı kaldığı döneme ilişkin ödenmeyen maaş, ek ödeme, prim ve her türlü sosyal haklarının ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Silivri … No’lu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın, davacının aday memur statüsündeyken memuriyetle ilişiğinin kesilmesi sonrasında yargı kararıyla göreve dönerek, memuriyetde olmadığı dönemdeki maaş, ek ödeme ve her türlü sosyal hakların ödenmesinden kaynaklandığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden Silivri … No’lu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun bulunduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İstanbul 14. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Adıyaman İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 17/11/2022 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesinin (a) fıkrasında, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Silivri … Nolu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda aday memur olarak görev yapmakta iken hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda memuriyetle ilişiği kesilen ve bu işlemin İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 27/05/2014 tarih ve E:2013/2376, K:2014/1069 sayılı yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine göreve dönerek Adıyaman Açık Ceza İnfaz Kurumuna infaz koruma memuru olarak atanan davacının, memuriyetten ayrı kaldığı döneme ilişkin ödenmeyen maaş, ek ödeme, prim ve her türlü sosyal haklarının ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Silivri … No’lu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle kararın gerekçesine katılmıyorum.