Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/553 E. , 2022/2332 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/553
Karar No : 2022/2332
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bağ-Kur kapsamında yaşlılık aylığı bağlanan davacı tarafından; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca aylık bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 11/10/2017 tarihli işlemin iptali ile 01/04/2015 tarihinden itibaren yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının serbest avukat olduğu göz önüne alındığında, serbest avukatların ilk defa 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile sigortalı sayıldığı, aynı Kanun’un 53. maddesinde bu Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan ve farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi çalışmaları olanların yaşlılık aylığı bağlanması talepleri söz konusu olduğunda en fazla sigortalılığının geçtiği sigortalılık hali üzerinden aylık bağlanması gerektiğinin düzenlendiği, bu durumda davacının 5434 sayılı Kanun’a tabi olarak geçen 15 yıl 9 aylık çalışması en fazla sigortalılığının geçtiği sigortalılık hali olduğundan, davacıya 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması gerekirken aksi yönden tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; 01/04/2015 tarihinden itibaren mahrum kaldığı parasal hakları yönünden, dava konusu tazmin isteminin dava açma tarihinden geriye doğru 120 günü geçmemek üzere başvuru tarihinden geriye doğru 60 gün içinde kalan ilk uygulama (aylık ödeme) tarihinden itibaren hesaplanacak aylık farkının idareye başvuru tarihinden (29/09/2017) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, bu tarihten önceki döneme ilişkin kısımlar yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 2829 sayılı Kanun kapsamında farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetlerinin birleştirilmesi suretiyle son olarak 6 yıl 5 ay 9 gün Bağ-Kur primi ödediği dikkate alındığında, 2829 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Bağ-Kur tarafından yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca emekli aylığı bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile …İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyize konu kararıyla; Mahkemece verilen karara yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu ve 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 01/04/2015 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar verilmesi isteminde bulunduğu, bu nedenle temyiz sınırının üzerinde bir tutar olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın temyize tabi olduğu; esasa ilişkin olarak ise dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin karar niteliğinde olduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen, dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.