Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/1232 E. , 2020/3670 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/1232
Karar No:2020/3670
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Özel Güvenlik Koruma ve Güvenlik Eğitim
Hizmetleri Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Kurumu GLİ Müessesesi … Linyitleri İşletme Müdürlüğü’nce … tarihinde açık ihale usûlüyle gerçekleştirilen “Silahlı Özel Güvenlik” ihalesine ilişkin olarak davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine dair ….’nun … tarih ve … kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; uyuşmazlığa konu ihaleye ilişkin olarak davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı; ihale tarihi itibarıyla, ihale üzerinde bırakılan isteklinin ortaklarının … olduğu ve şirket tarafından sunulan özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinde şirket ortakları olarak anılan şahısların gösterildiği, teklif zarfında sunulan ….tarihli oda kayıt sicil sureti, birim fiyat teklif mektubu ve … tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile 23/09/2011 tarih ve 523/20.12.2005 sayılı özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinde şirketin adresi olarak “… Mahallesi, … Sokak, … Apartmanı, No:…, K:… Merkez/Kütahya”adresinin yer aldığı, … tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan 04/01/2013 tarihli ortaklar kurulu kararı uyarınca şirket merkezinin “… Mah., … Sok., … İşhanı, … Blok, Kat:…, No:… Merkez/Kütahya” adresine taşınması ve bu değişikliğin ilgili mercilere bildirilmesi yönünde karar alındığı, teklif kapsamında sunulan özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinde ise şirket adresi olarak anılan değişiklikten önceki adresin yer aldığı, ihale tarihinden sonra, 09/10/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile “04/01/2013 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı tescil edilmesine karşın uygulamaya geçilmesinden sarfınazar edildiğinden şirketin hâlen faaliyetlerini sürdürdüğü … Mahallesi, … Sokak, … Apartmanı, No:…. Kat:… adresinde faaliyetlerine devam etmesi, faaliyetlerin aynı adreste devam ettiğinin Ticaret Sicil Memurluğu ve Vergi Dairesine bildirilmesi” yönündeki 01/10/2013 tarihli ortaklar kurulu kararının yayımlandığı, özel güvenlik şirketlerinin faaliyet izin belgesinde belirtilen adreste faaliyet göstermeleri ve adres değişikliklerini de İçişleri Bakanlığı’na bildirmeleri gerektiği, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin izin belgesinin iptali yerine, eksikliğin giderilmesi amacıyla süre verileceği ve verilen süre içerisinde eksikliğinin giderilmediğinin tespiti hâlinde idarî para cezasına hükmedileceği, adres değişikliği bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinin geçerliğini etkileyen bir durum olmadığı, netice itibarıyla, özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinde şirket ortakları olarak gösterilen kişiler ile şirketin ihale tarihinde ortağı olan kişilerin aynı kişiler olduğu, ihale tarihi itibarıyla izin belgesinin geçerli bir belge olduğu ve ihale üzerinde bırakılan isteklinin izin belgesine ilişkin olarak İdarî Şartname’de öngörülen yeterlik kriterini sağladığı, davacının “ihale üzerinde bırakılan isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesine konu adresindeki değişikliği gerekli mercilere bildirmediği, ihale komisyonunu ve diğer isteklileri yanıltmaya teşebbüs ettiği, adres değişikliği nedeniyle isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesini yenilemediği, güncel olmayan belge ile ihaleye teklif verdiği” yönündeki iddialarının yerinde bulunmadığı;
12/10/2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi incelendiğinde, … Koruma ve Güvenlik Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi’nin ana sözleşmesinin 29/06/2005 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan tadil metninin 3. maddesinin 1, 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9 ve 10. bentlerindeki hususların geçerliliğinin devam ettiği, 3. maddenin sadece 6. bendinin statü tadili yapılarak değiştirildiği, bu değişiklik metninde yer alan işlerin şirketin faaliyet alanı olan koruma ve güvenlik hizmetinin yerine getirilmesi ve bu amaca ulaşmak için şirket tarafından gerekli görülen işler olduğu, söz konusu değişiklik nedeniyle şirketin faaliyet konusu dışına çıktığı sonucuna varılamayacağı, davacının “şirketin faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti dışına çıktığı” yönündeki iddiasının yerinde olmadığı;
Davacı tarafından ihaleye teklif verilerek istekli sıfatı kazanıldıktan sonra İdarî Şartname’deki düzenlemelere ve birim fiyat teklif cetveline yönelik başvuruda bulunulduğu, davacının “İdarî Şartname’nin 25.3.2. maddesinde, 18 personele çalışılan her gün için 6,00 TL yemek bedelinin nakdi ödeneceği, 33 personelin yemeğinin ise idare tarafından karşılanacağının belirtildiği, birim fiyat teklif cetveline 18 işçi ile ilgili ayrı satır açılması ve 18 güvenlik görevlisine 1 güvenlik şefinin dâhil olup olmadığının açıkça belirtilmesi gerektiği” şeklindeki iddiasının ehliyet yönünden reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının “ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilmesi” gerektiği yönündeki iddiasının ise, idarece tesis edilen işlemin hangi yönüyle mevzuata aykırı olduğu belirtilmeksizin konunun incelenmesi talebini içerdiği ve bu yönüyle 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendine aykırılık teşkil ettiği, uyuşmazlığa konu ihaleye ilişkin olarak davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine dair Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihale üzerinde bırakılan isteklinin adres değişikliğinden sırfınazar etmesinin ihale tarihinden sonra gerçekleştiği, ana sözleşmede yapılan değişikliğin şirketin faaliyet konusunu münhasıran özel güvenlik hizmeti olmaktan çıkardığı, ihale dokümanındaki eksikliklerin değerlendirilmesini etkilediğinden davacı şirketin başvuru ehliyetinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının usûl ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi ile temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirketin “ihale üzerinde bırakılan isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesine konu adresindeki değişikliği gerekli mercilere bildirmediği, ihale komisyonunu ve diğer isteklileri yanıltmaya teşebbüs ettiği, adres değişikliği nedeniyle isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesini yenilemediği, güncel olmayan belge ile ihaleye teklif verdiği” ve “şirketin faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti dışına çıktığı” şeklindeki iddiaları yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına; temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirketin “İdarî Şartname’nin 25.3.2. maddesinde, 18 personele çalışılan her gün için 6,00 TL yemek bedelinin nakdi ödeneceği, 33 personelin yemeğinin ise idare tarafından karşılanacağının belirtildiği, birim fiyat teklif cetveline 18 işçi ile ilgili ayrı satır açılması ve 18 güvenlik görevlisine 1 güvenlik şefinin dâhil olup olmadığının açıkça belirtilmesi gerektiği” ve “ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilmesi” gerektiği şeklindeki iddiaları yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu GLİ Müessesesi Bursa Linyitleri İşletme Müdürlüğü’nce 26/09/2013 tarihinde açık ihale usûlüyle “Silahlı Özel Güvenlik” ihalesi gerçekleştirilmiştir.
Davacı şirket tarafından itirazen şikâyet başvurusunda ileri sürülen, “ihale üzerinde bırakılan isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesine konu adresindeki değişikliği gerekli mercilere bildirmediği, ihale komisyonunu ve diğer isteklileri yanıltmaya teşebbüs ettiği, adres değişikliği nedeniyle isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesini yenilemediği, güncel olmayan belge ile ihaleye teklif verdiği” ve “şirketin faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti dışına çıktığı” şeklindeki iddiaların esastan; “İdarî Şartname’nin 25.3.2. maddesinde, 18 personele çalışılan her gün için 6,00 TL yemek bedelinin nakdi ödeneceği, 33 personelin yemeğinin ise idare tarafından karşılanacağının belirtildiği, birim fiyat teklif cetveline 18 işçi ile ilgili ayrı satır açılması ve 18 güvenlik görevlisine 1 güvenlik şefinin dâhil olup olmadığının açıkça belirtilmesi gerektiği” şeklindeki iddiasının ehliyet yönünden; “ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilmesi” gerektiği yönündeki iddiasının ise şekil yönünden reddine karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, “İstekli: Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesine teklif veren tedarikçi, hizmet sunucusu veya yapım müteahhidini; İstekli olabilecek: İhale konusu alanda faaliyet gösteren ve ihale veya ön yeterlik dokümanı satın almış gerçek veya tüzel kişiyi ya da bunların oluşturdukları ortak girişimi ifade eder.” şeklinde tanımlanmış; “İhalelere Yönelik Başvurular” başlıklı 54. maddesinde ise, “İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabilecekler, bu Kanun’da belirtilen şekil ve usûl kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilirler.” kuralına yer verilmiştir.
İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin “Başvuru Ehliyeti” başlıklı 5. maddesinde, “(1) İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden;
a) İstekli olabilecekler; ön yeterlik ve/veya ihale dokümanının verilmesi, ön yeterlik ve/veya ihale ilanında veya ön yeterlik ve/veya ihale dokümanında yer verilen düzenlemeler ve/veya bu düzenlemeler ile idari uygulamalar arasındaki uyumsuzluklar,
b) Adaylar; belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılan ihalelerde ön yeterlik başvurularının sunulması, değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına ilişkin idari işlem ve eylemler; belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılan danışmanlık hizmet alımı ihalelerinde ise kısa listeye alınmış olmaları kaydıyla ayrıca ihale daveti ve/veya ihale dokümanının gönderilmesi, ihale dokümanında yer verilen düzenlemeler ve/veya bu düzenlemeler ile idari uygulamalar arasındaki uyumsuzluklar,
c) İstekliler; yeterlik başvurularının veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılmasına ilişkin idari işlem veya eylemler hakkında başvuruda bulunabilir.” kuralı yer almaktadır.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
1. Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirketin, “ihale üzerinde bırakılan isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesine konu adresindeki değişikliği gerekli mercilere bildirmediği, ihale komisyonunu ve diğer isteklileri yanıltmaya teşebbüs ettiği, adres değişikliği nedeniyle isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesini yenilemediği, güncel olmayan belge ile ihaleye teklif verdiği” ve “şirketin faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti dışına çıktığı” şeklindeki iddialarına yönelik davanın reddine ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Temyize konu Mahkeme kararının, davacı şirketin, “İdarî Şartname’nin 25.3.2. maddesinde, 18 personele çalışılan her gün için 6,00 TL yemek bedelinin nakdi ödeneceği, 33 personelin yemeğinin ise idare tarafından karşılanacağının belirtildiği, birim fiyat teklif cetveline 18 işçi ile ilgili ayrı satır açılması ve 18 güvenlik görevlisine 1 güvenlik şefinin dâhil olup olmadığının açıkça belirtilmesi gerektiği” şeklindeki iddiasının ehliyet yönünden; “ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilmesi” gerektiği yönündeki iddiasının ise şekil yönünden reddine yönelik davanın reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday, istekli veya istekli olabileceklerin, 4734 sayılı Kanun’da belirtilen şekil ve usûl kurallarına uygun olarak şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilecekleri anlaşılmaktadır.
4734 sayılı Kanun’da, şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularına yönelik şekil ve usûl kuralları düzenlenmiş ise de, başvuru ehliyetine ilişkin olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularının idarî dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idarî başvuru yolları olduğu dikkate alındığında, hukuk devletinin gerçekleştirilebilmesi açısından şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunma ehliyetinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İdarî yargılama usûlünde ehliyet kavramı, hem objektif ehliyeti (taraf ehliyeti ve dava ehliyeti) hem de subjektif ehliyeti (menfaat) ihtiva etmektedir. Menfaat ihlâli, davaların kabulü ve dinlenilmesi için aranılan şartlardan biri olup, gerek doktrinde gerekse yargı içtihatlarında bu şart, subjektif ehliyet şartı olarak kabul edilmekte, genelde meşru, kişisel ve güncel bir menfaatin varlığı ve bunların ihlâli menfaat alakasının kurulmasında yeterli sayılmakta ve bu husus davanın niteliğine ve özelliğine göre idarî yargı mercilerince belirlenmektedir.
4734 sayılı Kanun’un 53. maddesinde, ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde idarece yapılan işlemlerde bu Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığına ilişkin şikâyetleri inceleyerek sonuçlandırmak Kurum’un görevleri arasında sayılmış olup, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinde, ihale sürecinin, ihale yetkilisince ihale onayının verildiği tarihten itibaren başlayan, sözleşmenin veya çerçeve anlaşmanın taraflarca imzalanıp notere onaylattırılması ve tescili ile, noter onayı ve tescili gerekmeyen hâllerde ise sözleşmenin veya çerçeve anlaşmanın taraflarca imzalanmasıyla tamamlanan süreci ifade ettiği kurala bağlanmıştır.
4734 sayılı Kanun’da aday, istekli veya istekli olabileceklerin ihale sürecindeki hangi işlem veya eylemlere karşı şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilecekleri konusunda herhangi bir ayrıma gidilmemiştir. Anılan Kanun’a göre, ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday, istekli veya istekli olabileceklerin, ihale sürecinin tamamındaki işlem ve eylemlere yönelik olarak şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilmeleri mümkündür.
Bu bağlamda, şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunan aday, istekli ve istekli olabileceklerin başvuru ehliyetine sahip olup olmadıklarının, ihale sürecindeki işlem ve eylemler arasında herhangi bir ayrıma gidilmeksizin, başvuruda ileri sürülen iddialar dikkate alınarak her bir olay özelinde, uyuşmazlığın niteliğine ve özelliğine göre ayrıca değerlendirilerek belirlenmesi gerekmektedir.
Belirtilen açıklamalar çerçevesinde, ihaleye teklif vererek istekli sıfatını kazanan başvuru sahiplerinin, yalnızca yeterlik başvurularının veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılmasına ilişkin idarî işlem veya eylemler hakkında başvuruda bulunabileceği, bunun ötesinde dokümana yönelik itirazda bulunamayacağı yönündeki belirlemenin Kanunu aşar nitelikte olduğu, Kanun’da bu şekilde bir ayrıma gidilmeksizin başvuru kıstasının hak kaybı, zarar veya muhtemel zarar olarak belirlendiği, isteklilerin de hak kaybı veya zararlarının doğması hâlinde ihale ilanında veya ihale dokümanında yer verilen düzenlemeler ve/veya bu düzenlemeler ile idarî uygulamalar arasındaki uyumsuzluklara ilişkin işlemler hakkında şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilecekleri anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı şirketin “İdari Şartname’nin 25.3.2’nci maddesinde 18 personele, çalışılan her gün için 6,00 TL yemek bedelinin nakdi ödeneceği, 33 personelin yemeğinin ise idare tarafından karşılanacağının belirtildiği, birim fiyat teklif cetveline 18 işçi ile ilgili ayrı satır açılması ve 18 güvenlik görevlisine 1 güvenlik şefinin dâhil olup olmadığının açıkça belirtilmesi gerektiği” şeklindeki iddiası yönünden başvuru ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekirken, ihaleye teklif verilerek istekli sıfatı kazanıldıktan sonra ihale dokümanına yönelik başvuruda bulunulduğu gerekçesiyle itirazen şikâyet başvurusunun ehliyet yönünden reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı şirketin “ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilmesi” gerektiği yönündeki iddiasının, “İdarî Şartname’nin 25.3.2. maddesinde, 18 personele çalışılan her gün için 6,00 TL yemek bedelinin nakdi ödeneceği, 33 personelin yemeğinin ise idare tarafından karşılanacağının belirtildiği, birim fiyat teklif cetveline 18 işçi ile ilgili ayrı satır açılması ve 18 güvenlik görevlisine 1 güvenlik şefinin dâhil olup olmadığının açıkça belirtilmesi gerektiği” iddiasının devamı niteliğinde olduğu ve söz konusu iddiaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin davacı şirketin itirazen şikâyet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin kısmında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacı şirketin, “İdarî Şartname’nin 25.3.2. maddesinde, 18 personele çalışılan her gün için 6,00 TL yemek bedelinin nakdi ödeneceği, 33 personelin yemeğinin ise idare tarafından karşılanacağının belirtildiği, birim fiyat teklif cetveline 18 işçi ile ilgili ayrı satır açılması ve 18 güvenlik görevlisine 1 güvenlik şefinin dâhil olup olmadığının açıkça belirtilmesi gerektiği” şeklindeki iddiasının ehliyet yönünden; “ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilmesi” gerektiği yönündeki iddiasının ise şekil yönünden reddinde hukuka uygunluk görülmediğinden, bu kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin .. tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, davacı şirketin, “ihale üzerinde bırakılan isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesine konu adresindeki değişikliği gerekli mercilere bildirmediği, ihale komisyonunu ve diğer isteklileri yanıltmaya teşebbüs ettiği, adres değişikliği nedeniyle isteklinin özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesini yenilemediği, güncel olmayan belge ile ihaleye teklif verdiği” ve “şirketin faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti dışına çıktığı” şeklindeki iddiaları yönünden davanın reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Mahkeme kararının bu kısmı ile davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:.., K:…. sayılı kararının, davacı şirketin, “İdarî Şartname’nin 25.3.2. maddesinde, 18 personele çalışılan her gün için … TL yemek bedelinin nakdi ödeneceği, 33 personelin yemeğinin ise idare tarafından karşılanacağının belirtildiği, birim fiyat teklif cetveline 18 işçi ile ilgili ayrı satır açılması ve 18 güvenlik görevlisine 1 güvenlik şefinin dâhil olup olmadığının açıkça belirtilmesi gerektiği” ve “ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilmesi” gerektiği şeklindeki iddiaları yönünden davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Anılan iddialar yönünden dava konusu işlemin İPTALİNE,
6. Dava kısmen ret, kısmen iptal kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL ilk derece ve temyiz yargılama giderinin yarısı olan …TL’nin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca .…-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
8. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
9. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 15/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.