Danıştay Kararı 13. Daire 2015/140 E. 2021/5350 K. 27.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2015/140 E.  ,  2021/5350 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2015/140
Karar No : 2021/5350

DAVACI : … Görsel Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
29/04/2011 tarih ve 27919 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmeliğin (Yönetmelik) 10. maddesi ve Geçici 1. maddesi ile davacı şirketin Çatalca ilçesine yönelik UHF 30. kanaldan “…” logosu ile yaptığı televizyon yayınının izinsiz olduğundan bahisle durdurulması yönünde uyarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı toplantıda alınan 10 numaralı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun kapsamında ulusal televizyon yayın lisansına sahip olduğu, bu bağlamda ülke nüfusunun en az %70’ine yayınlarını ulaştırması gerektiği, ülke nüfusu sürekli artmakta olduğu için yayıncıların belirli bir plan dâhilinde yeni yatırımlar yaparak yayınlarının ulaştığı bölgeleri artırmak zorunda oldukları, buna ilişkin teknik çalışmalar gereğince nüfus yoğunluğunun fazla olduğu Çatalca bölgesinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan alınan güvenlik sertifikasına sahip verici üzerinden yayın yapmakta olduğu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un Geçici 4. maddesi ile dava konusu Kurul kararının dayanağını oluşturan Yönetmelik hükümlerinin Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu, Yönetmeliğin Geçici 1. maddesine göre yayıncı kuruluşların frekans ve kanallarını davalı idareye bildirmek ve idarece belirlenecek ücretleri yatırmak zorunda oldukları, bildirim ve ücret ödemek suretiyle bir yerleşim yerindeki yayın frekans ve kanallarının izinli hâle geldiği, kanal ve frekanslarla ilgili geçiş hükümlerinin 6112 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinde düzenlendiği, anılan maddeye göre davacının kanunun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde sıralama ihalesi yapma zorunluluğu bulunduğu, ancak söz konusu ihalenin yapılamadığı, uyuşmazlığın idarenin yapmakla yükümlü olduğu sıralama ihalesinin tamamlanamamış olmasından kaynaklandığı, 2011 yılı öncesinde dava konusu edilen yerde karasal yayın kanalına ihtiyaç bulunmazken sonrasında bu ihtiyacın ortaya çıktığı, ancak davalı idarenin yeni kanal ve frekans bildirimlerini kabul etmeyerek yayınları durdurma yoluna gittiği, sıralama ihalesinin yapılamamış olmasının yeni yerleşim yerlerinde yayın yapmayı imkânsız kıldığı, yayın yapmayı ve izin almayı imkânsız kılan düzenlemelerin ifade ve düşünceyi yayma hürriyetine aykırı olduğu, bu itibarla 6112 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu, anılan maddede yer alan “Üst Kurulca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olmak kaydıyla” ifadesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerektiği, aynı gerekçelerle 2011 yılından sonra yeni kanal veya frekans bildirimini imkânsız kılan dava konusu Yönetmeliğin 10. ve Geçici 1. maddelerinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, dilekçe ret kararında belirtilen yanlışlıkların giderilmediği, iptali talep edilen Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi ile dava konusu Kurul kararı arasında ne gibi bir ilişki bulunduğunun ortaya konulamadığı, dava konusu Kurul kararının kesin ve icrai nitelikte olmadığı ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, 6112 sayılı Kanun ile yayıncılık alanında yeni bir düzenleme yapıldığı, sınırlı bir kamu kaynağı olan frekans spektrumunun belli bir kısmını kullanan özel yayıncı kuruluşlardan kullanım bedeli alınmasının kamu yararının bir gereği olduğu, bu itibarla karasal ortamda yayında olan radyo ve televizyon kuruluşlarından 2011 yılından itibaren yıllık frekans kullanım ücreti alınması uygulamasına başlandığı, iptali talep edilen Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin geçici nitelikte olup 6112 sayılı Kanun’un 2011 yılının üçüncü ayında yürürlüğe girmesi nedeniyle yılın kalan süresi esas alınarak hesaplama yapılması amacına yönelik olduğu, 6112 sayılı Kanun’da karasal yayın lisansı verilebilmesi için sıralama ihalesi yapılması şartının öngörüldüğü, söz konusu ihale işlemlerinin bazı aksamalar olsa da Kanun’da belirtilen takvime göre Kurul tarafından gerçekleştirildiği, ancak açılan davalar neticesinde verilen yargı kararları nedeniyle ihale sürecinin fiili imkânsızlık nedeniyle sonuçlandırılamadığı, karasal radyo ve televizyon frekanslarının sınırlı doğal kaynak olması nedeniyle kuruluşların taleplerinin tümünün karşılanması mümkün olmadığı için ihale yönteminin uygulandığı, radyo ve televizyon yayınlarının Kurul iznine bağlanmasının Anayasa’ya aykırı olmadığı, davacının sadece karasal ortamdan değil, uydu ve kablo ortamından da yayın yaptığı, böylece ifade ve düşüncelerini yayma imkânına sahip olduğu, hâlihazırda yayın yapan kuruluşların yayınlarına 6112 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca devam ettiği, davacı kuruluşun bu kapsamda karasal ortamdan televizyon yayın hakkı bulunan yerler arasında Çatalca ilçe merkezinin bulunmadığı, davacı kuruluşun yayın yapacağı yerleşim birimlerine yönelik bildirimde veya başvuruda bulunmasının yeterli olmadığı, geçiş dönemi yayınlarının ancak mülga 3984 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi kapsamında müsaade edilen yerleşim yerleri ile sınırlı olduğu, Yönetmeliğin ve dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :
Konuya ilişkin olarak bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi’nce verilen ihlâl kararları göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa’da güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğünün korunması için idarece usulüne uygun bir sıralama ihalesi yapılıp Kanuna uygun şekilde kanal ve frekans tahsisleri yapılıncaya kadar 6112 ve mülga 3984 sayılı Kanun’larda öngörülen geçiş dönemine ilişkin kuralların herkese eşit şekilde uygulanması gerektiği, bu itibarla, davacı şirketin durumunun yayıncı kuruluşlarca yerine getirilmesi gereken idarî, malî ve teknik şartlar yönünden değerlendirilmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmadan yayınlarının izinsiz olduğundan bahisle uyarılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu Kurul kararının iptali gerektiği; Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi yönünden davanın süre aşımı yönünden reddi, Yönetmeliğin 10. maddesi yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ :
Dava; 29/04/2011 günlü, 27919 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmelik”in 10. maddesi ve Geçici 1. maddesi ile davacı şirketin İstanbul ili, Çatalca İlçesi’ne yönelik UHF 30. kanaldan “…” logosu ile yaptığı televizyon yayınının izinsiz olduğundan bahisle durdurulması yönünde uyarılmasına ilişkin olarak, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan … numaralı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 33. maddesinin 2. fıkrasında; “Yayın lisansı olmasına rağmen lisans tipi dışında yayın yapan ve izinsiz verici tesis eden medya hizmet sağlayıcılar Üst Kurulca uyarılır, yapılan uyarıya rağmen izinsiz yayına devam edenler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmü yer almakta olup, Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında; “Üst Kurulca sıralama ihalesi yapılıp, karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde, sadece 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun geçici 6 ncı maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan radyo ve televizyon kuruluşları, Üst Kurulca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olmak kaydıyla, yayınlarına devam ederler.” hükmüne yer verilmiştir.
Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında; ” Radyo ve televizyon kuruluşları, Kanunun geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kullanımlarına verilen kanal ve frekans haricinde kanal ve frekans kullanarak yayın yapamazlar. İzinsiz kanal veya frekans kullanan kuruluşlar, bu yayınlarını durdurmaları için 15 gün süre verilerek uyarılır ve bu süre sonuna kadar durdurmadıkları takdirde Üst Kurulca vericileri mühürlenerek kapatılır ve Kanunun 33 üncü maddesi hükmüne göre işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir.” kuralı yer almaktadır.
6112 sayılı Yasa’nın 33. maddesinin 2. fıkrası ve Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında, izinsiz yayın yapan yayın kuruluşlarının Üst Kurulca uyarılacağı ve yayına devam etmeleri halinde ceza müeyyidesi uygulanacağı hususu öngörüldüğünden, Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında da, yasa koyucunun amacına uygun paralel bir düzenlemeye yer verildiğinden, anılan Yönetmeliğin iptali istenilen 10. maddesinin 1. fıkrasında, 6112 sayılı Yasa hükümlerine aykırılık görülmemiştir.
Davanın, davacı şirketin yayın durdurulması yönünde uyarılmasına ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan … numaralı kararının iptali isteminin incelenmesinden; İstanbul Bölge Temsilciliği personelince karasal ortamdaki radyo ve televizyon yayınlarının durumunu tespit etmek amacıyla yapılan ölçümler ve incelemeler sonucunda; İstanbul İli, Çatalca İlçesi’ne yönelik UHF 30. kanaldan, “…” logusu ile yayın yapan davacı şirketin izinsiz yayın yaptığı hususunun tutulan tutanaklarla tespit edildiği anlaşılmakta olup, davacı şirkete sabit olan bu eylemi nedeniyle verilen yayın durdurulması yönünde uyarılma cezasına ilişkin 08/06/2014 tarihli dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davanın, Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin 2. fıkrası ile Geçici 1. maddesinin iptali istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin, özel yasalarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, aynı maddenin 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisine karşı dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Buna göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi kurulmuş olması, uygulama işleminin ise birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir. 2577 sayılı Yasa’nın 7. maddesinde belirtilen “uygulama işlemi” kavramı, düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik yaratan işlemleri ifade etmektedir.
Bu bağlamda, 29/04/2011 günlü, 27919 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinin 2. fıkrası ile Geçici 1. maddesinin uygulanma işleminin dayanağınını oluşturmadığı anlaşıldığından, anılan Yönetmelik maddelerinin iptali istemiyle 04/09/2014 tarihinde giren dilekçeyle açılan davanın, bu kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen reddine, kısmen süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
… tarih ve … sayılı toplantıda alınan … numaralı Kurul kararı ile, davacı şirketin İstanbul ili, Çatalca ilçesinden izinsiz yayın yaptığının tespit edildiğinden bahisle 6112 sayılı Kanun’un 33. maddesinin 2. fıkrası ile Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca izinsiz yayınlarını buna ilişkin Kurul yazısının tebliğ tarihi itibarıyla 15 gün içerisinde durdurması yönünde uyarılmasına karar verilmiştir.
Söz konusu Kurul kararının İzin ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısıyla davacıya bildirilmesi üzerine, davacı tarafından Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi ile … tarih ve … sayılı toplantıda alınan … numaralı Kurul kararının iptali istemiyle Dairemizin E:2014/3315 sayılı dosyasında kayıtlı dava açılmıştır.
Dairemizin 13/11/2014 tarih ve E:2014/3315, K:2014/3528 sayılı kararıyla, “bireysel işlem ile düzenleyici işlemin birlikte dava konusu edilebilmeleri için, bireysel işlemin düzenleyici işlemin uygulama işlemi niteliğinde olması gerektiği, bu çerçevede davacı yayın kuruluşunun izinsiz yayın yaptığı gerekçesiyle yayınının durdurulması yönünde uyarılmasına ilişkin dava konusu işlemin, bu işlem ile birlikte dava konusu edilen Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi uyarınca tesis edilmediği, işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının iptalinin talep edilip edilmediğinin dava dilekçesinden anlaşılamadığı, bireysel işlem ile iptali talep edilen düzenleyici işlemin birlikte davaya konu edilebilmesi için gerekli olan maddi veya hukuki bağlılık bulunmadığı gibi, sebep-sonuç ilişkisinin de mevcut olmadığı” gerekçesiyle kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde yeniden dava açmakta serbest olmak üzere dilekçenin reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın tebliği üzerine davacı tarafından yeniden düzenlenen dilekçe ile, 18/06/2014 tarih ve 2014/35 sayılı toplantıda alınan 10 numaralı Kurul kararı ile Yönetmeliğin 10. ve Geçici 1. maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay’da altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; ilk inceleme üzerine verilecek kararları belirleyen 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan mevzuat kurallarının birlikte değerlendirilmesinden, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması hâlinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde ilgililerin uygulama işlemini veya dayanağı olan düzenleyici işlemi ayrı ayrı veya birlikte yine dava açma süresi içinde dava konusu edebilecekleri anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı yayın kuruluşunun, … tarih ve … sayılı toplantıda alınan … numaralı Kurul kararı ile bu kararın dayanağı olduğunu belirttiği 29/04/2011 tarih ve 27919 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmeliğin 10. ve Geçici 1. maddelerinin iptali istemiyle bakılan davayı açtığı, ancak dava konusu Kurul kararının anılan Yönetmeliğin Geçici 1. maddesine göre tesis edilmediği, anılan işlemin Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tesis edildiği, dolayısıyla düzenleyici işlem niteliğinde olan Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin uygulama işleminin dayanağı olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Geçici 1. maddenin iptali istemi yönünden, anılan kurala dayanılarak davacı adına tesis edilen herhangi bir uygulama işleminin bulunmadığı dikkate alındığında, Yönetmeliğin 29/04/2011 tarih ve 27919 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen altmış gün içerisinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle incelenme imkânı bulunmamaktadır.
Davalı tarafından ileri sürülen usule ilişkin diğer itirazlar geçerli görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacı tarafından 6112 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
İlgili Mevzuat:
03/03/2011 tarih ve 27863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Frekans Planlaması ve Tahsis” başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, “Üst Kurul, millî frekans planında karasal radyo ve televizyon yayınları için 05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 36. maddesine göre Üst Kurula tahsis edilen frekans bantları çerçevesinde televizyon kanal ve radyo frekans planlamalarını yapar veya yaptırır. Frekans planlarında ulusal, bölgesel ve yerel karasal yayın ağlarının sayıları ve türleri ile sayısal yayınlar için multipleks sayıları belirlenir.”; “Kanal ve Frekanslarla İlgili Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinde, “Üst Kurulca sıralama ihalesi yapılıp, karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde, sadece 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Geçici 6. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan radyo ve televizyon kuruluşları, Üst Kurulca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olmak kaydıyla, yayınlarına devam ederler. Bu kuruluşlardan, 41’inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen kanal ve frekans yıllık kullanım bedeli, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren tahsil edilir. Kanal ve frekans kullanım bedelini 42’nci maddeye göre ödemeyen veya karasal yayın lisansları için sıralama ihalesinin yapılmasının ardından tahsise hak kazanmayan kuruluşların karasal yayınları bir ay içinde Üst Kurulca durdurulur. Sıralama ihalesinde tahsise hak kazanan kuruluşların yayınları Üst Kurulca belirlenen takvimde, daha önce yayın yaptıkları kanal ve frekanslardan, tahsis edilen kanal, multipleks kapasitesi ve frekanslara taşınır.” kurallarına yer verilmiştir.
20/04/1994 tarih ve 21911 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’un Geçici 6. maddesinde, “Üst Kurul, kendi oluşumu ile yayın izni ve lisansı vermeye başlayacağı tarihe kadar geçecek süre zarfındaki radyo ve televizyon yayınları rejimini ayrıca ve öncelikle düzenler. Bu süre zarfında kullanılmakta olan kanal ve frekanslar, kullananlar için herhangi bir suretle müktesep hak teşkil etmezler. Ancak, Üst Kurul yayın izni verip kendilerine kanal ve frekans bandı tahsis edilen radyo ve televizyonlara; yayına geçmeleri için kendilerine verilen süre sonuna kadar 29’uncu maddenin son fıkrasının son cümlesi tatbik edilmez.” kuralı yer almıştır.
29/04/2011 tarih ve 27919 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmeliğin “İzinsiz kanal/frekans veya standart dışı verici kullanan kuruluşlara uygulanacak müeyyideler” başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, “Radyo ve televizyon kuruluşları, Kanunun Geçici 4’üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kullanımlarına verilen kanal ve frekans haricinde kanal ve frekans kullanarak yayın yapamazlar. İzinsiz kanal veya frekans kullanan kuruluşlar, bu yayınlarını durdurmaları için 15 gün süre verilerek uyarılır ve bu süre sonuna kadar durdurmadıkları takdirde Üst Kurulca vericileri mühürlenerek kapatılır ve Kanunun 33’üncü maddesi hükmüne göre işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir.” kuralına yer verilmiştir.
10/03/1995 tarih ve 22223 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Radyo ve Televizyon Kuruluşlarına Kanal veya Frekans Tahsisi Şartları ve Bunlara İlişkin İhale Usulleri ile Yayın Lisansı ve İzni Yönetmeliği’nin Geçici 1. maddesinde, ”Bu Yönetmeliğin yürürlüğe
girdiği tarihte yayında bulunan radyo ve televizyon istasyonlarının yeri, kullandığı frekans kanalı, en yüksek yayın gücü (erp) ve yayın saatleri bir ay içinde Üst Kurula bildirilir.” kuralına yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmeliğin 10. Maddesinin İncelenmesi:
Dava dilekçesinde Yönetmeliğin 10. maddesinin iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesi içeriği ve öne sürülen hukuka aykırılık sebepleri ile uygulama işleminin anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca tesis edildiği dikkate alınarak, Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrası yönünden inceleme yapılmıştır.
Sözlük anlamı ile “düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek” olarak tanımlanan “düzenleme”, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir Yasama organının yasama tasarrufları dışında, idare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. “Kural işlemler” (ya da diğer adıyla “genel düzenleyici işlemler”), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar konulmuş olması zorunlu olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi gerekir.
Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörü ile ilgili olarak hukuka aykırı olmayan düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı kurumun, ilgili bulunduğu sektörde, 6112 sayılı Kanun’la kendisine tanınan yetkiyi kullanarak 6112 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan kamu ve özel radyo ve televizyon kuruluşlarından alınacak televizyon kanal ve radyo frekans yıllık kullanım ücretlerinin belirlenmesi ve ödenmesiyle ilgili esas ve yükümlülükleri belirlemek amacıyla dava konusu Yönetmeliği çıkardığı anlaşılmaktadır.
Ülkemizde radyo yayıncılığına ilişkin hukukî düzenlemelerin tarihsel süreci incelendiğinde, 13/04/1994 tarih ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’un 20/04/1994 tarih ve 21911 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile özel radyoların hukukî bir statü kazandığı görülmektedir. Kanunla, kamu ve özel radyo kuruluşlarına kanal ve frekans bandı tahsisi ile yayın izni lisansı verme yetkisinin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na ait olduğu belirtilmiştir. Ancak bu Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce de çok sayıda radyo kuruluşu, frekans kullanımı ve yayın içeriği yönünden denetimsiz olarak yayınlarını sürdürmekteydi. Bu sebeple, geçici maddelerde Kanun’un yürürlüğünden önceki durum da dikkate alınmış ve Kanun yürürlüğe girmeden önce fiilen radyo ve televizyon yayıncılığına başlamış olan özel kuruluşların yeni hukuki duruma intibakına ve yeni uygulamaya ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Kanun’un Geçici 6. maddesi ile, frekans tahsisleri yapılıncaya kadar geçecek sürede radyo ve televizyon kuruluşlarının durumu düzenlenmiş; Kurulun, kendi oluşumu ile yayın izni ve lisansı vermeye başlayacağı tarihe kadar geçecek süre zarfındaki radyo ve televizyon yayınları rejimini ayrıca ve öncelikle düzenleyeceği, bu süre zarfında kullanılmakta olan kanal ve frekansların, kullananlar için herhangi bir suretle müktesep hak teşkil etmeyeceği kurala bağlanmıştır. Bu itibarla, mülga 3984 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesinin düzenlenme amacının, kazanılmış hak teşkil etmemek kaydıyla, Kanun’un yürürlüğe girdiği sırada fiili olarak yayında olan kuruluşlara sıralama ihalesi yapılıncaya kadar yayınlarına devam etme imkânı sağlamak olduğu görülmektedir. Bir yayın kuruluşunun 3984 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi kapsamında geçici yayın hakkına sahip olabilmesi için öncelikle, söz konusu kuralın amacına uygun olarak, Kanun’un yürürlüğe girdiği 1995 yılında fiilen yayın yapıyor olması gerekmektedir.
03/03/2011 tarih ve 27863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6112 sayılı Kanun ile, radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesine ve Kurul’un kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve usuller belirlenirken, geçici maddelerle mevcut durum da dikkate alınarak söz konusu Kanun yürürlüğe girmeden önce 3984 sayılı Kanun kapsamında fiilen radyo ve televizyon yayıncılığı yapmakta olan kuruluşların yeni hukukî duruma intibakları ve yeni uygulamaya ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır. Bu bağlamda, Kanun’un Geçici 4. maddesi ile, Kurulca sıralama ihalesi yapılıp, karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde, sadece 3984 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan radyo ve televizyon kuruluşlarının, Kurulca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olmak kaydıyla, yayınlarına devam etmeleri öngörülmüştür.
Aktarılan mevzuat kuralları uyarınca, idarece usulüne uygun bir sıralama ihalesi yapılıp kanal ve frekans tahsisleri yapılıncaya kadar 6112 sayılı Kanun’un geçiş dönemine ilişkin hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğu ve 6112 sayılı Kanun’a göre, medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara yayın lisansı verme ve sınırlı bir doğal kaynak olan frekans spektrumunu planlama ve tahsis etme yetkisinin Kurula ait olduğu açıktır.
Anılan kuralların değerlendirilmesinden, sıralama ihalesi yapılıncaya kadar, 10/03/1995 tarihinden önce fiilen yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarının Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na, istasyonlarının yeri, kullanılan frekans kanalı, en yüksek yayın gücü (erp) ve yayın saatlerine ilişkin olarak en geç bir ay içerisinde (10/04/1995 tarihine kadar) bildirimde bulunmaları gerektiği ve bu bildirimde yer alan fiilen yayın yapılan ve Kurul tarafından izin verilen yerlerle sınırlı olarak yayın yapabilecekleri, son başvuru tarihinin Kurul’ca yapılan duyurularla önce 25/08/1995 tarihine, daha sonra da 08/12/1995 tarihine kadar uzatıldığı, belirlenen son tarihe kadar başvuruda bulunmayan kuruluşların istasyonlarının derhâl kapatılacağı ve 10/03/1995 tarihinden sonra yayına başlayan kuruluşların 3984 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi ile tanınan haktan yararlanamayacakları; 03/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6112 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinde ise, sıralama ihalesi yapılıp karasal yayın lisansları verilinceye kadar geçecek süre içinde sadece 3984 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan kuruluşların, Kurulca yayın yapmalarına müsâade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olarak yayınlarına devam etmelerine imkân tanınan yeni bir geçiş süreci öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda, sıralama ihalesi yapılıp karasal yayın lisanslarının verileceği tarihe kadar devam edecek geçiş döneminde yayın yapabilmek için, ilk olarak, “3984 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca yayıncı kuruluşlarca yerine getirilmesi gereken idarî, malî ve teknik şartlara sahip olunması” ve “mülga 3984 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi uyarınca anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihte fiilen yayın yapılmakta olduğunun ispatlanması” kıstasının; ikinci olarak ise, “6112 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 03/03/2011 tarihinde fiilen yayında olduğunun ispatlanması” kıstasının beraber sağlanması gerektiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, öngörülen bu kanunî kıstasların gerektirdiği şartları taşıyan radyo ve televizyon kuruluşlarının, geçici yayın hakkına sahip olabilecekleri açıktır.
Bu itibarla, 6112 sayılı Kanun’un geçiş sürecine ilişkin kurallarının uygulanmasını sağlamak amacıyla, radyo ve televizyon kuruluşlarının anılan Kanun’un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrası kapsamında kullanımlarına verilen kanal ve frekans haricinde kanal ve frekans kullanarak yayın yapamayacaklarını ve izinsiz kanal veya frekans kullanan kuruluşların bu yayınlarını durdurmaları için 15 gün süre verilerek uyarılacağını kurala bağlayan dava konusu Yönetmelik kuralında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava Konusu Kurul kararının İncelenmesi:
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Çatalca ilçesinden yaptığı televizyon yayını bakımından 1995 yılında fiilen yayında olunduğuna ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, nitekim davacı tarafından ileri sürülen beyanların bu hususu ikrar ve teyit eder nitelikte olduğu, bu durumda, 3984 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi gözetildiğinde, davacının Çatalca ilçesine yönelik yayınlarının anılan kural kapsamında kalmadığı, dolayısıyla davacının Çatalca ilçesine yönelik yaptığı yayınların izinsiz yayın niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, sıralama ihalesi yapılıp karasal yayın lisanslarının verileceği tarihe kadar devam edecek geçiş döneminde yayın yapabilmek için ilk olarak, “3984 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca yayıncı kuruluşlarca yerine getirilmesi gereken idarî, malî ve teknik şartlara sahip olunması” ve “mülga 3984 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi uyarınca anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihte fiilen yayın yapılmakta olduğunun ispatlanması” şartının sağlanması gerektiğinden, bu şartı taşımadığı anlaşılan davacının Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrası uyarınca izinsiz yayınlarını buna ilişkin Kurul kararının tebliğ tarihi itibarıyla 15 gün içerisinde durdurması yönünde uyarılmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 29/04/2011 tarih ve 27919 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karasal Ortamda Yayında Olan Radyo ve Televizyon Kuruluşlarından Alınacak Televizyon Kanal ve Radyo Frekans Yıllık Kullanım Ücretlerine İlişkin Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Anılan Yönetmeliğin 10. maddesi ile … tarih ve … sayılı toplantıda alınan … numaralı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kararının iptali istemleri yönünden ise davanın REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ….-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 27/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.