Danıştay Kararı 13. Daire 2015/6040 E. 2021/4540 K. 15.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2015/6040 E.  ,  2021/4540 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/6040
Karar No:2021/4540

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının imtiyazlı pay sahibi olduğu …Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin davalı idarece Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı (MKYO) statüsünden re’sen çıkarılması aşamasında … tarih ve … sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararında belirtilen sürede pay alım teklifi yapma başvurusunun yerine getirilmediğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıya 269.500,00-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; olayda davacının imtiyazlı pay sahibi olduğu … Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin başlangıç sermayesinin 6.000.000-TL olduğu ve süresi içerisinde 10.000.000-TL ‘ye arttırılması gerektiği hâlde sermaye arttırımı için Kurul’a başvurulmadığı gibi genel kurul tarafından holding olarak statü değişikliği için gerekli olan esas sözleşme değişikliğinin de yapılmaması üzerine, davalı idarece şirketin MKYO statüsüne son verildiğinin görüldüğü, bu duruma göre … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile statü değişikliği yapılabilmesi için zorunlu pay alım teklifi yapmakla yükümlü olan davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca davacı hakkında tesis edilen para cezasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece kendisinden zorunlu pay alım teklifi ile ilgili savunma istenmesine karar verilmediği, gerek şirketin gerekse kendisinin üzerine düşen mevzuata ilişkin yükümlülükleri özenle yerine getirmeye gayret ettikleri, asgari sermayenin henüz karşılanmamış olmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacakları, pay alımı teklifi zorunluluğunun 6362 sayılı Kanun’un 26. maddesinde düzenlendiği, mevzuat gereğince kendisinin durumu itibari ile pay alım teklifi yapmak zorunluluğu olmadığı gibi Kurul’un böyle bir yükümlülük getirme yetkisinin de olmadığı, bu durumda karara aykırılıktan bahsedilemeyeceği, davalı idarenin hiçbir gerekçe göstermeksizin pay alım zorunluluğu ile ilgisi olmayan 6362 sayılı Kanun’un 103/1 maddesi kapsamında ceza uygulayamayacağı, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınırdan verilmesini gerektirir herhangi bir yasal gerekçe olmamasına karşın davalı idarece fahiş ceza uygulanarak mağduriyete sebep olunduğu, hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak tesis edilen idari para cezasının ve buna yönelik idari işlemin iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, yerine getirilmemesi nedeniyle idari para cezası tesisine neden olan Kurul işleminin hukuka aykırılığı iddiasının bakılan davanın konusu olmadığı, bu iddianın yalnızca davacı hakkında çağrıda bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin Kurul kararının iptali talebiyle açılan davanın konusunu oluşturduğu, pay alım teklifi yükümlülüğünün … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile getirildiği, bu kararın gereğinin yerine getirilmemesi üzerine şirketin imtiyazlı ortağı davacı hakkında dava konusu … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile idari para cezasının tesis edildiği, şirketin MKYO statüsünden çıkarılması nedeniyle şirket hakkında 6362 sayılı Kanun’un 96. maddesi kapsamında tedbir uygulanmış olması nedeniyle şirket tarafından pay alım teklifinde bulunulmasının zorunlu olduğu, pay alım teklifi yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hâlinde uygulanabilecek olan tek yaptırımın oy haklarının donması değil 6362 sayılı Kanun’un 103/3 maddesi uyarınca idari para cezası tesis edilmesi olduğu, şirketin belirlenen süre içerisinde sermayesini mevzuata belirlenen asgari miktara çıkarmadığı, Kurul’un 6362 sayılı Kanun’un 103. maddesinin uygulamasında bir standart sağlamak amacıyla almış olduğu idari para cezası uygulama esaslarını belirleyen … tarih ve … sayılı kararında açıklanan kriterler esas alınarak Kurul tarafından para cezasının üst sınırdan belirlendiği, herhangi bir keyfilik ya da fahiş bir belirleme söz konusu olmadığı, Kurul kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.