Danıştay Kararı 13. Daire 2016/1282 E. 2022/3323 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/1282 E.  ,  2022/3323 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/1282
Karar No:2022/3323

TEMYİZ EDENLER: 1) (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …, Av. … Av. …

2) (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 36. maddesine göre kapalı teklif usulüyle satılmasına ilişkin 03/09/2013 tarihli satış işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; … tarih ve … sayılı Sancaktepe Belediye Meclisi kararı ile söz konusu taşınmazın 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18/e maddesi uyarınca satışına karar verildiği ve gerçekleştirilen ihale sonucunda 60.200.000,00-TL bedel üzerinden … Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’ye satılması üzerine bakılan davanın açıldığı,
15/02/2010 tarihli ve 1/1000 ölçekli Sancaktepe Uygulama İmar Planında “sağlık tesisi” alanında kalan … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların … tarih ve … sayılı Sancaktepe Belediye Encümeni kararı ile tevhit edilerek uyuşmazlığa konu … ada, … parsel sayılı taşınmazın oluştuğu,
Eski … ada, … parsel sayılı taşınmazın … tarih ve … sayılı Samandıra Belediye Meclisi kararı ile hastane yapılmak üzere Sağlık Bakanlığı’na tahsis edildiği, hastane inşaatının yapımı gerçekleşmediğinden … tarih ve … sayılı Sancaktepe Belediye Meclisi kararı ile söz konusu tahsisin iptal edildiği, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların 15/06/2009 tarihli ve 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “havza içi rehabilite edilecek alan” lejantında kaldığı, … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen ve 13/04/2013 tarihinde onanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında “sağlık tesisi” alanından K+T4 simgeli 450 kişi/ha yoğunlukta konut ve ticaret alanına alındığı,
Anılan … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararına davacı tarafından yapılan itirazın zımnen reddi üzerine, Belediye Meclisi kararı ile itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkeme’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile söz konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, karar uyarınca davalı Belediye ile İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından ihaleye konu taşınmazı da kapsayacak şekilde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının hazırlandığı,
Taşınmaza ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının yargı kararları ile iptali neticesinde bölgenin plansız alan hâline geldiği, hâlihazırda bölge için yeni imar planı yapılarak onaylandığı da dikkate alındığında, hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan plana dayalı olarak gerçekleştirilen dava konusu satış işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının kişisel, meşru ve güncel bir menfaati bulunmadığından davada ehliyet şartının sağlanamadığı, dava açma hakkı bulunmadığı, taşınmazın ihaleyle satıldığı tarih itibarıyla planın iptaline ya da yürütmesinin durdurulmasına karar verilmediği, planın iptaline ilişkin kararların satışın yapılmasından çok sonra verildiği, karar gerekçesinde sadece satışa konu alanın plansız alan olduğunun belirtildiği, taşınmazın iptal edilen planlarda T+K4 alanında kalmakta iken yeni planlarda da yine aynı fonksiyonun korunduğu, taşınmazın hiçbir zaman plansız alana dönüşmediği, satışın iptalinde herhangi bir kamu ya da özel menfaat bulunmadığı, ihale ile 60.200.000,00-TL bedel üzerinden satış yapıldığı ve kamu kaynaklarının korunduğu, iptal edilen planlarda taşınmazın sağlık alanı olmaması ve yeni planlarda sağlık alanı olması yönünde bir talebin bulunmaması karşısında Sağlık Bakanlığı’nın hukukî yararı kalmadığı, satış işleminin yapıldığı sırada taraf iradelerini sakatlayan bir durum olmadığı gibi kamu düzeni ve kamu yararı bakımından herhangi bir hukuka aykırılık da bulunmadığı, iptal edilen plandaki fonksiyon ve plan notlarında yeni parselin satışına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu kapsamda da iptal edilen planların teknik olarak satış kararı ve işleminin dayanağı işlem konumunda olmadığı, yalnızca taşınmaza verilen fonksiyon ve plan notlarının taşınmazın değeri üzerinde etkili olacağının açık olduğu, planın iptali eski planın yürürlüğe girmesi sonucunu doğurmayacağından, alanın plansız kalmasının da satış işlemi üzerinde hukuka uygunluk yönünden etkisinin söz konusu olmayacağı, imar planının iptalinin satış yetkisinin ve tescilin hukukî akıbetini etkileyecek bir etkisi olmayacağının açık olduğu, ihale öncesinde gayrimenkul ekspertiz raporları alınmak suretiyle piyasa araştırması yapıldığı, ihale ilanlarının mevzuata uygun şekilde yapıldığı;
Davalı yanında müdahil tarafından, müdahale talebi hakkında uzun süre geçtikten sonra karar verildiği, ihalenin üzerinde bırakıldığı ve taşınmazın adına tapu devrinin yapıldığı, oldukça yüksek maliyetli, yurt çapında ve uluslararası piyasalarda yapılan reklam kampanyaları ile duyurulan konut projesinden 27/09/2014 tarihinde konut satışlarına başlanıldığı, ilgili mevzuat ve müşterilerle yapılan sözleşmelere göre konutların en geç 30/11/2017 tarihinde hak sahiplerine teslim edilmek zorunda olunduğu, mahkemece yeni planların yapıldığı hususunun gözetilmediği, eksik inceleme yapıldığı, hâlihazırda hem iptale konu satış ve ihale kararlarının alındığı, hem de bugün meri olan planlarda taşınmazın imar durumunun aynen geçerliliğini koruduğu, mahkemece plansız bir bölge bakımından satış işleminin geçersiz olup olmayacağının tartışılmadığı gibi, iptal edilen planlar yerine yeni planların yapıldığı da belirtilmiş olmasına rağmen satış işleminin hâlihazırda var olan planlara uygunluğunun da hiç tartışılmadığı, mahkemece yapılması gerekenin yeni planların getirtilerek incelenmesi ve/veya bir bilirkişi heyetine inceletilmesi ve iptal edilen planlardaki iptal gerekçelerinin yerine getirilip getirilmediğine ve taşınmazın iptal edilen plandaki fonksiyonlarının korunup korunmadığına bakılarak ona göre karar verilmesi olduğu, imar planlarının ihale sürecinin bir parçası olmayıp idare tarafından ihale sürecinde tesis edilen idari bir işlem olmadığı, ihale işlemlerini kendi idari işlem sürecinin bir parçası olmayan ihale öncesi yapılan planlar nedeniyle iptal etmenin usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldı ki davacının dava dilekçesinde bu yönde bir iddiasının da bulunmadığı, iptal edilen plandaki fonksiyon ve plan notları yeni parselin satışına ilişkin bir hüküm içermediğinden iptal edilen planların teknik olarak satış kararı ve işleminin dayanağı işlem konumunda olmadığı, kaldı ki bir ihalenin yapılması için imar planının mevcut olmasının da zorunlu olmadığı, imar planlarının satış yapıldığı sırada mevcut olduğu, satıştan 2 yıl sonra iptallerine karar verildiği, plan iptaline neden olan eksikliğin giderildiği, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına karşı açılan davada davacı tarafından davadan feragat edildiği, taşınmaz üzerinde gerçekleştirilen proje kapsamında idarece verilen ruhsat çerçevesinde yapılaşma gerçekleştirildiği, satış iptalinin yapı ruhsatını hukuka aykırı hâle getirmeyeceği, satılan taşınmazın satıldığı andaki durumunda olmayıp farklı bir nitelik kazandığı, taşınmaz üzerinde gerçekleştirilen hukuksal işlemlerle yeni haklar ortaya çıktığı, bir anlamda mülkiyet yapısının değiştiği, bu anlamda satış ve devir işleminin üzerinden uzun zaman geçtikten sonra verilen iptal kararının sonucu olarak iptal kararının geriye yürümesi ve taşınmazın satıldığı andaki hâlinin yeniden tesisi için fiilen ve hukuken imkânsızlık durumunun söz konusu olduğu, taşınmaz üzerindeki yapılaşmaların hukuka uygun olarak verilen yapı ruhsatına dayandığı, ruhsata uygun olarak yapımı sürdürülen inşaatların kazanılmış hak oluşturduğu, mahkemece kamu yararının gözetilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Davacının da aralarında bulunduğu şahıslar tarafından İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik 13/03/2013 tasdik tarihli ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliğine ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, söz konusu işlemlerin iptaline yönelik … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesi’nin 07/04/2016 tarih ve E:2015/7027, K:2016/1568 sayılı kararıyla bozularak … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla karar düzeltme isteminin reddedildiği, … İdare Mahkemesi’nce … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla bozma kararına uyularak söz konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesi’nin 19/10/2021 tarih ve E:2020/6988, K:2021/11534 sayılı kararıyla anılan kararın onandığı ve 22/06/2022 tarih ve E:2022/2236, K:2022/7336 sayılı kararla karar düzeltme isteminin reddedildiği;
Davacı tarafından İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, … Mahallesi, … ada … ve … parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak hazırlanan ve 30/05/2013-01/07/2013 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı tadilatının iptali istemiyle açılan davada, söz konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesi’nin 11/10/2018 tarih ve E:2016/3242, K:2018/7793 sayılı kararıyla bozulduğu, … İdare Mahkemesi’nce … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla bozma kararına uyularak söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesi’nin 19/10/2021 tarih ve E:2020/8085, K:2021/11537 sayılı kararıyla anılan kararın onandığı ve 22/06/2022 tarih ve E:2022/2238, K:2022/7337 sayılı kararla karar düzeltme isteminin reddedildiği anlaşılmıştır.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idare ile davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflar ile müdahile iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.