Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/1511 E. , 2022/4243 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/1511
Karar No : 2022/4243
DAVACI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
1. 22/08/2015 tarih ve 29453 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetleri” ibaresinin iptali istenilmektedir.
2. 19/12/2015 tarih ve 29567 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’in 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “kayıp enerji tedarik maliyetleri” ibaresinin, 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Dağıtım gelir tavanı sistem işletim gelir tavanı ile kayıp enerji gelir tavanı unsurlarından oluşur” ibaresinin, 25. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “Kaçak elektrik enerjisi kullanım geliri” ibaresinin iptali istenilmektedir.
3. 31/12/2015 tarih ve 29579 4. Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/12/2015 tarih ve 5999-3 sayılı Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 10. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir.
4. 31/12/2015 tarih ve 29579 4. Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 31/12/2015 tarih ve 6051 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.
5. 31/03/2016 tarih ve 29670 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/03/2016 tarih ve 6192-2 sayılı Kurul kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
TRT enerji payının yasal dayanağının 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu olduğu, ancak ikincil düzenlemelerle dolaylı yoldan TRT gelirlerinin düşürüldüğü, 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (c) bendinde TRT enerji payı matrahına dâhil olmadığı belirtilen dağıtım bedeli içerisine kayıp-kaçak bedelinin dercedildiği, bu yöntemle hem kesinleşen yargı kararına hem de 3093 sayılı Kanun’a aykırı düzenlemeler yapıldığı, zira kanun koyucunun matrah hesabına dâhil edilemeyecek olan gelir unsurlarını belirlediği, söz konusu unsurlar dışında olup da enerji fiyatlarına eklenecek ilave unsurların (kayıp-kaçak bedeli dâhil) TRT payı matrahına dâhil olacağı ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, dava konusu düzenlemelerin iptalinin talep edilmesinde davacının hukukî menfaat yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği; davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda 6719 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle kayıp-kaçak bedeli de dâhil olmak üzere dağıtım tarifelerinin hangi unsurları kapsadığının açıkça belirtildiği, nihaî tüketici ile bağlantı anlaşmaları dışında bir ilişkisi olmayan dağıtım şirketlerinin teknik ve teknik olmayan kayıplardan kaynaklanan maliyetlerinin dağıtım bedeli üzerinden tedarikçilere yansıtılmasına yönelik düzenlemeler yapılmasının 6446 sayılı Kanun’un verdiği yetki ve sorumlulukların gereği olduğu, dava konusu düzenlemeler ile artık kayıp-kaçak bedeli adı altında bir bedelin tahsil edilmediği, teknik ve teknik olmayan kaybın dağıtım sisteminde oluşan bir maliyet bileşeni olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ: Dava; 22/08/2015 tarihli ve 29453 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin “Dağıtım Tarifesi” başlıklı 9/2. maddesinde yer alan “teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetleri” ibaresinin, 19/12/2015 tarihli ve 29567 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’in 5/1. maddesinde yer alan “kayıp enerji tedarik maliyetleri” ibaresinin, 5/3. maddesinde yer alan “Dağıtım gelir tavanı sistem işletim gelir tavanı ile kayıp enerji gelir tavanı unsurlarından oluşur” ibaresinin, 25/1-h maddesinde yer alan “Kaçak elektrik enerjisi kullanım geliri” ibaresinin, 30/12/2015 tarihli ve 5999-3 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ekinde yer alan Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 10/2-a bendinin, 31/12/2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6051 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının, 31/03/2016 tarihli ve 29670 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6192-2 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemi ile açılmıştır.
3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu’nun 4. maddesinin (c) bendinde; “Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere, elektrik enerjisi satış bedelinin (sanayi sicil belgesine sahip sanayi işletmelerine yapılan elektrik enerjisi satışı hariç) yüzde ikisi tutarındaki payı (Katma Değer Vergisi, diğer vergiler, fon ve paylar ile benzeri kesintiler hariç) faturalarında ayrıca gösterir ve bu kapsamdaki bedelleri Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna intikal ettirirler.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan 30/03/2013 günlü, 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Dağıtım faaliyeti” başlıklı 9. maddesinde; “(…) Dağıtım şirketi, dağıtım faaliyeti dışında bir faaliyetle iştigal edemez. Dağıtım faaliyetiyle birlikte yürütülmesi verimlilik artışı sağlayacak nitelikteki piyasa dışı bir faaliyetin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Genel aydınlatma, dağıtım sistemi teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak amacıyla kullanılmak üzere elektrik enerjisi satın alınması ile sistem teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak için sözleşmeye bağlanan enerjinin gerçekleşmeler nedeniyle fazlasının satışı bu hükmün istisnasıdır.” hükmüne; “Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi” başlıklı 17. maddesinin 6. fıkrasında; “(…) (ç) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. (d) Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna dair ayrıntılar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte belirlenerek lisansa dercedilir.” hükmüne yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi” başlıklı 17. maddesinin 3. bendinde yer alan “onaylanan tarifeler içinde, söz konusu tüzel kişinin tarife konusu faaliyetine ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedelleri dışında piyasa faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan hiçbir unsur yer alamaz. (…)” hükmünde ifade edildiği üzere, dağıtım tarifeleri, dağıtım faaliyetine konu tüm maliyet ve hizmet bedelleri dikkate alınarak 4628 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (e) ve (f) bentleri kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından onaylanmaktadır.
Dağıtım tarifelerine ilişkin alt düzenleyici işlemlerde, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyetlerinin dahil edilmesi, 6446 sayılı Kanun’un bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; kayıp enerjiye ilişkin bedelleri TRT payı dışında bırakan … günlü, … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 24/02/2015 günlü, E:2011/665; K:2015/722 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 05/01/2016 günlü, E:2015/3402, K:2016/1 sayılı kararıyla; “
nihaî tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler tarafından gerçekleştirilecek elektrik enerjisi satışı üzerinden ne şekilde ve hangi miktarda TRT payı tahakkuk ettirileceğine ilişkin hususların 3093 Kanun’un 4. maddesinin (c) bendinde düzenlendiği, bu düzenleme uyarınca, TRT payı tahakkukuna konu olmayacak tarife kalemlerinin, iletim, dağıtım, perakende satış hizmet bedeli olduğunun açık bir şekilde belirtildiği, Kanun’daki bu özel düzenleme karşısında, TRT payı matrahı dışında kalacak tarife kalemlerinin yeniden belirlenmesinin ancak bu Kanun’da yapılacak bir yasal düzenleme ile mümkün olabileceğinin kuşkusuz olduğu, bu itibarla, 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (c) bendindeki düzenlemeye aykırı olarak TRT payının hesaplamasında dikkate alınan matrah yapısında değişiklik yapmak ve kayıp enerji bedelini TRT payı hesaplamasında dikkate alınmayacak kalemler arasında saymak suretiyle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle bozulduğu; dava konusu düzenlemeler ile teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetlerinin dağıtım sisteminde ortaya çıktığı ve dağıtım şirketi tarafından temin edildiğinden hareketle dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bir bedel olarak kabul edilerek dağıtım bedeli ve tarifesi kapsamında değerlendirilmeye başlanıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Kurul’un … günlü, … sayılı kararına bakıldığında, 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (c) bendine yapılan atıfla, nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerce, iletim, dağıtım, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti ve kayıp enerjiye ilişkin bedeller hariç olmak üzere, net enerji ve sayaç okuma dışındaki perakende satış hizmet bedelleri toplamının TRT payının hesaplanmasında dikkate alınmasına karar verildiği, başka bir deyişle anılan kararın konusunun doğrudan 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (c) bendi ile ilişki kuran özel bir düzenleme olduğu ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun davacının bahsettiği 05/01/2016 günlü, E:2015/3402, K:2016/1 sayılı kararının da bu çerçevede yapılan değerlendirme ile o tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, davacının iptalini istediği bakılmakta olan davaya konu düzenlemeler, objektif ve elektrik piyasasında faaliyet gösteren ve yer alan tüm aktörleri (üretici, iletim ve dağıtım şirketi, tüketici) ilgilendiren genel nitelikte düzenlemeler olduğundan, anılan düzenlemelerde davacının iddiaları yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 9. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetleri” ibaresinin, Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’in 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “kayıp enerji tedarik maliyetleri” ibaresinin, 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Dağıtım gelir tavanı sistem işletim gelir tavanı ile kayıp enerji gelir tavanı unsurlarından oluşur” ibaresinin, 25. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “Kaçak elektrik enerjisi kullanım geliri” ibaresinin, 5999-3 sayılı Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 10. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin, 6051 ve 6192-2 sayılı Kurul kararlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı tarafından, dava konusu düzenlemelerin iptalinin talep edilmesinde davacının hukukî menfaat yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği; davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, dağıtım tesisinin, iletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçları; (şş) bendinde, teknik ve teknik olmayan kaybın, dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı oluşturan ve maliyeti etkileyen; teknik kayıp ve/veya kaçak kullanım gibi sebeplerden kaynaklanan ve teknik bir sebebe dayanmayan kaybı ifade ettiği; 9. maddesinin birinci fıkrasında, dağıtım faaliyetinin, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütüleceği, dağıtım şirketinin, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu (…); ikinci fıkrasında, dağıtım şirketinin, lisansında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemini elektrik enerjisi üretimi ve satışında rekabet ortamına uygun şekilde işletmek, bu tesisleri yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmak, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin hizmet sunmakla yükümlü olduğu; 17. maddesinin altıncı fıkrasının (ç) bendinde, dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifelerinin, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği, dağıtım tarifelerinin; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluştuğu, dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranların bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirleneceği, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetlerin dağıtım tarifelerinde yer alacağı ve tüketicilere yansıtılacağı; Geçici 19. maddesinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı kurala bağlanmıştır.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olan 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu’nun 4. maddesinin (c) bendinde, “Nihaî tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere, elektrik enerjisi satış bedelinin (sanayi sicil belgesine sahip sanayi işletmelerine yapılan elektrik enerjisi satışı hariç) yüzde ikisi tutarındaki payı (Katma Değer Vergisi, diğer vergiler, fon ve paylar ile benzeri kesintiler hariç) faturalarında ayrıca gösterir ve bu kapsamdaki bedelleri Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna intikal ettirirler.” kuralına yer verilmiştir.
DAVA KONUSU İŞLEMLERİN İNCELENMESİ:
DAĞITIM TARİFELERİ İLE TEKNİK VE TEKNİK OLMAYAN KAYIP
Dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyeti çerçevesinde yürüttüğü hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeler tarifeler yoluyla belirlenmektedir. Tarifelerle, doğal tekel niteliğindeki dağıtım şirketlerinin aşırı kâr elde ederek piyasa konumlarını kötüye kullanmalarına karşı tüketicilerin korunması sağlanırken, kamu hizmetinin kesintisiz sürdürülmesi için gerekli bakımların ve yeni yatırımların yapılması ile dağıtım şirketlerinin mâkul bir gelir elde etmesi sağlanmaktadır.
Dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler de dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar ise, bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde yine Kurul tarafından belirlenir.
Teknik ve teknik olmayan kayıp, temelde birbirinden ayrıştırılması zor olan elektrik sistemlerinde sistem elemanlarının iç tüketimlerinden kaynaklanan teknik kayıplar ile kaçak kullanımlar olmak üzere iki bileşenden oluşmaktadır. Teknik kayıplar; trafo kayıpları, hat kayıpları ve sayaç kayıplarından kaynaklanmaktadır. Kaçak olarak nitelendirilen teknik olmayan kayıpların ise; ahlâki, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik nedenleri bulunmaktadır.
Bu kayıplardan doğan maliyet perakende satış tarifesinin bir unsuru iken, teknik ve teknik olmayan kaybın düşürülmesine ilişkin yükümlülükler dağıtım şirketlerinin sorumluluğundaydı. Ancak, piyasa yapısı içerisinde serbet tüketici limitinin düşmesine bağlı olarak, serbest tüketici hakkını kullanan tüketicilerin perakende satış tarifesinden çıkmaları ve toptan satış piyasasından elektrik alma imkânına kavuşmaları doğrultusunda sayaçları incelenerek belli bir metodoloji uyarınca belirlenmiş teknik kayıp oranında bir kayıp miktarı tedarikçi firmaya yansıtılmaktaydı. Dolayısıyla serbest tüketicilere satış yapan tedarik şirketleri kaçak kullanımdan doğan maliyetlerden etkilenmemekteydi.
Söz konusu uygulamaların serbest tüketicilere satış yapan şirketlere sağladığı bu avantaj sonucunda, elde ettikleri fiyat avantajını serbest tüketicilere yansıtmaları serbest tüketici hakkını kullanan tüketici sayısının artmasına neden olmuş ve bunun sonucu olarak da perakende satış tarifesinden elektrik alan serbest olmayan tüketiciler üzerindeki yük giderek artmaya devam etmiştir. Bu koşullar altında yapılan dağıtım şirketlerinin özelleştirme ihalelerinde, şirketler tarafından dağıtım bölgelerindeki kaçak miktarlarının da teklif edilen fiyata yansıtıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, teknik ve teknik olmayan kaybı düşürmek için yapılacak yatırımların, kaçak kullanımla mücadele için yapılması düşünülen işletme ve yatırım harcamaları ile birlikte dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim, kanun koyucu da 6446 sayılı Kanun’un 17. maddesinde teknik ve teknik olmayan kayıp maliyetini dağıtım tarifesinin bir unsuru olarak öngörmüştür.
DAĞITIM BEDELİ
6446 sayılı Kanun, dağıtım şirketlerini, dağıtım tesislerini yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmakla yükümlü kılmakta; özelleştirme sonrası elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve genişletilmesi için yapılan yatırımların mülkiyetinin kamuya ait olduğunu belirtmekte; özelleştirilen elektrik dağıtım tesis ve varlıklarına ilişkin her türlü işletme ile yatırım planlaması ve uygulamasında onay ve değişiklik yetkisini Kurula vermektedir.
Görüldüğü üzere, dağıtım tesisinin varlığı, dağıtım faaliyetinin yürütülebilmesi için zorunludur. Kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyet, dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtılmaktadır. Kanun, dağıtım faaliyeti için onaylanan gelir tavanları ile öngörülen dağıtıma esas enerji ve abone grubu oransallıkları ile elde edilen dağıtım bedelinin yansıtılmasında herhangi bir istisnaî kurala yer vermemiş olup, dağıtım sistemi kullanıcılarının tamamını yükümlü kılmıştır. Zira, dağıtım tesisi, iletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçları ifade etmektedir.
Öte yandan, davacı tarafından, kayıp-kaçak bedelinin daha önce perakende elektrik satış tarifesinin bir unsuru olarak işlem gördüğü, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 05/01/2016 tarih ve E:2015/3402, K:2016/1 sayılı bozma kararında, kayıp-kaçak bedelinin perakende elektrik satış hizmeti kapsamında değerlendirilmesi gereken bir bedel olduğunun ve TRT payına konu olacak ve olmayacak unsurların 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (c) bendinde gösterildiğinin ve bu özel düzenleme karşısında TRT payı matrahı dışında kalacak tarife kalemlerinin yeniden belirlenmesinin ancak bu Kanunda yapılacak değişiklikle mümkün olacağının vurgulandığı, bu karara rağmen davalı idarece TRT payı matrahına ilişkin yeni bir düzenleme getirilerek kayıp-kaçak bedelinin TRT payı matrahına dâhil olmayan dağıtım bedeli içerisine gizlendiği ve bu bedelin ismen ortadan kaldırıldığı, bu şekilde 3093 sayılı Kanun’un ve yargı kararının by-pass edildiği, kayıp-kaçak bedelinin ikincil nitelikteki düzenlemelerle TRT payı matrahı dışına çıkartılamayacağı ileri sürülmüştür.
Kayıp enerjiye ilişkin bedelleri TRT payı dışında bırakan … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Dairemizin 24/02/2015 tarih ve E:2011/665, K:2015/722 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 05/01/2016 tarih ve E:2015/3402, K:2016/1 sayılı kararıyla, “nihaî tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler tarafından gerçekleştirilecek elektrik enerjisi satışı üzerinden ne şekilde ve hangi miktarda TRT payı tahakkuk ettirileceğine ilişkin hususların 3093 Kanun’un 4. maddesinin (c) bendinde düzenlendiği, bu düzenleme uyarınca, TRT payı tahakkukuna konu olmayacak tarife kalemlerinin, iletim, dağıtım, perakende satış hizmet bedeli olduğunun açık bir şekilde belirtildiği, Kanun’daki bu özel düzenleme karşısında, TRT payı matrahı dışında kalacak tarife kalemlerinin yeniden belirlenmesinin ancak bu Kanun’da yapılacak bir yasal düzenleme ile mümkün olabileceğinin kuşkusuz olduğu, bu itibarla, 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (c) bendindeki düzenlemeye aykırı olarak TRT payının hesaplamasında dikkate alınan matrah yapısında değişiklik yapmak ve kayıp enerji bedelini TRT payı hesaplamasında dikkate alınmayacak kalemler arasında saymak suretiyle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle bozulduğu, dava konusu düzenlemeler ile teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetlerinin dağıtım sisteminde ortaya çıktığı ve dağıtım şirketi tarafından temin edildiğinden hareketle dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bir bedel olarak kabul edilerek dağıtım bedeli ve tarifesi kapsamında değerlendirilmeye başlanıldığı anlaşılmaktadır.
… tarih ve … sayılı Kurul kararı incelendiğinde, 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (c) bendine yapılan atıfla, nihaî tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerce, iletim, dağıtım, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti ve kayıp enerjiye ilişkin bedeller hariç olmak üzere, net enerji ve sayaç okuma dışındaki perakende satış hizmet bedelleri toplamının TRT payının hesaplanmasında dikkate alınmasına karar verildiği, başka bir deyişle anılan kararın konusunun doğrudan 3093 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (c) bendi ile ilişki kuran özel bir düzenleme olduğu ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun davacının bahsettiği 05/01/2016 tarih ve E:2015/3402, K:2016/1 sayılı kararının da bu çerçevede yapılan değerlendirme ile o tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, davacının iptalini istediği düzenlemelerin objektif ve elektrik piyasasında faaliyet gösteren ve yer alan tüm aktörleri (üretici, iletim ve dağıtım şirketi, tüketici) ilgilendiren genel nitelikte düzenlemeler olduğu anlaşıldığından, dava konusu kurallarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.