Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/1599 E. , 2022/3886 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/1599
Karar No:2022/3886
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çukurova Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35. maddesinin (a) bendi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen Adana ili, Çukurova ilçesi, … Mahallesi’nde bulunan … Kapalı Semt Pazarı içerisindeki …Blok … no.lu dükkanın 3 yıllığına kiralanmasına dair ihale uhdesinde kalan davacıyla söz konusu ihale ile ilgili olarak 11/01/2013 tarihinde imzalanan sözleşmenin davalı idarece tek taraflı olarak feshedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; kamu idarelerince, özel hukuk kapsamında yapılan tüm konut ve çatılı işyeri kira sözleşmeleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olup kira sözleşmesi devam ediyor iken sözleşme feshedilmek isteniliyorsa adli yargıda açılacak olan sözleşmenin feshi davasında verilecek karardan sonra bir işlem tesis edilmesi gerekirken, böyle bir yol izlenmeden kamu gücü kullanılmak suretiyle tesis edilen sözleşmenin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, semt pazarı içerisinde aralarında davacının kiraladığı iş yerinin de bulunduğu taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin sözleşme hükümlerine istinaden feshedildiği, semt pazarı kurulurken kamu menfaati amacı güdüldüğü, ancak davacının kira bedelini ödememek suretiyle kiracılık yükümlülüklerini yerine getirmediği, her ne kadar kamu yararı amacıyla pazar yeri inşa edilip kiralamalar yapılmışsa da, bu işlemden beklenen kamu yararı amacının gerçekleşmediği, projenin amacına ulaşamadığı, bu nedenle dava konusu kararın alındığı ve bu pazar yeri ile ilgili yeni çalışmaların başlatıldığı, beklenilen kamu yararının gerçekleşmesi ve yeni projelerin hayata geçmesi için taşınmaza ihtiyaç duyulduğu, yapılan kiralama işlemleri hakkında Borçlar Kanunu hükümlerinin değil, Devlet İhale Kanunu hükümlerinin uygulandığı, Mahkeme kararında yer alan aksi yöndeki gerekçelerin kabul edilemeyeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz istemine konu Mahkeme kararının ise hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin hangi gerekçelerle hangi kamu idaresi için taşınmaza ihtiyaç duyulduğu ve sözleşmenin feshinden sonra söz konusu taşınmazın hangi amaçla kullanılacağı noktasında açıklama yapmaksızın, sözleşme süresi dolmadan, yalnızca Sözleşme’nin 11. maddesinde yer alan hükme istinaden sözleşmeyi keyfi olarak feshettiği, kiraladığı taşınmaz üzerinde, iş yerinin erkek kuaförü olarak kullanımına uygun hâle getirilmesi için gerekli tesisatı yaptığı ve iç tasarımını tamamladığı, yıllardır kullanmış olduğu iş yerini kapatarak faaliyetine başladığı, kiracılık yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin beyanların hukuki dayanağının olmadığı, kira yükümlülüklerini yerine getirip getirmeme hususunun yargılamasının idari yargının görev alanında bulunmadığı, davalı idare tarafından kira sözleşmesini sona erdirecek bir yargı kararı olmaksızın Sözleşme’de yer alan 11. madde hükmü kötüye kullanılmak suretiyle kira sözleşmesine son verildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, temyiz istemine konu Mahkeme kararının ise hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Çukurova Belediye Encümeni’nin … tarih ve … sayılı kararıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35. maddesinin (a) bendi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen Adana ili, Çukurova ilçesi, .. Mahallesi’nde bulunan … Kapalı Semt Pazarı içerisindeki … Blok … no.lu dükkanın 3 yıllığına kiralanmasına dair ihale davacının uhdesinde kalmış ve davacı ile 11/01/2013 tarihinde sözleşme imzalanmıştır.
Akabinde, söz konusu sözleşmenin 11. maddesine göre, davacı ile imzalanan sözleşmenin feshine dair 04/02/2015 tarih ve 52 sayılı encümen kararı alınmış, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde dilekçelerin görev ve yetki yönünden inceleneceği, adlî yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Davacı ile davalı idare arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesinde, “Taşınmaza Kamu İdarelerince ihtiyaç duyulması halinde sözleşme tek taraflı olarak feshedilir, kiracı idareden hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunamaz. (…)” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarî yargı mercilerinde yargısal denetimi yapılarak çözümlenecek uyuşmazlıklarda, öncelikle davaya konu işlemin idarî bir işlem olup olmadığı hususunun, başka bir anlatımla idare hukuku kurallarına göre tesis edilen, kamu gücüne dayanarak diğer tarafın rızasını aramaya gerek olmaksızın hukukî durumda tek yanlı irade açıklamasıyla değişiklik meydana getiren bir işlem olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. İdarî makamlar tarafından tesis edilmiş olsa bile, özel hukuk hükümlerine tâbi olan işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargı mercileri görevlidir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve diğer ihale mevzuatı kapsamında idarece tesis edilen işlemlerden ihale sürecine ilişkin olanlar, kesin ve icraî olmaları şartıyla, idarî işlemlerin diğer özelliklerini taşımaları durumunda idarî işlem olarak nitelendirilebilecek ve iptal davasına konu edilebilecektir. İhale sözleşmesinin imzalanmasından sonra tesis edilen işlemler ise, idarî işlemlerin diğer özelliklerini taşısalar bile, kamu gücü kullanılmak suretiyle değil, sözleşmenin tanıdığı yetkilere dayanılarak özel hukuk kurallarına göre tesis edilmeleri sebebiyle idarî işlem olarak nitelendirilemeyecek ve iptal davasına konu edilemeyecektir.
Bu kapsamda, ihale aşamasında tesis edilen işlemlerden doğabilecek uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince, ihale safhası tamamlanıp taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan ve sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların ise adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerekmektedir. Nitekim, bu husus yerleşik hâle gelmiş yargı içtihatlarınca da kabul edilmektedir. İhale mevzuatı uyarınca akdedilen sözleşmeler özel hukuk sözleşmesi olarak nitelendirildikleri için böyle bir sonuca ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 27/12/2012 tarihinde gerçekleştirilen ihale kapsamında davacı ile davalı idare arasında sözleşmenin imzalandığı, imzalanan sözleşmenin 11. maddesine göre davacı ile imzalanan sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Anılan ihale sözleşmesinde yüklenicinin ve idarenin görev ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, taraflar arasında akdedilen, tarafların özgür iradeleriyle imzaladıkları ve sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacını taşımayan, uyuşmazlık konusu kapalı teklif usulüyle yapılan ihale sonrası imzalanan sözleşmenin özel hukuk hükümlerine tâbi olduğu sonucuna ulaşıldığından, bu sözleşmenin uygulama aşamasından kaynaklı ve sözleşme hükümleri uyarınca tesis edilen sözleşmenin feshine yönelik dava konusu işlemin adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin özel hukuk hükümlerine tâbi kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adlî yargı mercilerinin görev alanına girdiği anlaşıldığından, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esasının incelenmesi suretiyle verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyiz istemine konu Mahkeme kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.