Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/2926 E. , 2021/3452 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/2926
Karar No:2021/3452
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2. (DAVACI) : … Gıda Hayvancılık İnşaat Pazarlama
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : .. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığınca 31/10/2014 tarihinde gerçekleştirilen “6 Kalem Sebze Alımı” ihalesinde, ihale saatine 15 dakika kala davacı şirketin müdürü …’ın isteklileri tereddüte düşürecek şekilde davranışlar sergileyerek ihaleye katılmak isteyenlerin büyük çoğunluğunun katılmasını engellediğinden bahisle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17. maddesi ile 58. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 26/12/2014 tarih ve 29217 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan işlemin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihalelere katılamamaktan ve ticari itibarının sarsılmasından dolayı uğradığı 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemes’nce verilen kararda; olayda, davacı şirketin müdürü …’ın, katılımcıların ihaleye katılmasını engellediğinden bahisle … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma neticesinde, olay günü tutulan tutanak, kamera kaydı, tanık ifadeleri ve diğer deliller incelenerek …’ın diğer katılımcılara yönelik tehdit, cebir ya da başka bir hukuka aykırı eyleminin olmadığı ve ihaleye fesat karıştırma suçunun unsurlarının olayda oluşmadığından bahisle E:…, K:… sayılı dosyada … tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşıldığından, isteklileri tereddüde düşürmek, katılımı engellemek, isteklilere anlaşma teklifinde bulunmak veya teşvik etmek, rekabeti veya ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunmak fiilini işlemediği adli yargı yerince verilen kararla sabit olan …’ın müdürü olduğu şirket hakkında tesis edilen yasaklama kararında hukuka uyarlık bulunmadığı;
Davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak, davacı şirket tarafından, hakkında yasaklama kararı verilmemiş olsaydı toplamda yaklaşık 2.000.000,00-TL (iki milyon Türk Lirası) değerinde olan çok sayıda ihaleye katılacağı ve bu ihalelerden büyük çoğunluğunun kendi üzerinde bırakılma olasılığı olduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL maddi zararının tazmini istenilmekte ise de, davacı şirketin anılan ihaleleri kesin olarak kazanacağından söz edilemeyeceğinden uğranıldığı iddia olunan zararın kesinleşmiş bir zarar olmaması, muhtemel zarar niteliği taşıması sebebiyle tazminine hukuken olanak bulunmadığı;
Davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise, davacının isteklileri tereddüde düşürmek, katılımı engellemek, isteklilere anlaşma teklifinde bulunmak veya teşvik etmek, rekabeti veya ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunmak fiilini işlemediği adli yargı yerince verilen kararla sabit olduğundan, anılan olay nedeniyle kişinin manevi olarak etkilenmesi olası ise de, tazminatı gerektirecek kadar manevi dünyasında sarsılma meydana gelmeyeceği veya şeref ve haysiyetini ihlâl edici bir durumun oluşmayacağı kanaatine varıldığından, davacının 50.000,00-TL manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, davacının 5.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlem nedeniyle aynı ilde yapılan bir çok ihaleye katılamadıkları, katılmış olsalardı bir çoğunun uhdelerinde kalacağı, Mahkemece gerekli araştırma yapılmadan maddi tazminat istemlerinin reddedildiği, manevi tazminat istemlerinin de soyut gerekçelerle reddedildiği, ticari itibarlarının büyük bir darbe aldığı; davalı idare tarafından, şirket müdürünün davranışının isteklileri tereddütte düşürdüğü, katılımı engellediği, ayrıca ceza hukuku bağlamında ceza verilmiş olmasının gerekmediği işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu, bu kısma yönelik davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
14. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’nca 31/10/2014 tarihinde gerçekleştirilen “6 Kalem Sebze Alımı” ihalesinde, ihale saatine 15 dakika kala davacı şirketin müdürü …’ın isteklileri tereddüte düşürecek şekilde davranışlar sergileyerek ihaleye katılmak isteyenlerin büyük çoğunluğunun katılmasını engellediğinden bahisle 4734 sayılı Kanun’un 17. maddesi ve 58. maddesi uyarınca davacı şirketin 1 yıl 6 ay süreyle ihalelerden yasaklanmasına ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine, davacı şirket tarafından, bu işlemin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihalelere katılamamaktan 5.000,00-TL maddi ve ticari itibarının sarsılmasından dolayı 50.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- İdare Mahkemesi’nce verilen kararın dava konusu işlemin iptali ile davacının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2- Temyize konu kararın davacının manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Manevî tazminat, kişilik haklarının ihlâli hâlinde meydana gelen eksilmenin, başka türlü giderim yolunun bulunmaması nedeniyle, uğranılan manevi zararın kısmen de olsa telafi edilmesini sağlayan manevî bir tatmin aracıdır.
Tüzel kişilerin kişilik haklarını, saygınlık, ticari itibar, sosyal ilişkiler bakımından sahip olunan değer, diğer kurumlar nezdindeki algılanış, mesleki çevrelerdeki konum, güvenilirlik gibi değerler oluşturmaktadır. Tüzel kişiliğin saygınlığını yitirmesine, itibar kaybına uğramasına veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşürülmesine yol açan hukuka aykırı tasarrufların, manevi zarara yol açtığı kabul edilerek bu tür zararların tazmini gerektiği kuşkusuzdur.
Tüzel kişiler lehine manevi tazminata hükmedilirken piyasadaki konumları ve ekonomik durumları dikkate alınarak, olay nedeniyle piyasadaki konumlarının ve ticari itibarlarının sarsılması ile orantıyı ifade edecek, işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, 26/12/2014 tarih ve 29217 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve Mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilen yasaklama kararının, davacının ticari itibarını zedelediği ve güvenirliğini azalttığı açıktır.
Bu durumda, davacı şirketin söz konusu işlem nedeniyle uğradığı manevi zarara karşılık makûl bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki temyize konu Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin ise kısmen reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptali ile maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne;
4. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.