Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/3255 E. , 2022/4998 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/3255
Karar No:2022/4998
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı (…Kurumu)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 4634 sayılı Şeker Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca davacı şirkete 4.029.907,42-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemle bildirilen …tarih ve …sayılı Şeker Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 4634 sayılı Şeker Kanunu uyarınca yurt içinde pazarlanabilecek ürünlerde A kotası şeker kullanılması gerekmekteyken, firmanın pazarlamış olduğu ürünlerde kullandığı ve gerçeğe aykırı beyanlarla düzenlenen 107 adet fatura ile temin ettiği 2.616.823 kg glikozu ürettiği ürünlerde kullanarak yurt içine sattığı, söz konusu glikozun A ve B kotaları dışında temin edilen ve yurt içine satışı yasak olan şeker olduğundan bahisle davacı şirket hakkında idarî para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı; davalı idare tarafından yapılan incelemede, davacının stok miktarlarıyla ilgili beyanlarından hareketle hesaplanan olması gereken stok miktarları ile sayım tarihinde tespit edilen stok miktarları arasında önemli farkların olduğu, firmanın ürettiğini beyan ettiği ürün miktarı ile muhasebe kayıtlardan hesaplanan ürün miktarının pek çoğunun örtüşmediği, özellikle bal, bal aromalı şurup, vişne reçeli, çilek reçeli ve kayısı reçelinde önemli farklar olduğu, davacının muhasebe kayıtlarında 107 adet fatura ile 1.389.692 kg kristal şeker (pancar şekeri) alışı olarak gösterdiği işlemler karşılığında aslında toplam 2.616.823 kg glikoz aldığı ve bunu ürünlerinde kullandığı, ancak kayıtlarda bu glikoz alımlarının şeker faturası adı altında gizlenmeye çalışıldığı, şeker faturalarının bazılarının muhasebe hesaplarına aktarılırken “Şeker” açıklamasının üzerinde “*” işaretinin olduğu ve “Şeker” yazan ürünler 150.06 muhasebe hesabında izlenirken, “Şeker” açıklamasının üzerinde “*” işareti olan ürünlerin ise 150.06.01 muhasebe hesabında izlendiği, söz konusu faturaların üzerinde ise firma tarafından bazı hesaplamalar yapıldığına dair yazılar olduğu, 150.06.01 muhasebe hesabında “*Şeker” olarak izlenen faturalar üzerindeki hesaplamalarda kullanılan fiyatın glikoz fiyatına, miktarın ise glikoz miktarına eşit olduğu, bazı faturaların üzerinde ise gelen ürünün belli kısmının başka firmalara sevk edildiğine dair notlar bulunduğu, muhasebe kayıtlarına “Şeker” olarak kaydedilen malların aslında satışı yapılan ilgili firmalara glikoz olarak sevk edildiği, bu faturalardaki şeker birim fiyatlarının aynı dönemde şeker piyasasında mevcut olan şeker fiyatlarının genelde altında, zaman zaman da bu fiyatların üzerinde olduğu, oysa gerçek şeker alışlarına ilişkin faturalarda böyle anormal fiyat değişikliklerinin olmadığı, genelde istikrarlı bir artış seyrinde olduğu, bunun da şeker piyasasında oluşan şeker fiyatları ile paralellik arz ettiği, birim fiyatlardaki küsurat kısımlarıyla ilgili yapılan ayarlamalarla glikoz bedeli ile fatura denkliğinin sağlanmaya çalışıldığı, ürünlerden alınan numunelerin analizinde, firmanın, pancar şekeri kullandığını ve pancar şekeri kullanım oranının yaklaşık %70 ile %85 olduğunu belirttiği ürünlerinde pancar şekerini hiç kullanmadığı, %4 ile %24 glikoz kullandığını belirttiği ürünlerinde ise glikoz oranının bir üründe %76,70, diğer üründe %98 olduğu hususlarının tespit edildiği, bu durumda, davacının sübuta eren söz konusu eylemlerine uygun olarak 4634 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca idarî para cezasıyla cezalandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemle kanunilik ilkesinin ihlâl edildiği, 4634 sayılı Kanun’un 11. maddesinde düzenlenen idarî para cezasının şeker üreten gerçek ve tüzel kişilere uygulanması gerektiği, firmalarının şeker üretmediği, dolayısıyla anılan kuralın kendileri hakkında uygulanamayacağı, öte yandan, davalı idare personelinin de firmalarında denetim yapmasının mümkün olmadığı, zira 4634 sayılı Kanun’un 9. maddesinin (h) bendinde kastedilen şirketin, aynı Kanun’un 2. maddesinin (k) fıkrasında tanımlanan “bir veya birden fazla şeker fabrikasını bünyesinde bulunduran veya işleten tüzel kişilik” olduğu, bu nedenle yasal dayanağı olmayan inceleme raporuna istinaden verilen idarî para cezasının hukuka aykırı olduğu, Mahkemece eksik incelemeye dayalı ve sadece davalı idare beyanları esas alınarak karar verildiği, davanın konusu önemli ticari ilişkileri ve hesaplamaları ihtiva ettiği ve hukukî bilgi ile çözülmesi imkânsız olduğu hâlde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, kime veya kimlere karşı gerçeğe aykırı beyanda bulunularak 107 adet fatura düzenlendiğinin tespitinin yapılmadığı, bu faturaları düzenleyerek verenlerin bir beyanı veya ifadesinin alınmadığı, bu faturaların sahte olduğu ve gerçeği yansıtmadığına dair kriminal bir rapor, maliye incelemesi veya yargı mercilerince alınmış bir kararın olmadığı, tespit ve iddiaların niyet okumadan ibaret olduğu, numunelerin usulsüz alındığı, alınan numunelerin tamamının analize gönderilmediği, uygulanan idarî para cezasının şirketin sermayesinin yaklaşık on katı olduğu, inceleme raporunun kendi içinde çelişkiler içerdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 72. maddesiyle 4634 sayılı Şeker Kanunu’na eklenen Ek-1. maddesinde, “Mevzuatta Şeker Kurumu’na ve Şeker Kurulu’na yapılmış olan atıflar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na yapılmış sayılır.”; 73. maddesiyle eklenen Geçici 9. maddesinde ise, “Şeker Kurumu bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kapatılmıştır. Kapatılan Şeker Kurumu’nun taraf olduğu davalar ve icra takiplerinde Bakanlık kendiliğinden taraf sıfatını kazanır.” kuralına yer verildiğinden, kapatılan Şeker Kurumu’nun yerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın davalı sıfatıyla bakılan davada taraf olduğu; ancak 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, Tarım ve Orman Bakanlığı adı altında yeniden yapılandırılmış olduğu anlaşıldığından, mülga Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerine Tarım ve Orman Bakanlığı’nın davalı konumda olduğu görülerek esasın incelenmesine geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihaî kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.