Danıştay Kararı 13. Daire 2016/4189 E. 2021/2388 K. 22.06.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/4189 E.  ,  2021/2388 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4189
Karar No:2021/2388

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1. … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mandıracılık Gıda Temizlik Turizm Nakliye Pazarlama
Üretim İmalat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:.., K:… sayılı davanın kısmen kabulü kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Kırşehir Vakıf İmaretinin 2007 yılı sıcak yemek yapım ve dağıtım işi hizmet alımı ihalesine katılan davacı şirketin ihale komisyonuna verdiği iş deneyim belgesinin gerçeği yansıtmadığından bahisle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17/c ve 58. maddeleri uyarınca bir yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemin İdare Mahkemesi’nce iptal edilmesi üzerine işlem sebebiyle uğranıldığı öne sürülen zarara karşılık 30.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı şirketin uhdesinde kalan ihalenin iptal edilmiş olması nedeniyle uğradığı kesin ve belirlenebilir nitelikteki maddi zararın hesaplanmasının teknik bilgiye sahip uzman bilirkişilerce yapılması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve …tarihinde kayda alınan raporda özetle, davacı şirketin kamu ihalelerine bir yıl süreyle katılmaktan yasaklanması nedeniyle uhdesinde kalan … Müdürlüğü’nün mamul yemek alımı, dağıtımı ve sonrası hizmetler ihalesi nedeniyle uğradığı kâr kaybının 25.553,28-TL olduğunun belirtildiği, anılan raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, davacının 25.553,28-TL maddi tazminat isteminin kabulü, fazlaya ilişkin istemin ise reddi gerektiği;
Davacı şirket hakkında bir yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına yönelik tesis edilen işlemin hukuka aykırılığının yargı kararıyla ortaya konulduğu görülmekte olup, anılan işlem nedeniyle şirketin ticari itibarının ve saygınlığının zedelendiğinin kabulü ile oluşan manevi zararın tazmini amacıyla 10.000,00 TL manevi tazminatın da davacıya ödenmesi gerektiği;
Bu durumda, davacı şirket hakkında tesis edilen ancak hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konulan bir yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanma kararı nedeniyle davacının uhdesinde kalan ihaleden kaynaklı olarak oluşan 25.553,28-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın …. İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında ihalelere katılmaktan yasaklama kararının iptali davasının açıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, ihaleden yasaklama işleminin tesisine davacının sebep olduğu, idareyi yanıltmaya yönelik iş deneyim belgesi sunulduğu, ceza mahkemesi tarafından söz konusu belgenin sahte olmadığı tespit edilmiş ise de, belgenin geçerli bir belge olmadığı, idarenin manevi tazminatla yükümlü tutulmasını gerektirir ağır hizmet kusuru bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, şirketin yasaklama kararından önce çevresinde sektörün en bilinen firmalarından olduğu, yasaklama kararının verilmesinden sonra belli istekliler arasında yapılan ihalelere davet edilmediği, itibar kaybettiği, iş ve müşteri çevresi tarafından şirkete şüphe ile yaklaşıldığı, itibar ve saygınlık kaybına karşılık sembolik olarak hükmedilen manevi tazminatın yerinde olduğu, iptal olunan işlem nedeniyle uğranılan zararın karşılanmasının anayasal bir zorunluluk olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı 3. Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde kararname’nin 218. maddesi uyarınca Başbakanlık merkez teşkilatı kapatılmış ve 219. maddesinde, kapatılan Başbakanlığın iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılmış olan davalarda Cumhurbaşkanlığı’nın taraf sıfatı kazanacağı kurala bağlanmış olduğundan, kapatılan Başbakanlığın yerine Cumhurbaşkanlığı’nın davalı konumunda olduğu görülerek esasın incelenmesine geçildi.

ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Kayseri Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Kırşehir Vakıf İmaretinin 2007 yılı sıcak yemek yapımı ve dağıtımı işi hizmet alımı ihalesine katılan davacı şirketin ihale komisyonuna verdiği iş deneyim belgesinin gerçek olmadığının tespit edildiğinden bahisle 4734 sayılı Kanun’un 17/c ve 58. maddeleri uyarınca bir yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.
Anılan işleme karşı davacı şirket tarafından açılan dava neticesinde …. İdare Mahkemesi’nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak, … tarih ve E:…, … sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bahsi geçen karara yönelik temyiz başvurusu Dairemizin … tarih ve E: .., K:… sayılı kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi de Dairemizin 19/11/2014 tarih ve E:2014/3969, K:2014/3617 sayılı kararıyla reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, bir yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına yönelik karar nedeniyle, kazandığı ve sözleşme yapma aşamasına geldiği ihalelerin sözleşmesini imzalayamadığı, olağan koşullarda katılabileceği 115 ihaleye katılamadığı ve bu ihaleler nedeniyle kâr kaybına uğradığı, ihalelere davet edilmediği, itibar kaybına uğradığı iddialarıyla, 30.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesinde, ilgililerin haklarını ihlâl eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası açabileceği gibi ilk önce iptal davası açıp bu davada verilen kararın tebliği üzerine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açabilecekleri kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- İdare Mahkemesi kararının temyize konu …TL manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik görülmemiştir.
2- İdare Mahkemesi kararının temyize konu maddi tazminat isteminin … TL’lik kısmının kabulü yönünden incelenmesi;
İdarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için, idarenin eylem veya işleminden gerçek, miktarı belli, uğranıldığı kanıtlanmış bir zararın doğması ve idarenin eylem veya işlemiyle meydana gelen zarar arasında bir nedensellik bağının bulunması gerektiği kabul edilmektedir. İdarenin tazmin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının da kesin olarak ortaya çıkmış, miktar olarak belirgin, gerçek bir zararın bulunduğu aşamada incelenebilmesi mümkündür. Tazminat davası açılabilmesi için gerekli ön koşul olan, gerçekleşmiş bir zararın henüz bulunmadığı, ortaya konulamadığı bir aşamada idarenin hizmet kusurunun olup olmadığının irdelenmesine de gerek bulunmamaktadır.
İdarenin tazminle yükümlü tutulması için ancak kesin olarak ortaya çıkmış ve belirgin hâle gelmiş bir maddi zararın varlığı şart olduğundan, idare yönünden tazmin borcunun doğabilmesi için, sadece ‘muhtemel zarar’ yeterli olmayıp, bu zararın kesin olarak ortaya çıkmış, miktar olarak belirgin, yani gerçek zarar olması gerekir. Bu noktadan hareketle maddi zarar kişilerin mal varlığında, iradeleri dışında ortaya çıkan kayıp ve eksilmeyi ifade edeceğinden, olayda davacının gerçek zararı miktar olarak ortaya çıkmış, davanın açıldığı ve görüldüğü aşamada zararın oluşmuş olması zorunludur.
Davaya konu olayda ise, davacı tarafından talep edilen maddi tazminatın, kazandığı ve sözleşme yapma aşamasına geldiği ihalelerin sözleşmesini imzalayamadığı, olağan koşullarda katılabileceği 115 ihaleye katılamadığı ve bu ihaleler nedeniyle kâr kaybına uğradığı iddiasıyla olası koşullara bağlı olarak kazanılması muhtemel bir kazanç kaybına dayandırıldığı, kesin ve gerçek bir zararın bulunmadığı anlaşıldığından, bu hâliyle koşulları oluşmayan maddi tazminatın ödenmesi talebinin kabulüne imkân bulunmamaktadır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmında hukukî isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının temyize konu maddi tazminat isteminin …-TL’lik kısmının kabulüne ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.