Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/4450 E. , 2022/3898 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4450
Karar No:2022/3898
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul … Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nce 26/11/2013 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Birlik Genel Sekreterliğine Bağlı Sağlık Tesislerinin İhtiyacı Olan 5 Yıllık Bilgisayarlı Tomografi Hizmet Alımı” ihalesi uhdesinde kalan davacı şirket tarafından, anılan ihalenin iptaline ilişkin Kamu İhale Kurulu’nun 26/02/2014 tarih ve 2014/UH.I-1125 sayılı kararına karşı açılan davada, … İdare Mahkemesi’nce verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarının uygulanmaması nedeniyle oluşan 1.000,00-TL maddi ve 250.000,00-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı tarafından, mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle 1.000,00-TL maddi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, Mahkemece verilen 30/11/2015 tarihli ara karara rağmen davacı tarafından, davada gerçekleşmiş ya da ileride gerçekleşeceği kesin olan ve para ile ölçülebilecek bir zararın varlığı kanıtlanıp belgelendirilemediğinden, davacının maddi tazminat isteminin reddi gerektiği;
Davacının manevi tazminat istemine gelince, manevi tazminat, kişilik haklarının ihlâli hâlinde meydana gelen eksilmenin, başka türlü giderim yolunun bulunmaması nedeniyle, uğranılan manevi zararın kısmen de olsa telafi edilmesini sağlayan manevî bir tatmin aracı olduğu, tüzel kişilerin kişilik haklarını, saygınlık, ticari itibar, sosyal ilişkiler bakımından sahip olunan değer, diğer kurumlar nezdindeki algılanış, mesleki çevrelerdeki konum, güvenilirlik gibi değerlerin oluşturduğu, tüzel kişiliğin, saygınlığını yitirmesine, itibar kaybına uğramasına veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşürülmesine yol açan hukuka aykırı tasarrufların manevi zarara yol açtığı kabul edilerek bu tür zararların tazmini gerektiği, tüzel kişiler lehine manevi tazminata hükmedilirken piyasadaki konumları ve ekonomik durumları dikkate alınarak, olay nedeniyle piyasadaki konumlarının ve ticari itibarlarının sarsılması ile orantıyı ifade edecek, işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesinin gerektiği;
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından en avantajlı teklif verilerek üzerinde kalan ihalenin, hukuka aykırılığı mahkeme kararı ile tespit edilmiş idari işlem ile iptal edildiği, mahkemece bu işlemin iptaline karar verilmesine rağmen idare tarafından anılan mahkeme kararının uygulanmayarak kusurlu olduğu görüldüğünden, davacının itibar kaybına uğramasına veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşürülmesine yol açan bu tasarrufun nedeniyle manevi zarara yol açtığının kabulü gerektiğinden, davacının 250.000,00-TL’lik manevi tazminat talebinin 15.000,00-TL’lik kısmının kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ihale süreci ile ilgili olarak usul ve mevzuata uygun hareket edildiği, yargı kararının uygulanması bakımından idarenin sorumluluğunu yerine getirdiği, davacının zarara uğratılmadığı, zarara uğramış olsa bile bu zararın meydana gelmesi ile idarenin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, bu durumun Kamu İhale Kurumu’nun kararından kaynaklandığı, ayrıca konuyla ilgili … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca görevi kötüye kullanma suçundan açılan soruşturma sonucunda idarenin mahkeme kararına uyduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Mahkemenin iptal kararı üzerine ihale komisyonunun tekrar toplandığı ve kaldığı yerden ihale süreci devam ettirilerek iptal kararının uygulandığı, ihale sürecindeki tüm işlemlerin teklif zarflarının açılmasından itibaren yeniden değerlendirmeye alındığı, davacı şirketin yeterlik kriterlerini sağlamadığı tespit edilerek teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve ihalede geçerli teklif kalmaması sebebiyle ihalenin iptaline komisyonca karar verildiği, işbu davanın, yargı kararının uygulanmaması sebebine dayandığı, ancak kişilik haklarına doğrudan bir saldırı hâli ve bunun sonucunda gerçekleşen bir itibar kaybı söz konusu olmadığı, kaldı ki dosya içeriğinden, Mahkeme kararının davalı idarece uygulanmaması durumunun da gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, manevi tazminat manevi zararın varlığı şartıyla ağır hizmet kusuru bulunması hâlinde hükmedileceği, davalı idarenin hizmet kusurundan ve özellikle ağır hizmet kusurunun varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığı, manevi tazminata niteliği itibarıyla faiz yürütülemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, hukuk düzeni gereği tüzel kişilerin bir hukuk sujesi olarak tanımlandığı, tüzel kişilere ad, şeref, onur ve itibar gibi kişisel varlıklar bahşedildiği, manevi zararın bu kişisel varlıklarda uğranan eksilme olduğu, bir tüzel kişinin haklarından olan varlıklarına yapılan saldırının bu manevi değerlerinde eksilmeye neden olacağı, hukuk kuralları uyarınca hem maddi hem de manevi tazminatlara faiz yürütülebildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 203. maddesi ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelde yer alan “Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu” ibarelerinin yürürlükten kaldırıldığı ve diğer mevzuatta “Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu”na yapılmış olan atıfların Sağlık Bakanlığı’na yapılmış sayılacağı kuralına yer verildiği, 184. maddesinde ise anılan Kurumun “Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü” adıyla Sağlık Bakanlığı’nın hizmet birimi olarak teşkilatlandırıldığı belirtildiğinden, bakılan davada, davalı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu yerine Sağlık Bakanlığı davalı sıfatıyla taraf olarak kabul edilerek esasın incelenmesine geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul … Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nce 26/11/2013 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Birlik Genel Sekreterliğine Bağlı Sağlık Tesislerinin İhtiyacı Olan 5 Yıllık Bilgisayarlı Tomografi Hizmet Alımı” ihalesi 12/12/2013 tarihli ihale komisyonu kararıyla davacı şirket üzerinde bırakılmış, ancak, dava dışı bir şirket tarafından ihale dokümanına yönelik yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine Kamu İhale Kurulu’nun (Kurul) 26/02/2014 tarih ve 2014/UH.I-1125 sayılı kararı ile, ihaleye ait Teknik Şartname’nin itirazen şikâyet başvurusuna konu edilen düzenlemelerinin verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olmadığı ve ihaledeki rekabet ortamını zedeleyecek nitelikte olduğu gerekçesiyle anılan ihalenin iptaline karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararına karşı davacı tarafından … İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasıyla açılan davada, Mahkemenin 15/10/2014 tarihli kararıyla, “ihaleye 6 isteklinin katıldığı, 5 isteklinin geçerli teklif verdiği, Teknik Şartname’nin de belirli bir marka-modeli işaret etmediği, söz konusu düzenlemelerin ihalede rekabet ortamını zedeleyici nitelikte olmadığı, dolayısıyla ihalenin iptal edilmesini gerektirecek bir husus oluşmadığı” gerekçesiyle dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece verilen yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasına yönelik olarak anılan 05/11/2014 tarih ve 2014/MK-527 sayılı Kurul kararıyla, dava dışı şirketin itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verilmiş, ayrıca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile de dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
05/11/2014 tarih ve 2014/MK-527 sayılı Kurul kararına istinaden davalı idarece alınan 24/12/2014 tarihli düzeltici ihale komisyonu kararı ile, ihale sürecinin devamı yönünde karar alınması nedeniyle, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nca idarelere tanınan “takdir yetkisi” çerçevesinde, ihale sürecindeki tüm işlemlerin teklif zarflarının açılmasından itibaren yeniden değerlendirilmesine karar verildiği, yapılan değerlendirme sonucunda davacı şirket ve …Medikal ve Lab. Malz. İnş. Temz. Petrol San. Ve Tic. Ltd. Şti. (Zirve şirketi) şirketinin yeterlik kriteri olarak istenen belgeleri sunmadığı tespit edildiğinden tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verildiği, bununla birlikte, 26/02/2014 tarih ve 2014/UH.I-1125 sayılı Kurul kararı ile ihalenin iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, ihaleye konu işin kesintiye uğramaması gereken nitelikte işler kapsamında olması ve hasta mağduriyetinin önlenebilmesi amacıyla Kurul kararı doğrultusunda, ihale dokümanında ihaleye katılımı azami ölçüye çıkartacak değişiklikler yapılarak, iptalle sonuçlanan ihaleye esas teşkil eden işin … İKN’li “3 yıllık Bilgisayarlı Tomografi Hizmet Alımı” işi ile yeniden ihale edildiği ve ihale sürecinin sonuçlandırıldığı, sözleşme imzalanarak işin ifası sürecine başlanıldığı, bu durum, ihalenin hukuki ve fiili durumunda da değişiklikler yarattığı, diğer yandan, aynı ihtiyaçları karşılamak üzere … İKN ile ihalesi yapılan işin sözleşmesinin 24/09/2014 tarihinde yapıldığı, yüklenici firma tarafından ihale dokümanı ile teknik özellikleri belirlenen 5 adet Bilgisayarlı Tomografi cihazı temin edilerek ihale dokümanı ile belirlenen 5 hastaneye montajı yapılarak çekim yapılmaya başlanıldığı ve 2014 yılı Ekim ve Kasım aylarına ait hakedişlerin yüklenici firmaya ödendiği, söz konusu Bilgisayarlı Tomografi hizmetinin devam ettiği, bununla birlikte, … Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliğinde yaşanan bölünme nedeniyle bahse konu ihalenin ihale yetkilisinde de değişiklik meydana geldiği, … İdare Mahkemesi’nce yürütmesinin durdurulmasına karar verilen ihalede en avantajlı birinci teklif konumunda olan istekliye ait çekim birim fiyatı 0,202-TL iken, iptal kararını müteakip aynı ihtiyaçları karşılamak amacıyla … İKN ile ihale edilerek sözleşmeye bağlanan ihalede çekim birim fiyatının 0,174-TL olarak oluştuğu, çekim başına birim fiyatlar üzerinden % 14 daha fazla bir fiyatla ihalenin toplamda 758.256,41-TL daha yüksek bir bedel ile bir istekliye verilmesinin 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesine aykırılık teşkil edeceği, söz konusu ilk ihaleyle, ikinci ihalenin ayrı ayrı yapıldığı, yeni ihalede, eski ihalede taraf olmayan isteklilerin bulunduğu, bu durumda, 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesine dayanılarak, bahse konu ilk ihalede hadd-i layık bir indirim yapılmadığı, kaynakların verimli kullanılmasının sağlanamadığı, aynı ilkeden bahisle ihalenin daha düşük fiyat teklifi bulunan ikinci ihale ile sürdürülmesinde kamu yararı bulunduğu, bununla birlikte, …İKN ile ihalesi yapılan 24/09/2014 tarihinde de sözleşmesi imzalanan iş çerçevesinde 5 adet Bilgisayarlı Tomagrafi cihazını 5 ayrı hastanede montajını tamamlayarak işin ifasını sürdüren yüklenicinin itiraz süresi, dava açması durumunda tazminat talepleri ve kamunun uğrayacağı zarar ve idarenin hizmetinde aksamalara sebebiyet vermesi hususları birlikte düşünüldüğünde oluşacak kamu zararı ve telafisi imkânsız zararların daha üst noktalara ulaşacağı, mevzuat hükümleri ve fiili durum, ihalede birinci ve ikinci en avantajlı teklif olarak belirlenen isteklilere ait tekliflerin yapılan yeni değerlendirme sonucu yeterlik kriterlerini sağlayamayarak her iki teklifin de değerlendirme dışı bırakılmış olmaları ile doğan hukuki ve fiili imkânsızlık ve kamu yararı ilkesi de dikkate alınarak ihalenin iptal edilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle oluşan 1.000,00-TL maddi, 250.000,00-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından … Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği hakkında “görevi kötüye kullanma suçu” ile ilgili yapılan şikâyet üzerine açılan soruşturmada, …Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … tarih ve Soruşturma No:…, Karar No:…sayılı şüpheli hakkında yüklenen suçtan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında, Ankara 8. İdare Mahkemesi’nce Kamu İhale Kurulu’nun 26/02/2014 tarih ve 2014/UH.I-1125 sayılı kararının iptaline karar verildiğinden, komisyonun tekrar toplandığı ve kaldığı yerden ihale sürecini devam ettirip mahkeme kararını uygulayarak ihale yetkilisine sunduğu, 4734 sayılı Kanun’da idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde ihale sürecindeki tüm işlemlerin yeniden değerlendirilmesine ihale komisyonu tarafından oybirliği ile karar verildiği, ihale dosyasında yapılan yeniden değerlendirme neticesinde şikâyetçi şirketin ihalede yeterlik kriterini sağlamadığı tespit edilerek teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verilerek ihale yetkilisinin onayına sunulduğu, şikâyetçi tarafından ihalenin iptal kararı ve ihale komisyonu kararının kendilerine tebliğine rağmen süresi içerisinde karara karşı şikâyet yoluna başvurmadığı, böylece idarenin Mahkeme kararına uyduğu, şüphelinin yüklenen suçu işlediğini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı gerekçesine yer verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesinde, ilgililerin haklarını ihlâl eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası açabileceği gibi ilk önce iptal davası açıp bu davada verilen kararın tebliği üzerine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açabilecekleri kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı davalı idare tarafından temyiz edildiğinden, inceleme bu kısımla sınırlı olarak yapılmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarî eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hâllerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
İdarî işlemlerden doğan zararların tazmin edilmesi amacıyla açılan tam yargı davalarında, idarî işlemin hukuka aykırı olması ve bundan dolayı idarî yargı yerince iptal edilmesi idarenin hizmet kusurunun varlığını ortaya koymaktadır. Ancak, hizmet kusurunun bulunması yeterli olmayıp, genel sorumluluk koşullarının da somut olayda gerçekleşmiş olması aranmaktadır. Bu koşullar ise, idarî bir işlem ya da idareden sadır olan ihmalî veya icraî bir eylemin varlığı, tazmin isteminde bulunanın maddi veya manevi bir zararının bulunması ve söz konusu zararın idarenin işlem veya eyleminin bir sonucu olması, yani zarar ile idarî davranış arasında kurulabilen bir illiyet bağının mevcudiyetidir.
Manevi zarar, idarenin bir eylem veya işlemi ile bir kimsenin kişi olarak haiz olduğu ve hukukça korunan hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, hürriyet, isim, şeref, haysiyet, cinsel ve ruhsal bütünlük gibi kişilik değerlerine yapılan saldırılar sonucu kişinin bu saldırıdan dolayı duyduğu bedeni ve/veya ruhsal acı ve üzüntü olarak tanımlanmakta, manevi tazminatla kişinin bu acı ve üzüntüsünün kısmen de olsa tatmin edilmesi amaçlanmaktadır. Bu anlamda, idarî işlem veya eylemin neden olduğu ticari itibar kaybının, gerçek ve tüzel kişiler bakımından tazmin edilmesi gereken manevi bir zarar olduğu açıktır.
Manevî tazminat, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevî tatmin aracıdır.
Manevî tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerekir.
Olayda, İstanbul … Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nce gerçekleştirilen “Birlik Genel Sekreterliğine Bağlı Sağlık Tesislerinin İhtiyacı Olan 5 Yıllık Bilgisayarlı Tomografi Hizmet Alımı” ihalesi dokümanına yönelik olarak dava dışı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu sonucunda, 26/02/2014 tarih ve 2014/UH.I-1125 sayılı Kurul kararı ile anılan ihalenin iptaline ilişkin işlemin tesis edildiği, bu karara karşı açılan davada … İdare Mahkemesi’nin 15/10/2014 tarihli kararı ile anılan işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, yürütmeyi durdurma kararı üzerine 05/11/2014 tarih ve 2014/MK-527 sayılı Kurul kararı ile anılan Kurul kararının iptaline ve dava dışı şirketin itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verildiği, bu karar üzerine de davalı idarece yeni oluşan maddi ve hukuki durumlar nedeniyle 26/11/2013 tarihinde yapılan ihaleye yönelik olarak yeniden bir değerlendirme süreci başlatılarak, 24/12/2014 tarihli düzeltici ihale komisyonu kararının alındığı; her ne kadar 12/12/2013 tarihli ihale komisyonu kararıyla uyuşmazlık konusu ihale davacı şirket üzerinde bırakılmış ise de, 24/12/2014 tarihli ihale komisyonu kararında, ihaleye ilişkin olarak daha önce yapılan itirazen şikâyet başvurusunun ihalenin iptal edilmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlandırıldığından, yeniden bir itiraz sürecinin başlayabileceği de dikkate alınarak, teklif zarflarının açılmasından itibaren tüm işlemlerin incelenmesi sonucunda, daha önce birinci en avantajlı teklif olan davacı şirket ve en avantajlı ikinci teklif olan Zirve şirketinin tekliflerinin yeterlik kriterlerine uymadığından bahisle değerlendirme dışı bırakıldığı, ayrıca ihale yetkilisinin değiştiği ve ihalenin iptaline ilişkin Kurul kararı üzerine yeniden ikinci bir ihalenin yapıldığı gerekçelerine yer verilerek söz konusu ihalenin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Öte yandan, davacı şirket tarafından … Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği hakkında “görevi kötüye kullanma suçu” ile ilgili yapılan şikâyet üzerine açılan soruşturmada, …Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … tarih ve Soruşturma No:…, Karar No:…sayılı şüpheli hakkında yüklenen suçtan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında, ihale dosyasında yapılan yeniden değerlendirme neticesinde şikâyetçi şirketin ihalede yeterlik kriterini sağlamadığı tespit edilerek teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verilerek ihale yetkilisinin onayına sunulduğu, şikâyetçi tarafından ihalenin iptal kararı ve ihale komisyonu kararının kendilerine tebliğine rağmen süresi içerisinde karara karşı şikâyet yoluna başvurmadığının ihale komisyonunca rapor edildiği, böylece idarenin Mahkeme kararına uyduğu, şüphelinin yüklenen suçu işlediğini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu itibarla, davacı şirketin itibarının zedelendiği iddiasının soyut olduğu ve gerçeği yansıtmadığı anlaşıldığından, manevi tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların oluşmadığı sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukukî isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.