Danıştay Kararı 13. Daire 2016/4763 E. 2022/4949 K. 22.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/4763 E.  ,  2022/4949 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/4763
Karar No : 2022/4949

DAVACI : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. … Av. …

DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan “Kullanım Miktarı Sınırlı Hizmetler ile Fatura Üst Sınırı Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın (Usul ve Esaslar) 7. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Elektronik haberleşme hizmetinin kesintisiz bir şekilde sunulması gerektiği, dava konusu düzenleme ile hizmet sunumunun devamının abonenin talebine bağlandığı, haberleşme hürriyetinin ihlâl edildiği, ölçüsüz bir tedbir getirildiği, düzenlemenin tüketici menfaatine olmadığı, belirlilik ilkesinin ihlâl edildiği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu düzenlemenin temel amacının tüketici menfaatinin sağlanması olduğu, haberleşme hürriyetinin ve belirlilik ilkesinin ihlâl edilmesinin söz konusu olmadığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ :
Dava; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan “Kullanım Miktarı Sınırlı Hizmetler ile Fatura Üst Sınırı Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 7. maddesinin iptali istemi ile açılmıştır.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.” hükmü; “İlkeler” başlıklı 4. maddesinin 1-b bendinde ise “Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi” hükmü yer almaktadır.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında, kurumun görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Söz konusu maddede;
” …..
c) Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.
….
j) Kullanıcılara ve erişim kapsamında diğer işletmecilere uygulanacak tarifelere, sözleşme hükümlerine, teknik hususlara ve görev alanına giren diğer konulara ilişkin genel kriterler ile uygulama usul ve esaslarını belirlemek, tarifeleri onaylamak, tarifelerin denetlenmesine ilişkin düzenlemeleri yapmak.
….
s) Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık halinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulamak.
….
ş) Elektronik haberleşme sektörüne yönelik olarak, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.” hükmü yer almaktadır.
Bu madde kapsamında davalı idare, elektronik haberleşme sektöründe, düzenleme, denetleme, yetkilendirme, uzlaştırma, rekabeti tesis etme ve tüketicileri koruma gibi geniş görev ve yetkilerle donatılmıştır.
Aynı Kanun’un “Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme”başlıklı 49. maddesinde ise;
“(1) Kurum, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebilir.
(2) İşletmeciler, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi imzalanırken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirir.
(3) Kurum bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirler.” hükmü yer almaktadır
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile; abonelerin yüksek faturalarla karşılaşmalarının önlenmesi ve fatura tutarlarının kontrol edilebilmesi imkânının sağlanması ile abone bilgilendirmelerinin etkin bir şekilde yapılabilmesini teminen, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 4’üncü, 6’ncı, 49’uncu maddeleri ile Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 12’nci maddesi ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde Ek’te yer alan “Kullanım Miktarı Sınırlı Hizmetler ile Fatura Üst Sınırı Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın onaylanması hususuna karar verilmiştir.
Dava konusu edilen “Kullanım Miktarı Sınırlı Hizmetler ile Fatura Üst Sınırı Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın “Uluslararası veri dolaşım hizmetleri” başlıklı 7. maddesinde ise;
“(1) Uluslararası veri dolaşım hizmetine ilişkin, paket aşımı ve/veya paket dışı veri kullanım ücretleri toplamının vergiler dâhil;
a) 100 TL’ye ulaşması halinde; aboneler ulaşılan değer bilgisi ve aksi yönde talepleri olmaması halinde ücretin 250 TL’ye veya işletmeciler tarafından 250 TL’nin altı ve üstü olacak şekilde sunulacak alternatif değerlerden abonenin tercih ettiği değere ulaşması durumunda veri hizmetinin durdurulacağı hakkında bilgilendirilir.
b) 250 TL’ye veya işletmecilerin alternatif olarak sunduğu değerlerden abonenin tercih ettiği değere ulaşması halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yapılan bilgilendirmeyi müteakip veri hizmetinin devam etmesini talep etmeyen abonelerin veri hizmeti durdurulur ve aboneler ulaşılan değer bilgisi, veri hizmetinin durdurulduğu ve durdurulan hizmetin başlatılması için yapılması gereken işlemler hakkında bilgilendirilir.
(2) Aboneler bu maddenin birinci fıkrası kapsamında uluslararası veri dolaşım hizmetinin durdurulmamasını veya durdurulan hizmetin başlatılmasını her zaman talep edebilirler.” ibaresi yer almaktadır.
Mobil telefon kullanımlarına ilişkin olarak yüksek faturalarla karşılaşılarak ciddi mağduriyetlerin yaşandığı alanların başında yurtdışında data kullanımı gelmektedir.
Davaya konu edilen düzenleme, uluslararası veri dolaşımı hizmeti ile sınırlı olup, tüketiciye bilgilendirme ve hatırlatma yapılıp, tüketicinin belirtilen tutara ulaşması halinde, hattını veri dolaşımına kapatma imkanı bulunmaktadır.
Ayrıca, bilgilendirme mesajına yanıt vermeyerek, hattının uluslararası veri dolaşımına kapatılmasına izin veren abonelerin ise her zaman gönderecekleri bir kısa mesaj ile hatlarını yeniden anılan hizmete açabilme imkanları bulunmaktadır.
Pek çok tüketici, farkında olmadan yurtdışında yaptıkları kullanımlar nedeniyle yüksek faturalar ile karşılaşılmaktadır. Kurumsal abonelerin yurtdışında kullanım yapıp yapmayacağına, yapılacaksa kendilerine uygun paket alınıp alınmayacağına karar verilmesi yolunda herhangi bir müdahale sözkonusu değildir. Kurumsal aboneler açısından, hizmetin devam etmesine ilişkin beyanın, kurumsal hattın yetkilisi tarafından yapılması gerekliliği aranmamakta olup, söz konusu hizmetin, gönderilecek bir kısa mesaj ile devam etmesinin sağlanması, tamamen işletmecinin uhdesinde yer almaktadır.
Netice olarak; bağlı olduğu üst hukuk normlarına uygun ve onların amaç ve kapsamı dahiline tesis edildiği anlaşılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan “Kullanım Miktarı Sınırlı Hizmetler ile Fatura Üst Sınırı Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 7. maddesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla, abonelerin yüksek faturalarla karşılaşmalarının önlenmesi ve fatura tutarlarının kontrol edilebilmesi imkânının sağlanması ile abone bilgilendirmelerinin etkin bir şekilde yapılabilmesini teminen, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 4., 6. ve 49. maddeleri ile Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 12. maddesi ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde “Kullanım Miktarı Sınırlı Hizmetler ile Fatura Üst Sınırı Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın onaylanmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davacı şirket tarafından söz konusu Usul ve Esaslar’ın 7. maddesinin iptali istemiyle bakılmıştır.

İLGİLİ MAVZUAT:
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olduğu belirtilmiş; “İlkeler” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde “Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi” ilkesi yer almış; Kurum’un görevlerinin sayıldığı 6. maddesinin (c) bendinde, “Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.”; (j) bendinde, “Kullanıcılara ve erişim kapsamında diğer işletmecilere uygulanacak tarifelere, sözleşme hükümlerine, teknik hususlara ve görev alanına giren diğer konulara ilişkin genel kriterler ile uygulama usul ve esaslarını belirlemek, tarifeleri onaylamak, tarifelerin denetlenmesine ilişkin düzenlemeleri yapmak.”; (s) bendinde, “Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık halinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulamak.”; (ş) bendinde, “Elektronik haberleşme sektörüne yönelik olarak, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.” davalı idarenin görevleri arasında sayılmış; 12. maddesinin ikinci fıkrasında, Kurum’un, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği belirtildikten sonra, (e) bendinde, tüketicinin korunmasına yönelik yükümlülükler getirilebileceği kuralına yer verilmiş; “Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme”başlıklı 49. maddesinde ise, “(1) Kurum, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebilir. (2) İşletmeciler, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi imzalanırken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirir. (3) Kurum bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirler.” kuralları yer almaktadır.

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, elektronik haberleşme sektöründe düzenleyici ve denetleyici kurum olan davalı idare tarafından, kanunlar ile kendisine verilen düzenleme yetkisi kullanılırken dikkate alınması gereken ilkelerden birinin “tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi” olduğu, bu kapsamda tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirilebileceği anlaşılmaktadır.
Usul ve Esaslar’ın “Uluslararası veri dolaşım hizmetleri” başlıklı 7. maddesinde, “(1) Uluslararası veri dolaşım hizmetine ilişkin, paket aşımı ve/veya paket dışı veri kullanım ücretleri toplamının vergiler dâhil; a) 100-TL’ye ulaşması halinde; aboneler ulaşılan değer bilgisi ve aksi yönde talepleri olmaması halinde ücretin 250-TL’ye veya işletmeciler tarafından 250-TL’nin altı ve üstü olacak şekilde sunulacak alternatif değerlerden abonenin tercih ettiği değere ulaşması durumunda veri hizmetinin durdurulacağı hakkında bilgilendirilir. b) 250-TL’ye veya işletmecilerin alternatif olarak sunduğu değerlerden abonenin tercih ettiği değere ulaşması halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yapılan bilgilendirmeyi müteakip veri hizmetinin devam etmesini talep etmeyen abonelerin veri hizmeti durdurulur ve aboneler ulaşılan değer bilgisi, veri hizmetinin durdurulduğu ve durdurulan hizmetin başlatılması için yapılması gereken işlemler hakkında bilgilendirilir. (2) Aboneler bu maddenin birinci fıkrası kapsamında uluslararası veri dolaşım hizmetinin durdurulmamasını veya durdurulan hizmetin başlatılmasını her zaman talep edebilirler.” kuralı yer almaktadır.
Dava konusu düzenleme uyarınca, uluslararası veri dolaşımı hizmeti kapsamında toplam kullanımları 100,00-TL’ye ulaşan abonelere, kullanımlarının belirli bir seviyeye ulaşması hâlinde veri hizmetinin durdurulacağı hakkında bilgi verileceği, kullanımların söz konusu seviyeye ulaşması hâlinde ise veri hizmeti sunumunun durdurulacağı, ancak, abonelerce uluslararası veri dolaşım hizmetinin durdurulmamasının veya durdurulan hizmet sunumunun tekrar başlatılmasının her zaman talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, davacı şirket tarafından haberleşme hürriyetinin ihlâl edildiği ileri sürülmekte ise de, mobil telefon kullanımlarında yüksek faturalarla karşılaşılarak ciddi mağduriyetlerin yaşandığı alanların başında yurtdışı data kullanımlarının geldiği görülmekte olup, dava konusu düzenlemenin sadece uluslararası veri dolaşım hizmetine yönelik bir sınırlama getirdiği, tüketicilere her aşamada bilgilendirme yapılmasının öngörüldüğü; abonelere, hatlarını uluslararası veri dolaşımına kapatmama imkânı sağlanmakla birlikte, hatları uluslararası veri dolaşımına kapatılan abonelere de her zaman hatlarını veri dolaşımına açma olanağının sağlandığı dikkate alındığında, tüketici menfaatinin sağlanması amacıyla tesis edildiği ve tüketici mağduriyetlerine yol açmayacak tedbirlerin alındığı anlaşılan dava konu düzenlemede üst hukuk kurallarına aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı şirket tarafından ileri sürülen diğer iddialar dava konusu düzenlemeyi kusurlandırıcı mahiyette görülmemiştir

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 22/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.