Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/5055 E. , 2022/3614 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/5055
Karar No:2022/3614
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İletişim Hizmetleri A.Ş.
(Eski Unvan: … İletişim Hizmetleri A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına tahsisli radyolink (R/L) frekanslarına ilişkin olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararı uyarınca 2015 yılı için 11.094.673,03-TL frekans kullanım hakkı ücreti hesaplanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’nun … tarih ve … sayılı işleminin 6.713.337,18-TL’lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı şirkete frekans tahsis edilmesinden sonra 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 10/05/2009 tarihinde yürürlüğe giren yetkilendirme ile ilgili maddeleri uyarınca anılan frekansların kullanımı nedeniyle kullanım hakkı ücreti ödeneceğinin anlaşıldığı, söz konusu Kanun maddelerinin yürürlüğe girdiği 10/05/2009 tarihinden itibaren uygulanmasının zorunlu olduğu ve bu tarihten itibaren kullanılan frekanslar için ücret hesaplanmasının gerektiği, bu bağlamda bu tarihten önce tahsis edilmiş dahi olsa Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra kullanılmaya devam edilen frekansların da anılan Kanun kapsamında ücretlendirileceği, aksi durumun devlete ait kaynakların ücretsiz olarak kullanıma sunulmasına ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına neden olacağı, her ne kadar 5809 sayılı Kanun öncesinde tahsis edilmiş olsa da davacı şirket tarafından anılan Kanun’un yürürlük tarihinden sonra da kullanılmaya devam edilen (R/L) frekanslar nedeniyle davacı adına 2015 yılı için kullanım hakkı ücreti hesaplanmasına ilişkin işlemin dava konusu 6.713.337,18-TL’lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kullanım hakkı rejimi ve yetkilendirme usulüne özgü olarak tanımlanan kullanım hakkı ücretlerinin ilk kez 5809 sayılı Kanun ile getirildiği, kullanım hakkı ücreti talep edilen kaynakların ise bu rejime tabi olmadığı ve 5809 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden çok önce tahsis edildiği, 5809 sayılı Kanun’da kullanım hakkı ücretlerinin anılan Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce tahsis edilen kaynaklar için de alınacağına dair hiçbir istisna/geçiş hükmüne yer verilmediği, söz konusu ücretlerin Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce tahsis edilen kaynaklar için de alınmasının kanunların geriye yürümezliği ilkesini zedelediği, 5809 sayılı Kanun ile getirilen mali yükümlülüğün kapsamının Yönetmelik ile genişletildiği, hukukî güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.