Danıştay Kararı 13. Daire 2016/5070 E. 2021/1520 K. 21.04.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/5070 E.  ,  2021/1520 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/5070
Karar No:2021/1520

TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ….
2. (DAVACI) … Taşımacılık Organizasyon Temizlik
Nakliye Emlak Elektrik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Orman ve Su İşleri Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nca ..tarihinde gerçekleştirilen “Orman ve Su İşleri Bakanlığı Merkez Teşkilatı ana hizmet binasında görev yapan Bakanlık personelinin mesaiye geliş ve ikametlerine dönüşlerinin temini amacıyla (01/07/2015-30/06/2016 256 iş günü) servis taşıtlarının kiralanması hizmet alımı” ihalesinde, davacı şirketin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17. maddesinde yer alan fiilleri gerçekleştirdiğinden bahisle kamu ihalelerinden bir yıl süreyle yasaklanmasına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 16/06/2015 tarih ve 29388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesindeki sözleşme özgürlüğü ilkesinin, tarafların bir sözleşmeyi yapıp yapmama veya yapacakları sözleşmenin içeriğini diledikleri şekilde belirleme serbestisine sahip olduklarını ifade ettiği, bu anlamda özel hukuk kişilerinin yapacakları anlaşmanın içeriğini serbetçe belirleyebileceklerinin açık olduğu, davaya konu olayda da, … Elektrik Üretimi Motorlu Araçlar Tütün Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (….) ile davacı şirketin 2013 yılında 2011 ve 2012 yıllarını kapsayacak şekilde personel taşıma sözleşmesi yaptıkları, bu sözleşmede yer verilen sözleşme tanzim tarihi gerçeği yansıtmıyorsa da sözleşmeye konu işin bilfiil davacı şirket tarafından yapıldığı, davacı şirket tarafından davaya konu ihalede sunulan personel taşıma sözleşmesinin davacı şirketin iş deneyimini göstermeye matuf olarak sunulması, ve davacı şirketin yaklaşık üç yıl boyunca … firmasının personel taşıma işini gerçekleştirerek iş deneyim belgesine konu işi gerçekten yapması ve bu deneyime gerçekten sahip olması hususları bir arada gözetildiğinde, davaya konu ihale kapsamında sunulan sözleşmenin (iş deneyim belgesinin) gerçek olmayan durumları yansıttığı söylenemeyeceğinden, bu belgenin sahte olmadığı, sahte belge düzenlemek ve ihalede kullanmak isnadıyla davacı hakkında tesis olunan dava konusu bir yıl süreyle kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararında hukuka uygunluk bulunmadığı;
Davacı şirket her ne kadar toplum içindeki itibarının zedelendiği ve hak aramak için zahmetler çektiği, bu nedenle de manevi olarak zararlara uğradığını ileri sürse de bu iddiası yerinde görülmediğinden davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, davacının manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ticari itibarının zedelendiği; davalı idare tarafından, davacının gerçeğe aykırı belge sunduğu, bu belge kabul edilseydi davacının haksız avantaj sağlayacağı ve ihale kararını etkileyebileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının gerçeğe aykırı belge sunarak şüpheli işlem yaptığı ve kusurlu olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile davalının temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Davacı şirketin özel ortağı olduğu … Ltd. Şti.-… Ltd. Şti iş ortaklığının servis taşıtlarının kiralanması hizmet alımı ihalesinde istekli olarak teklif sunduğu, tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında davacı şirketin iş deneyim belgesi olarak sunduğu … Enerji Elektrik Üretimi Motorlu Araçlar Tütün Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (… A.Ş.) ile aralarında 07/02/2011 tarihinde aktedildiği belirtilen sözleşmenin ve ekindeki 35 adet faturanın incelenmesi sonucunda, 35 adet faturanın 28/02/2011-31/12/2012 tarihlerini kapsayan 23 adedinin … Enerji Elektrik Üretimi Motorlu Araçlar Tütün Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (… Ltd. Şti.) adına düzenlendiğinin farkedildiği, yapılan incelemede … Ltd. Şti.’nin tür değişikliğine giderek unvanını … A.Ş. olarak değiştirdiği, bu değişikliğin 21/01/2013 tarih ve 8240 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiğinin görüldüğü, anılan sözleşmenin taraflarından … firmasının unvanının sözleşmenin aktedildiği 07/02/2011 tarihinde … Ltd. Şti. iken sözleşmenin … A.Ş. Kaşesi kullanılmak suretiyle imzalandığı, bu tespitler üzerine 13/05/2015 tarih ve 15 sayılı ihale komisyomu kararıyla davacının ortağı olduğu anılan iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı, bu arada … Tur. Sey. Taş. Tur. Tic. Ltd. Şti. tarafından verilen 20/05/2015 tarihli dilekçe ile … Ltd. Şti. -… Ltd. Şti.’nin davaya konu ihalede usûlsüzlükler yaptığı ileri sürülerek başvuruda bulunulduğu, bu başvuru üzerine davalı idarenin 21/05/2015 tarih ve 111609 sayılı yazısı ile … A.Ş.’den anılan tespitlere ilişkin görüşlerinin sorulduğu, … firması tarafından 25/05/2015 tarih ve 11609 sayılı yazı ile verilen cevapta “şirketleri tarafından davacı şirket ile 2011-2012 yılları için ayrı ayrı taşıma sözleşmesi aktedildiği, ancak 2013 yılında tüm yılları kapsayacak tek bir sözleşme yapılmasına gerek görüldüğünden anılan 2011-2012 yıllarını da kapsayacak şekilde sözleşme aktedildiği ve iş deneyim belgesi kapsamında sunulan sözleşmenin 21/01/2013 tarihinden sonra yapıldığının” beyan edildiği, … Ltd. Şti. ise konuyla ilgili verdiği beyanında, “… firmasıyla 08/02/2011 tarihinden itibaren şifahi sözleşme ile personel taşıma işinin yürütüldüğü ve bu firma ile fiilen 31/01/2013 tarihinde sözleşme yapıldığı ve bu taşıma işinin bilfiil gerçekleştirildiğinin” belirtildiği, bu beyanlar üzerine iş deneyim belgesi olarak sunulan sözleşmenin dosya kapsamındaki faturalar ile uyumlu olduğu tespit edilmekle beraber sözleşmede tanzim tarihi 07/02/2011 olarak belirtilmesine rağmen daha sonra bu tarihin 31/01/2013 olarak belirtilmiş olması ve konuyla ilgili beyanda bulunan anılan firmaların farklı beyanlarda bulunması nedeniyle davacı şirket hakkında özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle suç duyurusunda bulunulduğu ve 4734 sayılı Kanun’un 17. maddesin yer alan fiileri işlediğinden bahisle aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca davacı şirketin kamu ihalelerinden yasaklaması üzerine, yasaklama işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 10.000-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde, ilgililerin, haklarını ihlâl eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması hâlinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri; bu hâlde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlanmıştır.
Anayasa’nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu yasaklama işleminin iptaline ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik görülmemiştir.
2- Davacının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısıma gelince;
Manevî tazminat, kişilik haklarının ihlâli hâlinde meydana gelen eksilmenin, başka türlü giderim yolunun bulunmaması nedeniyle, uğranılan manevi zararın kısmen de olsa telafi edilmesini sağlayan manevî bir tatmin aracıdır.
Tüzel kişilerin kişilik haklarını, saygınlık, ticari itibar, sosyal ilişkiler bakımından sahip olunan değer, diğer kurumlar nezdindeki algılanış, mesleki çevrelerdeki konum, güvenilirlik gibi değerler oluşturmaktadır. Tüzel kişiliğin, saygınlığını yitirmesine, itibar kaybına uğramasına veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşürülmesine yol açan hukuka aykırı tasarrufların manevi zarara yol açtığı kabul edilerek bu tür zararların tazmini gerektiği kuşkusuzdur.
Tüzel kişiler lehine manevi tazminata hükmedilirken piyasadaki konumları ve ekonomik durumları dikkate alınarak, olay nedeniyle piyasadaki konumlarının ve ticari itibarlarının sarsılması ile orantıyı ifade edecek, işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, 16/06/2015 tarih ve 29388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve Mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilen yasaklama kararı nedeniyle, davacının ticari itibarının zedelendiği ve güvenilirliğinin azaldığı açıktır.
Bu durumda, davacı şirketin söz konusu işlem nedeniyle uğradığı manevi zarara karşılık makûl bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, manevi tazminat istemi yönünden davanın reddi yolundaki temyize konu Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu yasaklama işleminin iptaline ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle;
3. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
4. …İdare Mahkemesi’nin anılan kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA oyçokluğuyla;
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/04/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :

Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının da onanması gerektiği oyu ile, kararın bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.