Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/1666 E. , 2022/2730 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/1666
Karar No : 2022/2730
DAVACI : … Sendikası (… Sendikası)
VEKİLLERİ : Av. … ,
Av. …
Av. … , Av. …
Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
22/01/2015 tarih ve 29244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik”in 4. maddesinin 7. fıkrasındaki “Toplu iş sözleşmesinin süresi, ihale sözleşmesinin süresini geçemez.” kuralının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Tepebaşı Belediyesi’nce ihale edilen ve … tarafından yürütülen araç kiralama işinde çalışan işçilerin çoğunluğunun kendi sendikalarına kayıtlı olduğundan toplu iş sözleşmesi yapılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan yetki belgesi talep edildiği, bu talebin reddi üzerine açılan dava neticesinde toplu iş sözleşmesi yapma hakkı bulunduğu yönünde verilen kararın kesinleştiği, bu karar çerçevesinde Bakanlıktan alınan yetki belgesi ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerini yürütmek için yapılan başvurunun dava konusu Yönetmelik düzenlemesi uyarınca reddedildiği, toplu iş sözleşmesi sürecinin kamu ihale sözleşmesi süresine bağlanmasının kanuna ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, Yönetmelik ile getirilen düzenlemenin sendikalaşma ve örgütlenme hakkını engellediği, uzun süren yargılamalar neticesinde sözleşmenin sona ermesi akabinde yetki alınabildiği ve bu sebeple toplu iş sözleşmesi süreçlerinin gereği gibi yürütülemediği, idarelerin toplu iş sözleşmesi imzalamamak için kısa süreli hizmet alımı yoluna gittiği, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hasım mevkine alınması gerektiği; esasa ilişkin olarak, dava konusu Yönetmeliğin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na dayanılarak yürürlüğe konulduğu, dava konusu Yönetmeliğin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na uygun olduğu, Kanunlarda hizmet alım sürelerinin belirlendiği, davacının iddialarının yerinde olmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ :
Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI … ‘NIN DÜŞÜNCESİ :
22/01/2015 tarihli 29244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik’in 4. maddesinin 7. fıkrasındaki “toplu iş sözleşmesinin süresi, ihale sözleşmesinin süresini geçemez” hükmünün iptali istenilmektedir.
Dosyanın incelendiği tarih itibariyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 8. maddesine, 10/09/2014 tarihli 6552 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile eklenen fıkrada; “04/01/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlerde, 22/05/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde tanımlanan asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından münhasıran bu Kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmeleri; alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yürütülür ve sonuçlandırılır. Toplu iş sözleşmesinin kamu işveren sendikası tarafından bu fıkraya göre sonuçlandırılması hâlinde, belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarece fiyat farkı ödenir. Kamu işveren sendikası tarafından yürütülmeyen ve sonuçlandırılmayan toplu iş sözleşmeleri için fiyat farkı ödenemez, 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fıkrası esas alınarak asıl işveren sıfatından dolayı ücret farkına hükmedilemez ve asıl işveren sıfatıyla sorumluluk yüklenemez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasa hükmüne dayanılarak Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik 22/01/2015 tarih ve 29244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, 07/03/2015 tarihli ve 29298 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 2. maddesi ile dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 7. fıkrası, “6356 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmak kaydıyla toplu iş sözleşmesinin süresi, ihale sözleşmesinin süresini geçemez.” şeklinde değiştirilmiş ve bu hükmün iptali istemiyle dava açılmıştır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Toplu iş sözleşmesinin şekli ve süresi” başlıklı 35. maddesinde; “(1) Toplu iş sözleşmesi yazılı olarak yapılır. (2) Toplu iş sözleşmesi en az bir ve en çok üç yıl süreli olarak yapılabilir. Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez. (3) Faaliyetleri bir yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere yapılan toplu iş
sözleşmelerinin süresi bir yıldan az olabilir. İşin bitmemesi hâlinde bu sözleşmeler bir yılın
sonuna kadar uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 22/01/2015 tarih ve 29244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış 4. maddesinin 7. fıkrası “toplu iş sözleşmesinin süresi, ihale sözleşmesinin süresini geçemez” şeklinde iken 17/03/2015 tarih ve 29298 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış Yönetmeliğin 2. maddesi ile 4. maddesinin 7. fıkrası, “6356 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmak kaydıyla toplu iş sözleşmesinin süresi, ihale sözleşmesinin süresini geçemez.” şeklinde değiştirilmiştir.
Yönetmeliğin 4. maddesinin 7. fıkrasında görüleceği üzere, toplu iş sözleşmesinin geçerlilik süresi, 6356 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmak kaydıyla ihale sözleşmesinin süresi ile sınırlandırılmıştır.
Bu bağlamda, toplu iş sözleşmesinin, 6356 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmak kaydıyla yapılacağı için geçerlilik süresinin de en az bir ve en çok üç yıl olacağı, toplu iş sözleşmesi süresinin, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamayacağı, kısaltılamayacağı, sözleşme süresinden önce sona erdirilemeyeceği ve faaliyetleri bir yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere yapılan toplu iş sözleşmelerinin süresi bir yıldan az olduğu takdirde, işin bitmemesi hâlinde bu sözleşmelerin bir yılın sonuna kadar uygulanacağı görülmüştür.
Bu itibarla, 4735 sayılı Kanun’un 8. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca fiyat farkı ödenmesine esas toplu iş sözleşmelerinin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yürütüleceği açık olup, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 7. fıkrasındaki düzenlemenin de, toplu iş sözleşmesinin süresini 6356 sayılı Yasa hükümlerine uygun olmak kaydıyla ihale sözleşmesinin süresi ile sınırlandırdığı ve dayanağı üst hukuk normu niteliğindeki yasal düzenlemelere aykırılık taşımadığı sonucuna varıldığından, 22/01/2015 tarihli 29244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik’in 4. maddesinin 7. fıkrasının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
22/01/2015 tarih ve 29244 sayılı Resmî Gazete’de Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik yayımlanmış, Yönetmeliğin 4. maddesinin 7. fıkrası “Toplu iş sözleşmesi, her bir ihale sözleşmesi dikkate alınarak işyeri düzeyinde imzalanır. Toplu iş sözleşmesinin süresi ihale sözleşmesinin süresini geçemez.” şeklinde iken 17/03/2015 tarih ve 29298 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile anılan Yönetmelik hükmü “(7) 6356 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmak kaydıyla toplu iş sözleşmesinin süresi, ihale sözleşmesinin süresini geçemez.” şeklinde değiştirilmiştir.
Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ile … arasında hizmet alım işine ilişkin sözleşme imzalanmış, davacı işçi sendikası tarafından anılan iş yerinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğuna dair yetki belgesi verilmesi talep edilmiş, bu talebin reddi üzerine açılan davada … İş Mahkemesi tarafından davacının talebinin kabulüne karar verilmiş ve bu karar onanarak kesinleşmiş ve davacıya yetki belgesi verilmiştir.
Bu arada Tepebaşı Belediyesi ile … arasındaki hizmet alım sözleşmesinin süresi sona ermiş ve … Dayanıklı Tük. Tar. İnş. Ltd. Şti. ile idare arasında yeni bir hizmet alım sözleşmesi imzalanmış, davacı işçi sendikası tarafından Eskişehir Çalışma ve İşkurumu İl Müdürlüğü’ne başvurularak toplu iş sözleşmesi prosedürünün anılan şirket ile yürütülemesi yönündeki talebi dava konusu Yönetmelik düzenlemesi uyarınca yerinde görülmemiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı tarafından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın da hasım mevkine alınması gerektiği yönündeki usule ilişkin itirazı, dava konusu Yönetmeliğin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulduğu anlaşıldığından yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı 53. maddesinde, “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir…” kuralı yer almaktadır.
6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 13. maddesiyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Fiyat farkı verilebilmesi” başlıklı 8. maddesine eklenen 3. fıkrasında, “04/01/2002 tarih ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62. maddddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlerde, 22/05/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanan asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından münhasıran bu Kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmeleri; alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından 18/10/2012 tarih ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yürütülür ve sonuçlandırılır. Toplu iş sözleşmesinin kamu işveren sendikası tarafından bu fıkraya göre sonuçlandırılması hâlinde, belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarece fiyat farkı ödenir. Kamu işveren sendikası tarafından yürütülmeyen ve sonuçlandırılmayan toplu iş sözleşmeleri için fiyat farkı ödenemez, 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin yedinci fıkrası esas alınarak asıl işveren sıfatından dolayı ücret farkına hükmedilemez ve asıl işveren sıfatıyla sorumluluk yüklenemez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenir.” kuralı yer almıştır.
6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun; “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin (h) bendinde “Toplu iş sözleşmesi: İş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeyi,…, ifade eder.” düzenlemesine; “Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği” başlıklı 33. maddesinde “(1) Toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri içerir. (2) Toplu iş sözleşmesi, tarafların karşılıklı hak ve borçları ile sözleşmenin uygulanması ve denetimini ve uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri de içerebilir.” kuralına; “Toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi” başlıklı 34. maddesinde “(1) Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. (2) Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir.” kuralına yer verilmiştir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Toplu iş sözleşmesinin şekli ve süresi” başlıklı 35. maddesinde,”(1) Toplu iş sözleşmesi yazılı olarak yapılır. (2) Toplu iş sözleşmesi en az bir ve en çok üç yıl süreli olarak yapılabilir. Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez. (3) Faaliyetleri bir yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere yapılan toplu iş sözleşmelerinin süresi bir yıldan az olabilir. İşin bitmemesi hâlinde bu sözleşmeler bir yılın sonuna kadar uygulanır. (4) Toplu iş sözleşmesi süresinin bitmesinden önceki yüz yirmi gün içinde, yeni sözleşme için yetki başvurusunda bulunulabilir. Ancak, yapılacak toplu iş sözleşmesi önceki sözleşme sona ermedikçe yürürlüğe giremez.” kuralı bulunmaktadır.
6356 sayılı Kanunun “Yetki” başlıklı 41. maddesinin 4. fıkrasında “Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyeri veya işyerleri, sendika üyesi olmayan bir işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
Sözlük anlamı ile “düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek” olarak tanımlanan “düzenleme”, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir. Yasama organının yasama tasarrufları dışında, idare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. “Kural işlemler” (ya da diğer adıyla “genel düzenleyici işlemler”), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar konulmuş olması zorunlu olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi gerekir.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 4735 sayılı Kanunun “Fiyat farkı verilebilmesi” başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmelerinde asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak toplu iş sözleşmelerinin, alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla kamu işveren sendikalarından birisi tarafından yürütülerek sonuçlandırılması öngörülmüştür.
Anılan Kanunun gerekçesinde, düzenlemenin amacının, belirtilen alt işveren işçilerinin de diğer işçiler gibi, Anayasada yer alan sendika kurma ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip olduğunun açık olduğu, ancak ihale mevzuatının mevcut düzenlemelerinin, uygulamada söz konusu işçilerin Anayasal haklarını kullanmasını engellediği, son yıllarda bu işçilerin söz konusu haklarını kullanmaya başladıkları, alt işveren yahut idare ile toplu iş sözleşmesi imzaladıkları, ancak toplu iş sözleşmesi nedeniyle elde edilen ücret ve sosyal haklarının kamu ihale mevzuatındaki hükümler nedeniyle akim kaldığının görüldüğü ve bu gerekçelerle alt işveren işçilerinin toplu sözleşme hakkının temini olduğu hususu ifade edilmiştir.
Dava konusu Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik’in 4. maddesinin 7. fıkrasında toplu iş sözleşmesinin 6356 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmak kaydıyla, ihale sözleşmesinin süresini geçemeyeceği kuralına yer verilmiştir.
Öncelikle, hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan işçiler için imzalanacak olan toplu iş sözleşmesine göre fiyat farkının ancak toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından yürütülmesi hâlinde ödenebileceği, bu çerçevede, her bir alt iş verenin toplu iş sözleşmesi yürütülmesi ve imzalanması için ayrı ayrı işveren sendikalarından birini yetkilendirmesi gerektiği, her bir yüklenicinin de ancak gerçekleştirilecek olan ihale sonucunda tespit edilebildiği hususları dikkate alındığında, toplu iş sözleşmesinin süresinin, ihale sözleşmesinin süresiyle sınırlandırılmasında, üst hukuk kurallarına aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, 6356 sayılı Kanun’da toplu iş sözleşmesinin en az bir, en çok üç yıl süreli olarak yapılabileceği kuralına yer verilmekle beraber, bu sözleşmelerin işyeri veya işyerleri için yapılacağı düzenlenmiştir.
Davacının iddiaları ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 28. maddesinde hizmet alımı ihalelerinin süresinin 3 yıl ile sınırlandırılmış olması birlikte değerlendirildiğinde, işçiler ile işveren arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin sınırının işyeri veya işyerleri de olduğu göz önüne alınarak, her bir hizmet alım ihalesi sonrası imzalanan sözleşmenin ayrı birer iş yeri olarak kabul edilip edilmeyeceğinin, başka bir anlatımla, her bir hizmet alım sözleşmesinin ayrı birer işyeri olarak kabul edilerek yapılacak toplu iş sözleşmesinin süresinin ihale sözleşmesinin süresini geçip geçemeyeceğinin de incelenmesi gerekmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde işyeri; “işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birim” olarak tanımlanmıştır.
Bu itibarla, her biri farklı şartlarda imzalanan, süreleri, işçilerin ve işverenlerin niteliklerinin çoğu zaman örtüşmediği, farklı ihale şartlarının arandığı ve yaptırılacak işin de esaslı olmasa dahi değişebildiği hizmet alım işlerinin farklı birer iş yeri olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İdare ile alt işverenler arasında imzalanan her bir personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin farklı alt işveren işyeri olarak kabul edilmesi ve her birinin ayrı ayrı işyeri toplu iş sözleşmesi konusu olması gerekmektedir. Nitekim Yargıtay kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 10/06/2021 tarih ve E:2021/5609, K:2021/10086 sayılı, 02/12/2021 tarih ve E:2021/11640, K:2021/16108, 28/01/2021 tarih ve E:2021/427, K:2021/2660 sayılı kararları).
Ayrıca, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 4735 sayılı Kanunun 8. maddesinin 3. fıkrasının “toplu iş sözleşmesi nedeniyle elde edilen ücret ve sosyal hakların kamu ihale mevzuatındaki hükümler nedeniyle akim kalmasının önüne geçilmesi” amacı da dikkate alındığında idare ile alt işverenler arasında bağıtlanan her hizmet alım sözleşmesinin ayrı ayrı işyeri toplu iş sözleşmesi konusu olması gerektiği anlaşıldığından, alt işveren işyerlerine dair imzalanacak toplu iş sözleşmelerinin, hizmet alım sözleşmesinin süresi ile sınırlı olmasına ilişkin dava konusu Yönetmelik kuralında hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 20/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.