Danıştay Kararı 13. Daire 2017/18 E. 2022/2954 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2017/18 E.  ,  2022/2954 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/18
Karar No:2022/2954

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1. … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
2…. İdaresi Başkanlığı

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Akaryakıt Dağıtım Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından alınacak ulusal marker karşılığında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na sunulan toplam 50.000.000,00-TL tutarındaki 3 adet teminat mektubunun iade edilmesi istemiyle yapılan 03/03/2014 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; uyuşmazlıkta, teminat mektuplarının iade edilmemesi yönündeki talep üzerine davalı idarece açıklama istenilen Gelir İdaresi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısında, konuya ilişkin başlatılan incelemelerin, alınan ve kullanılan markerlerin envanteri ile kullanıma hazır hâle getirilen ürünlerin envanterini de gerektirmesi ve ulusal markerlerin kaybolması, çalınması ve/veya ziyan olması hâllerini de içeren bir vergi incelemesi olduğundan, harici araştırmalar gerektirmesi ve yapılış yöntemi itibarıyla diğer rutin vergi incelemelerinden ayrıldığı, yapılan vergi incelemelerinde, marker miktarlarına bakıldığı, alınan ve kullanılan markerlerin vergisel yönden envanterlerinin de yapıldığı, bu bağlamda, marker ile markerin kullanıldığı ürün dengesinin sağlanması hâlinde alınan teminatların iade edildiği, bu çerçevede, iadesi istenen teminat mektuplarının ulusal marker kullanımı amacıyla teslim edilmesi sebebiyle, sürdürülen vergi incelemelerinin de marker alım miktarları ve ÖTV beyanları arasında fark tespit edilen firmalara ilişkin olduğundan, yapılmakta olan vergi incelemeleri sonuçlanıncaya kadar teminatların iade edilmemesinin önem arz ettiğinin belirtildiği; bunun haricinde, davalı idarece veya ulusal markeri davacı şirkete teslim eden TÜBİTAK tarafından, ulusal markerin (tamamı yönünden) çalındığı, kaybolduğu veya ziyan olduğu yönünde herhangi bir tespitte bulunulmadığı, (sadece 8.013 lt ulusal markerin eksik teslim edildiğinin tespit edildiği) diğer taraftan, konuya ilişkin vergi incelemesi sonucunda düzenlenen 24/09/2014 tarihli Vergi İnceleme Raporu’nda, “… Mükellef kurum tarafından 2013 yılı içerisinde ithal edilen akaryakıt, aynı yıl içerisinde markerlanan akaryakıt ve fiili envanter sonucu bulunan akaryakıt miktarı dikkate alındığında bir biri ile tutarlı olduğu görülmüştür.” değerlendirmesine yer verildiği ve raporun sonuç kısmında da, davacı şirketin 2013 yılı hesap döneminde, ithal edilen akaryakıt satışlarının ve 27.11.2013 tarihinde gerçekleştirilen fiili envanter çalışmasının ÖTV yönünden sınırlı incelenmesi sonucunda eleştiriyi gerektiren bir hususa rastlanmadığının belirtildiği, bu durumda, davacı şirket tarafından akaryakıta eklenmek üzere teslim alınan ulusal markerden (kullanılmayan) 8.013 lt’lik kısmının eksik iade edildiğinin TÜBİTAK raporlarıyla ortaya konulduğu anlaşılmakta ise de, bunun dışında davacı şirket tarafından iade edilen ulusal markerin çalındığı, kaybolduğu ve/veya zayi olduğu yönünde herhangi bir tespitte bulunulmadığı gibi, söz konusu ulusal markerin eksiksiz olarak TÜBİTAK’a iade edildiği anlaşıldığı, idarece, eksik iade edildiği tespit edilen kısma ilişkin olarak ulusal marker bedelinin davacı şirketten istenilmesi, yatırılmadığı takdirde bu tutarın, teminat mektuplarının ulusal marker bedeli kadarının nakde çevrilmesi suretiyle tahsil edilmesi, bakiye kısma ilişkin teminat mektuplarının ise davacı şirkete iade edilmesi gerekirken, salt davacı şirket hakkında devam eden vergi incelemesinden hareketle, davacı şirket tarafından teslim alınan ulusal markere karşılık gelen teminat mektuplarının davacı şirkete iade edilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, kaldı ki, dava konusu işleme gerekçe gösterilen vergi incelemesi sonucunda düzenlenen Vergi İnceleme Raporu’nda da, davacı şirket hakkında herhangi bir olumsuz duruma rastlanılmadığın belirtildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı …e Kurumu (…) tarafından, Gelir İdaresi Başkanlığınca yapılan inceleme sonucunda teminatın iadesine yönelik koşulların oluşmayabileceğinden davacını başvurusunun reddedildiği; Davalı … Başkanlığı tarafından, vergi incelemesi sonucu marker zayi edilip edilmediği anlaşılacağından … tarafından değerlendirme yapılması amacıyla yapılan inceleme sonuçlanıncaya kadar iade edilmemesinin istendiği, vergi borcunun ödenmediği yapılan görüşmelerde şirket sahibinin şirket hakkında bilgi sahibi olmadığı, şirket adresinde bulunmadığından, şirketin vergi kaçırma amacıyla kurulmuş olabileceği, söz konusu teminat mektuplarına ilişkin yapılan yazışmaların nakde çevirmek için değil dayanağı menkul ve gayri menkullerin tespiti için olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, şirketlerine teslim edilen ulusal markerin zayi olmasının söz konusu olmadığı, bu konuda şirketlerine yapılmış bir bildirimin de bulunmadığı, teminat mektubu karşılığı alınan ulusal markerin kullanılmayan kısımlarının eksiksiz olarak iade edildiği, teminatın vergi borcu için nakde çevrilmesinin hukuken mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalıların temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.