Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/208 E. , 2022/2268 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/208
Karar No:2022/2268
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının sorumlu ortak baş denetici sıfatıyla görev yaptığı … Uluslararası Bağımsız Denetim ve SMMM Anonim Şirketi (… Denetim) nezdinde yapılan denetimler sırasında dava dışı … Kuyumculuk Sanayi İthalat İhracat Anonim Şirketi’nin (… ) 31/12/2008, 31/12/2009 ve 31/12/2010 tarihli bağımsız denetim raporlarının mevzuata aykırı olarak hazırlandığından bahisle sermaye piyasasında bağımsız denetim yapmaktan 2 yıl yasaklanmasına yönelik … tarih ve … sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle davacının sorumlu ortak baş denetçi olduğu … Denetim hakkında yapılan denetim üzerine düzenlenen rapordaki tespitler dikkate alındığında, bağımsız denetim şirketlerinin denetimleri ile sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi ortamda işleyişinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasının amaçlandığı, … Denetim tarafından yapılan denetimlerde bağımsız denetim standart, ilke ve kurallarına gereği gibi uyulmadığı, denetim planı ve çalışma kağıtlarıyla bunları destekleyici bilgi ve belgelerin denetim çalışmasını destekleyecek seviyede olmadığı, denetim yapılan şirketlerin finansal tablolarında güvenirliğini etkileyecek unsurlar tespit edilmesine rağmen bu hususta gerekli tedbirlerin alınmadığı, hatalı ve eksik denetim raporu düzenlendiği anlaşıldığından, sorumlu ortak baş denetçi olarak görev yapan davacının bu nedenle sermaye piyasasında bağımsız denetim yapmaktan 2 yıl süreyle yasaklanmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, savunma hakkının kısıtlandığı, risk değerlendirmesinin denetlenen her dönem için yapıldığı ancak 2008 döneminden sonraki dönemlerde farklı sonuç alınmadığından risk değerlendirme raporlarının paralellik gösterdiği, çeşitli şirket profilleri için ayrı ayrı programlar hazırlandığı, programların tek tip hazırlanmasının raporların şirketlere özgülenmediği anlamına gelmediği, çalışma kağıtlarıyla çalışmanın hangi denetçi tarafından gerçekleştirildiğinin ayrıntılı olarak gösterildiği, hile ve usulsüzlük riskine karşı yönetim mektubu alınmakla yetinilmediği, bağımsız denetim planlaması ve genel strateji oluşturulduğu, örnekleme yöntemiyle işlemlerin kontrol edildiği, eksik görülen bilgi ve belgelerin şirket yetkililerinden istenildiği, tüm denetimlerin usulüne uygun ve eksiksiz gerçekleştirildiği, … ’ın finansal tablolarının tam ve doğru bir şekilde düzenlenip düzenlenmediğinin denetlenmesi için gerekli kanıtların toplandığı, mali tabloların düzenlenmesi ve yabancı para borcu cinsinden borçlarında değerlendirilmesinin denetlenen şirkete ait olduğu, bahse konu denetimde muhatap şirketlerce rakamların doğrulatılamadığı, bunun nedeninin … ile alacaklıları arasında davaların mevcut olması olduğu, bu hususların denetim raporunda belirtildiği, borçların yalnızca yabancı para borcu olmadığı, kıymetli maden borcu olduğu, …’ın borçlarını kıymetli maden olarak ödediği, şüpheli durumlara ilişkin gerekli notların alındığı ve araştırmanın yapıldığı, bağımsız denetçilerin geleceği göremeyeceği, Kurul tarafından 24/12/2010 tarihinde … ’ın sermaye artırımına onay verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının savunma hakkının kısıtlanmadığı, davacının sorumlu ortak baş denetçi olarak imzaladığı bağımsız denetim raporlarında mevzuata aykırılıklar bulunduğu, denetim riskinin yeterli şekilde değerlendirilmediği, genel denetim stratejisi ve bağımsız denetim planlamasının yapılmadığı, denetlenen …’ın iç kontrol ortamına ilişkin yeterli çalışmaların yapılmadığı, yevmiye kayıtlarının incelenmediği, hile ve usulsüzlük riskine ilişkin gerekli çalışmaların yapılmadığı, ticari borçlara ilişkin mevzuata uygun kur değerlendirilmesinin yapılmadığı, işletmenin sürekliliğine ilişkin yeterli bağımsız denetim çalışmasının ve açıklamasının yapılmadığı, ticari satışlara ve hesap kalemlerinde meydana gelen önemli değişikliklere ilişkin yeterli araştırmanın yapılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.