Danıştay Kararı 13. Daire 2017/214 E. 2022/3534 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2017/214 E.  ,  2022/3534 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/214
Karar No:2022/3534

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının Fon alacağından sorumlu tutulmasına ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; … Bilişim Hizmetleri ve Yönetim Danışmanlığı Tic. Ltd. (… Bilişim) ile … A.Ş. (Banka) arasında imzalanan 02/09/1999 tarihli sözleşmeye ilişkin olarak davalı idare ile … Bilişim’in birbirlerine karşı açtıkları alacak ve tespit davasında … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin 23/05/2000 tarihinde sözleşmeyi feshettiği ve bunun nedeni olarak Banka’nın yönetim ve denetiminin Fon’a geçmesi ve Banka’nın mevcut mali durumunun kötü olması nedeniyle sözleşmeye devam etmesinin mümkün olmamasının gösterildiği, ancak bugüne kadar sözleşme kapsamında … Bilişim tarafından yerine getirilen edimlerin karşılığı bedelin ödenmesi gerektiği, 02/09/1999 tarihli sözleşmenin imzalanmasından sonra … Bilişim’e Banka tarafından ipotek karşılığı kullandırılan 1.000.000,00-USD tutarındaki krediden kaynaklı borcun takas-mahsup koşullarının mevcut olması nedeniyle … Bilişim’in Banka’dan olan alacağına mahsup edilebileceği değerlendirilerek … Bilişim’in Banka’ya olan 1.007.627,84-USD’lik borcunun 2.395.120,52-USD olarak hesaplanan alacağından mahsubu sonucu kalan 1.387.492,68-USD’nin 12/05/2000 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacı … Bilişim’e ödenmesine ve krediden kaynaklı borcun takas-mahsup sonucu ödenmiş olması nedeniyle kredinin teminatı için tesis edilen ipoteğin fekkine karar verildiği, bu davada Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 13/01/2003 tarihli teknik bilirkişi raporunda; “02/09/1999 tarihli sözleşme imzalanmadan önce gereksinimlerin belirlenmesi, teknik ve idari şartnamenin hazırlanması, sağlayıcıların sunabilecekleri çözümlerin araştırılması gibi konularda detaylı bir piyasa araştırması yapılmadığı, ihtiyaçların belirlenmesi konusunda Banka personelinin görüşünün alınmadığı, teknik şartnamenin bulunmadığı, idarî sözleşmenin yetersiz olduğu, … A.Ş.’nin kullandığı sistemin uygulanmasının aynen kabul edildiği, tek bir firma ile görüşme yapıldığı, sözleşmenin liste fiyatları üzerinden imzalandığı, satın alınmasına karar verilen ürünlerin kendi konularında yetkin ürünler olduğu, piyasada benzer ürünleri kullanan kişilerle yaptıkları görüşmeler, yine yaptıkları piyasa araştırmaları ve deneyimlerine dayalı olarak pazarlıklar sonucunda bu tür alımlarda % 40’lara varan indirimler alınabileceği” hususlarına yer verildiği; Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile yukarıda bir kısmına yer verilen bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak Banka ve … Bilişim arasında muvazaalı ilişkiler olduğundan bahisle Banka ve Fon tarafından … Bilişim’e ödenen toplam 6.733.197,41-USD’nin %40’ına tekabül eden 2.693.278,96-USD’nin Fon alacağı sayılmasına karar verildiği, yine Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile 2.693.278,96-USD tutarındaki Fon alacağının … Bilişim ile ilgili alınan … A.Ş. yönetim kurulu kararlarında imzası bulunan yönetim kurulu üyeleri ve sözleşmeyi imzalayan yöneticilerin ‘banka kaynağını edindiren’, … Bilişim firmasının ‘banka kaynağı edinen’ sıfatıyla mütesilsilen sorumlu tutulmasına, alacağın … Bilişim’den tahsil edilememesi veya tahsil edilmeyeceğinin anlaşılması durumunda firmanın aralarında …’ın da bulunduğu kanuni temsilcilerinden takip ve tahsiline başlatılmasına karar verildiği, … Bilişim, … ve … tarafından … Bilişim’in … A.Ş.’den kullandığı kredinin teminatı olan 500.000,00-TL tutarındaki ipotekli taşınmazın … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… kararı ile Banka alacağının kalmadığı iddiasıyla Fon aleyhine … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:… esasına kayıtlı istirdat davası açtıkları, söz konusu davada Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… kararı ile davanın kabulüyle 500.000,00-TL’nin 06/12/2005 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verildiği, … Bilişim ve …’ın bu davadan olan alacağının tüm ferileriyle birlikte davacıya adi nitelikteki bir belge ile temlik edildiği, bu ilama istinaden davacı tarafından … İcra Müdürlüğü’nün E:… sayılı dosyasıyla takip açıldığı, Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile bahsi geçen temlik sözleşmesinin Fona karşı hükümsüz sayılmasına 2012/164 sayılı Fon Kurulu kararına konu Fon alacağının tahsilini temin amacıyla … İcra Müdürlüğü’nün E:… sayılı dosyasına konu alacağın 2/3’üne tekabül eden 876.806,50-TL ve 20.288,96-TL faizi olmak üzere 897.095,36-TL’den davacının sorumlu tutulmasına karar verildiği, bu Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı belirtilerek; Fon alacağı sayılmasına karar verilen Banka ve Fon tarafından … Bilişim’e ödenen toplam 6.733.197,41-USD’nin %40’ına tekabül eden 2.693.278,96-USD’nin … Bilişim ile ilgili alınan … AŞ yönetim kurulu kararlarında imzası bulunan yönetim kurulu üyeleri ve sözleşmeyi imzalayan yöneticilerin ‘banka kaynağını edindiren’, … Bilişim firmasının ‘banka kaynağı edinen’ sıfatıyla mütesilsilen sorumlu tutulmasına, alacağın … Bilişim’den tahsil edilememesi veya tahsil edilmeyeceğinin anlaşılması durumunda firmanın aralarında …’ın da bulunduğu kanuni temsilcilerinden takip ve tahsiline başlatılmasına ilişkin Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle … Bilişim tarafından Mahkemenin E:… esas sayısına, … tarafından ise yine Mahkemenin E:… esas sayısına kayıtlı davaların açıldığı, bu davalar sonucunda Mahkemenin … tarih, E:…, K:… sayılı ve … tarih, E:…, K:… sayılı kararlarıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararların davalı idarece temyiz edilmesi üzerine sırasıyla Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 26/11/2014 tarih, E:2014/3660, K.2014/3790 sayılı ve 26/11/2014 tarih, E:2014/3799, K:2014/3788 sayılı kararlarıyla anılan mahkeme kararlarının bozulmasına karar verildiğinin görüldüğü; 2.693.278,96-USD tutarındaki Fon alacağından … Bilişim ve kanuni temsilcisi …’ın ‘banka kaynağını edinen’ sıfatıyla sorumlu tutulması ve buna ilişkin … tarih ve … sayılı Fon kurulu kararının hukuk alemindeki varlığını koruması nedeniyle, bu alacağın tahsilini temin amacıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden 4389 sayılı Kanun’un 15/7-b maddesinin tanıdığı yetkiye istinaden tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararına dayanak olarak gösterilen Fon Kurulu kararına karşı açılan davaların davacı açısından dayanak teşkil etmediği, adli yargı mahkemelerince verilen kesin hükümlere aykırı işlem tesis edildiği, davacıdan tahsil edilmek istenen paranın hesabına hiç geçmediği, davacı ile … arasında imzalanan temlik sözleşmesinin iptali istemiyle … Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen bir davanın bulunduğu, davacı tarafından Fon’a karşı yapılan takibin ilamlı alacak niteliği taşıdığı, davacının banka kaynaklarının edinilmesinde veya edindirilmesinde bir katkısının bulunmadığı, dava konusu işlemin davacının adli yargı mahkemelerinde kazandığı davalardaki hükümleri etkisiz bırakmak amacıyla tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, … Bilişim ile … A.Ş.’nin hakim ortakları arasında muvazaalı ilişkiler bulunduğu, davacının … Bilişim veya … A.Ş. ile imzalanan sözleşme ile ilgisinin olmadığı, …’ın babasına ait olan taşınmaza … A.Ş. lehine ipotek tesis edildiği, bu taşınmazın aralarında davacının da bulunduğu başka şahıslar arasında el değiştirdiği, adli yargı mahkemelerince verilen kararlar nedeniyle Fon aleyhine yalnızca davacı tarafından takip yapıldığı, icra mahkemeleri tarafından verilen kararların şekli anlamda kesin hüküm teşkil ettiği ve borcun esasına yönelik olarak bir sonuç doğurmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile 2.693.278,96-USD tutarındaki Fon alacağının … Bilişim ile ilgili alınan … A.Ş. yönetim kurulu kararlarında imzası bulunan yönetim kurulu üyeleri ve sözleşmeyi imzalayan yöneticilerin ‘banka kaynağını edindiren’, … Bilişim’in ‘banka kaynağı edinen’ sıfatıyla mütesilsilen sorumlu tutulmasına, alacağın … Bilişim’den tahsil edilememesi veya tahsil edilmeyeceğinin anlaşılması durumunda firmanın aralarında …’ın da bulunduğu kanuni temsilcilerinden takip ve tahsiline başlanılmasına karar verildiği, … Bilişim, … ve … tarafından … Bilişim’in … A.Ş.’den kullandığı kredinin teminatı olan 500.000,00-TL tutarındaki ipotekli taşınmazın … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… kararı ile banka alacağının kalmadığı iddiasıyla Fon aleyhine … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:… esasına kayıtlı istirdat davası açıldığı, söz konusu davada Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın kabulüyle 500.000,00-TL’nin 06/12/2005 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verildiği, … Bilişim ve …’ın bu davadan olan alacağının tüm ferileriyle birlikte davacıya adi nitelikteki bir belge ile temlik edildiği, bu ilama istinaden davacı tarafından … İcra Müdürlüğü’nün E:… sayılı dosyasıyla takip açıldığı, Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile bahsi geçen temlik sözleşmesinin Fon’a karşı hükümsüz sayılmasına … sayılı Fon Kurulu kararına konu Fon alacağının tahsilini temin amacıyla … İcra Müdürlüğünün E:… sayılı dosyasına konu alacağın 2/3’üne tekabül eden 876.806,50-TL ve 20.288,96-TL faizi olmak üzere toplam 897.095,36-TL’den davacının sorumlu tutulmasına karar verildiği, bu Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Fon’a devredilen veya yönetim ve denetimine el konulan bankalar nedeniyle oluşan Fon alacaklarından, borçlu olan şirketlerin kanunî temsilcilerinin sorumlu tutulabilmesi için 6183 sayılı Kanun, 4389 sayılı (Mülga) Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
5411 sayılı Kanun’un Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanun’un yayımı tarihinden önce, 26/12/2003 tarihine kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon’a intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanun’un 14, 15, 15/a, 16, 17, 17/a ve 18. maddeleri, Ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. maddeleri ile Geçici 4. maddesinde yer alan düzenlemelerin uygulanmasına devam edileceği kurala bağlanmıştır.
4389 sayılı Kanun’un 15. maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendinde; hisseleri kısmen veya tamamen Fon’a intikal eden bir bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının veya yöneticilerinin, yönetim kurulu, kredi komiteleri, şubeler, diğer yetkili ve görevliler aracılığıyla veya sair suretlerle banka kaynaklarını ve varlıklarını doğrudan veya üçüncü kişilere rehnetmek, teminat göstermek, ekonomik gücü olmayan kişilere kredi vermek, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi kullandırmak, yurt içi veya yurt dışı banka ve malî kuruluşlar nezdinde depo veya sair adlarla hesap açtırmak veya bu hesapları teminat göstermek ve sair şekillerde kullanmak suretiyle veya başkaca dolanlı işlemlerle edindikleri veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, mal, her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacakların Fon alacağı sayılacağı ve bu alacaklar hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükmü yer almış; bu fıkraya 5020 sayılı Kanunla eklenen paragrafta, Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fon’a geçen ve/veya bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından dolayı Fon’a borçlu olması kaydıyla Fon’a intikal eden bir bankadan ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanılmasından sonra, bu bendin birinci cümlesinde belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiğinin kabul edileceği ve bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu fıkrada yer alan kuralları uygulamaya Fon’un yetkili olduğu belirtilmiştir.
Yine bu fıkraya 5020 sayılı Kanun’la eklenen son paragrafta da, bu fıkranın (a) bendinin birinci cümlesinde ve bu bendin birinci cümlesinde sayılan gerçek ve tüzel kişilerin yönetim ve/veya denetimindeki şirketlerde ve/veya işletmelerinde iş akdine bağlı ve/veya bağlı olmaksızın geçici ve/veya sürekli olarak istihdam edilen şahısların kurucusu, ortağı, yöneticisi veya denetçisi olduğu şirketlerin; bir iş akdine bağlı olmaksızın, yukarıda sayılan şahısların vekâleten ve/veya ticarî mümessil ve/veya ticarî vekil sıfatıyla ve/veya vekâletsiz iş görme hükümleri gibi herhangi bir hukukî ilişkiye dayanarak geçici ve/veya sürekli olarak temsil eden şahıslar ile temsil ettikleri gerçek ve/veya tüzel kişilerin; bu bentte belirtilen şahıslar dışındaki ve/veya bunlar tarafından kurulan şirketlere bankacılık mevzuatına ve/veya teamüllerine uyulmadan ve/veya teminatsız ve/veya yetersiz teminat ile kredi kullandırılan ve/veya genellikle faaliyet yeri olarak aynı adresi kullanan ve/veya yapılan sözleşmelere cayma hakkı ve/veya borcun nakli gibi hükümler koymak suretiyle kullandıkları kredileri ve/veya banka kaynaklarını bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak tek başına ve/veya birlikte elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişilere ve/veya bunların ve/veya bankanın iştiraklerine ve/veya doğrudan veyahut dolaylı bağı bulunan şahıs ve şirketlere yukarıdaki bentlerde sayılan gerçek veya tüzel kişilere aktarılmasını sağlayan gerçek veya tüzel kişilerin kullanmış oldukları krediler ve/veya banka kaynaklarının bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklar tarafından kullanılmış banka kaynağı sayılacağı ve bu şahıslar ile edindikleri ve/veya üçüncü kişilerce edindirdikleri para, her türlü mal, alacak ve haklar hakkında bu fıkrada yer alan düzenlemelerin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
5411 sayılı Kanun’a 5766 sayılı Kanun’la eklenen Geçici 26. maddenin ikinci fıkrasıyla, ”Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon’a intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden,
a) Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,… kanunî temsilci sıfatını haiz kişiler kanunî temsilci olarak addedilir.” kuralı eklenmiştir.
6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır.
Tüzel kişilerin tasfiye hâline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanunî temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.
Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.
Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları hâlinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.
Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan hükümler, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle … Bilişim tarafından açılan davada davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile … tarafından açılan davada davanın reddine ilişkin anılan Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararlarının, Dairemizin 08/03/2017 tarihli, E:2017/82, K:2017/580 sayılı ve 29/05/2017 tarihli, E:2017/720, K:2017/1670 sayılı kararları ile onanarak kesinleştiği görülmekte olup temyiz incelemesine konu mahkeme kararında da anılan Fon Kurulu kararına karşı açılan davalardaki hukuki duruma işaret edilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz incelemesine konu mahkeme kararının gerekçesini oluşturan Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının; 2.693.278,96-USD tutarındaki Fon alacağının … Bilişim ile ilgili alınan … A.Ş. yönetim kurulu kararlarında imzası bulunan yönetim kurulu üyeleri ve sözleşmeyi imzalayan yöneticilerin ‘banka kaynağını edindiren’, … Bilişim’in ‘banka kaynağı edinen’ sıfatıyla mütesilsilen sorumlu tutulmasına, alacağın … Bilişim’den tahsil edilememesi veya tahsil edilmeyeceğinin anlaşılması durumunda firmanın aralarında … da bulunduğu kanuni temsilcilerinden takip ve tahsiline başlanılmasına ilişkin olduğu açıktır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise, davacının … Bilişim’in kanuni temsilcisi olmadığı, … Bilişim ve … ile Fon arasında adli yargı yerlerinde açılan davalar neticesinde verilen ilamların icra aşamasında, … Bilişim ve …’ın bu davadan olan alacağının tüm ferileriyle birlikte davacıya adi nitelikteki bir belge ile temlik edildiği, bu ilama istinaden davacı tarafından … İcra Müdürlüğü’nün E:… sayılı dosyasıyla takip açıldığı, Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile bahsi geçen temlik sözleşmesinin Fona karşı hükümsüz sayılmasına 2012/164 sayılı Fon Kurulu kararına konu Fon alacağının tahsilini temin amacıyla … İcra Müdürlüğünün E:… sayılı dosyasına konu alacağın 2/3’üne tekabül eden 876.806,50-TL ve 20.288,96-TL faizi olmak üzere 897.095,36-TL’den davacının tüm mal, hak ve varlıkları ile sorumlu tutulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, … Bilişim’in kanuni temsilcisi olmayan davacının sübjektif durumu dikkate alınarak söz konusu alacaktan sorumlu olup olmadığının dava konusu işleme dayanak gösterilen Bankalar Kanunu’nun 15. maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, davacının dava dilekçesi ile devamı dilekçelerinde ileri sürdüğü, adli yargı mahkemelerince verilen kesin hükümlere aykırı işlem tesis edildiği, davacıdan tahsil edilmek istenen paranın davacının hesabına hiç geçmediği, davacı ile … arasında imzalanan temlik sözleşmesinin iptali istemiyle … Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen bir davanın bulunduğu, davacı tarafından Fon’a karşı yapılan takibin ilamlı alacak niteliği taşıdığı, davacının banka kaynaklarının edinilmesinde veya edindirilmesinde bir katkısının bulunmadığı, dava konusu işlemin davacının adli yargı mahkemelerinde kazandığı davalardaki hükümleri etkisiz bırakmak amacıyla tesis edildiği yönündeki iddialarının da temyiz incelemesine konu Mahkeme kararında karşılanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, adli yargıda görülen dava süreçleri içerisinde yer alan “Taahhütname ve Temlik Sözleşmesi”nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi kapsamında hükümsüz sayılmasının hukuka uygun olup olmadığının adli yargı yerlerince verilen kararlar dikkate alınarak değerlendirilmesi ve davacının sübjektif durumuna yönelik iddialarının da tartışılarak açıklığa kavuşturulması uyuşmazlığın çözümü açısından önem arz etmektedir.
Bu durumda, belirtilen tespitler doğrultusunda davacının fon alacağından sorumlu olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
Dava, davacının Fon alacağından sorumlu tutulmasına ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nca düzenlenen … tarih ve … sayılı fon kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, … A.Ş. (Banka) ile … Bilişim Hizmetleri ve Yönetim Danışmanlığı Ltd. Şti. (… Bilişim) arasında 02.09.1999 tarihinde imzalanan 13.500.000-USD bedelli yazılım ve hizmet sözleşmesi nedeniyle verilen hizmetlere karşılık olarak … Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada, Mahkemece adı geçen şirkete ödeme yapılmasına karar verilmesi ve kararın kesinleşerek 6.733.197,41-USD ödeme yapılmasından sonra, bu Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda; Banka ile … Bilişim arasında sözleşme imzalanmadan önce fiyat konusunda piyasa araştırması yapılmadığı, teknik şartnamenin bulunmadığı, idari sözleşmenin yetersiz olduğu ve pazarlık yapılmadan liste fiyatı üzerinden sözleşme imzalandığı ve pazarlıklar sonucu bu tür alımlarda % 40’lara varan indirimler alınabileceği yönündeki değerlendirmeler dikkate alınarak gerek 02/09/1999 tarihli yazılım ve hizmet sözleşmesinin 11. maddesindeki düzenleme gerekse … A.Ş. ve … Bilişim arasındaki hizmet ve kredi sözleşmelerinin teminatı olarak öngörülen taşınmaz ve …’in sahipliğindeki … Turizm Yat ve Gemi Proje İnşaat Pazarlama A.Ş.’nin devir sürecine ilişkin tespitlerin Banka ile … Bilişim arasında muvazaalı ilişkileri ortaya koyduğu değerlendirilerek alınan Fon Kurulu kararlarının akabinde dava konusu Fon Kurulu kararının alındığı anlaşılmaktadır.
Olayda, … Bilişim’e ödenen toplam 6.733.197,41-USD’nin 2.693.278,96-USD’lik kısmından … Bilişim’in “banka kaynağını edinen” sıfatıyla sorumlu tutularak davacının sorumluluğuna gidilebilmesi için, 02/09/1999 tarihli sözleşmeye konu yazılım hizmetinin piyasa koşullarına göre % 40 daha yüksek bir fiyattan alınmış olması tek başına yeterli olmayıp, sözleşmenin ve bu yöndeki fiilin banka kaynaklarının dolaylı yollardan edinilmesine yönelik muvazaalı bir sözleşme olduğunun açık bir şekilde ortaya konulmuş olması gerekmektedir. Oysa ki dava konusu olayda, … Bilişim ile Banka arasında akdedilen 02/09/1999 tarihli yazılım ve hizmet sözleşmesinin banka kaynaklarının edinilmesi/edindirilmesi amacıyla yapıldığına ilişkin Fon tarafından net bir tesbitin yapılamadığı görülmektedir.
Bu nedenle, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11. maddesinin atfı ile yürürlüğü devam eden 4389 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 15. maddesinin 7. fıkrasının (b) bendi ve 15/a maddesi uyarınca Fon alacağı sayılan miktarın tahsili amacıyla banka kaynağını edinen sıfatıyla … Bilişim Hizmetleri ve Yönetim Danışmanlığı Tic. Ltd. Şti.’nin sorumlu tutularak firmanın Fon’dan olan alacağını temlik alan davacı hakkında takip ve tahsil işlemlerinin başlatılmasına ilişkin fon kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.