Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/2457 E. , 2022/3529 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/2457
Karar No:2022/3529
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (Fon)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca davalı idare tarafından düzenlenen … tarihli ve … sayılı toplam 6.462.597.718,80-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; İmar Bankası tarafından yetkili mercilere beyan edilen sigorta tasarruf mevduatı tutarı ile Fon tarafından tespit edilen tasarruf mevduatı tutarı arasındaki farkın 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil işlemlerinin başlatıldığı, aralarında davacının da olduğu İmar Bankası hâkim ortak ve yöneticileri hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında ceza davası açıldığı, Mahkeme’nin … tarih ve K:… sayılı kararıyla davacının cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, Bankalar Kanunu’nun 22/3 maddesine muhalefet suçlarından ötürü 15 yıl, 6 ay, 20 gün hapsine ve 19.426.377.822,00-TL adli para cezasına, aynı zamanda 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160/2. maddesinin son cümlesi uyarınca sübuta eren ihtilasen ve teselsülen zimmet suçundan dolayı bankanın uğramış olduğu kalan zararının 2.245.958.628,00-TL’sinin ödettirilmesine karar verildiği, bahse konu kararın Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onandığı; anılan Mahkeme kararında belirtilen 2.245.958.628,00-TL asıl alacak ve 28/08/2015 tarihi itbarıyla hesaplanan 4.216.639.090,80-TL faiz olmak üzere toplam 6.462.597.718,80-TL tutarlı … tarih ve … sayılı dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği;
Ödeme emrinin dayanağı olan … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 09/12/2016 tarih ve E:2016/3751, K:2016/4156 sayılı kararı ile onandığı, bu nedenle dayanak ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine karar verildiğinden davaya konu ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, karar tarihi olan 2006 yılından günümüze kadar Uzan grubuna ve cezadan sorumlu olduğu belirtilen kişilere ait fabrika, işletme, ev, taşıt vb. gibi taşınır ve taşınmaz malların bu zarar kapsamında Fon tarafından satılarak zararın tazmin edildiği, haksız ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, Fon’a devredilen bankanın kanuni temsilcisi olmadığı ve ödeme emrindeki alacak miktarının gerçekle bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davanın reddine dair kararın kesinleştiği, borcun devam ettiği, yapılan satışlardan Fon’a kalan tahsilat bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.