Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/2730 E. , 2022/4554 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/2730
Karar No:2022/4554
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü (… Bakanlığı)
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Yapı Elektrik Maden Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nce, Maden Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca ER:…, ER:… ve ER:… sayılı III. Grup maden (tuz) sahalarında arama ruhsatı verilmesi amacıyla 02/08/2011 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye istekli olarak katılan ve en avantajlı teklifi veren, ancak ihale bedeli yatırılmadığından bahisle ER:… sayılı ruhsat alanı için 702,000,00-TL, ER:… sayılı ruhsat alanı için 500.000,00-TL ve ER:… sayılı ruhsat alanı için 300.000,00-TL geçici teminat bedelleri irat kaydedilen davacı şirket tarafından, bahse konu ruhsat alanlarına ilişkin ihalenin iptali üzerine irat kaydedilen geçici teminat bedellerinin iadesi istemiyle yapmış olduğu 17/05/2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ER:…, ER:… ve ER:… erişim no’lu Tuz Gölü havzasında arama ruhsatı verilmesi amacıyla ihale yapılmasına dair işlemin Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 18/05/2015 tarih ve E:2013/3058, K:2015/1894 sayılı kararı ile “1/50000 ölçekli çevre düzeni planı hükümlerine göre, tuz üretiminin ancak “Tuz Üretim Alanı” olarak ayrılmış olan sahada yapılabileceği, bu bağlamda tuz üretim alanı olarak ihaleye çıkarılacak bölgenin imar planında tuz üretim alanı olarak ayrılmış olması gerektiği, buna karşın uyuşmazlığa konu alanın bulunduğu sahanın “Göl, Gölün Kış Seviyesi, Hassas A Zonu ve 1. Derece Doğal Sit Alanı” sınırları içerisinde kaldığı dikkate alındığında, plan hükümlerine aykırı olarak kullanılmasına olanak bulunmayan sahanın tuz üretim alanı olarak ihaleye çıkarılmasına hukuken olanak bulunmadığı, ihaleye çıkılmadan önce görüşü alınan Kurumların, belli şartlar altında ihaleye çıkılmasında sakınca bulunmadığını belirtmiş olmaları, söz konusu sahanın genel kullanım amacını belirleyen plan hükümlerinin göz ardı edilmesine imkân vermediği gibi, düzenleyici nitelikte bulunan plan hükümlerinin bu şekilde bertaraf edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, ihalenin yapıldığı tarih itibarıyla, düzenleyici nitelikteki imar planında tuz üretim sahası olarak belirlenmeyen, “Göl, Gölün Kış Seviyesi, Hassas A Zonu ve 1. Derece Doğal Sit Alanı” sınırları içerisinde kalan sahada, madencilik dahil her türlü insan faaliyetinin yasaklanmasına karşın, sahanın kullanım amacına aykırı olarak ve plan hükümlerini bertaraf edecek şekilde tuz üretim alanı olarak ihaleye çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine davalı idarece anılan karar uyarınca bahse konu ruhsat alanlarına ilişkin ihalenin iptal edildiği, davacı şirket tarafından 17/05/2016 tarihli dilekçe ile, irat kaydedilen toplam 1.502.000,00-TL geçici teminatın iadesi istemiyle yapılan başvurusunun reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, bu kapsamda hukuka aykırılığı mahkeme kararı ile sabit olan ihale nedeniyle irat kaydedilen geçici teminat bedellerinin iadesi isteminin reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, teminatın irat kaydı işleminin mevzuata uygun olarak tesis edildiği, davacının ihale sonucunda yükümlülüklerini yerine getirmediğinin sabit olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık konusu ihaleyi gerçekleştiren Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı merkez birimlerinden Maden İşleri Genel Müdürlüğü yerine 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı 3. Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 118. maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Ek 16, Ek 17 ve Ek 18. maddelerle anılan Genel Müdürlülüğün görev, yetki ve sorumluluklarını haiz Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) kurulmuş, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 763. ve devamı maddelerinde de MAPEG’in teşkilat, görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir.
Anılan KHK’nın Geçici 31. maddesinin 3. fıkrasında, “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğünden önce mülga Genel Müdürlükler adına yapılmış mevcut sözleşmeler ve protokoller MAPEG’e devredilmiş sayılır. Genel Müdürlükler tarafından yapılmış olan sözleşme ve protokoller ile ilgili dava ve icra takipleri dâhil olmak üzere mülga Genel Müdürlüklerin leh ve aleyhine açılmış davalar ve icra takiplerinde MAPEG kendiliğinden taraf sıfatı kazanır.” kuralına yer verildiğinden Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün davalı sıfatıyla taraf olduğu görülerek temyiz başvurusu incelendi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.