Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3881 E. , 2021/1590 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/3881
Karar No:2021/1590
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Düzenleme Kurumu
VEKİLİ : Av. …
2. (DAVACI) … Petrol Otomotiv ve Tarım Ürünleri
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir ili, Bigadiç ilçesi, … Köyü Mevkii, Yağcılar Yolu adresinde LPG-… sayılı LPG otogaz bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, istasyonda sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmadığından bahisle 83.839,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) 16/06/2016 tarih ve 6345-36 sayılı kararının iptali ile 21/06/2016 tarihinde ihtirazî kayıtla yatırılan 62.880,00-TL’nin yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ait istasyonda 31/08/2015 tarihinde yapılan denetim sırasında sorumlu müdürün bulunmadığı tespit edilerek bu durumun tutanağa bağlandığı ve davacının herhangi bir çekince kaydı koymadan tutanağı imzaladığı; bu durumda, davacının denetimin yapıldığı 31/08/2015 tarihi itibariyle sorumlu müdür belgesine sahip personel çalıştırmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nce; davacı şirket ile sorumlu müdür … arasında, … tarihleri arasındaki dönemi kapsayacak şekilde düzenlenmiş olan sorumlu müdür sözleşmesinin, denetim tarihi olan 31/08/2015 tarihinde de mevcut olduğu dikkate alındığında, davacı şirkete ait söz konusu LPG otogaz istasyonunda, sorumlu müdür çalıştırılmadığından söz etmenin hukukî dayanağının bulunmadığı;
Sorumlu müdür belgesi ve bu belgenin alınma zorunluluğunun 07/01/2006 tarihli ve 26046 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sorumlu Müdür Yönetmeliği ile 25/03/2006 tarih ve 26119 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Eğitim Yönetmeliği’nde düzenlendiği, anılan Yönetmeliklerin 16/12/2012 tarih ve 28499 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırıldığı, önceki Yönetmelikleri yürürlükten kaldıran 16/12/2012 tarih ve 28499 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliği’nde ise sorumlu müdür sertifikası düzenlemesine yer verilerek, TMMOB’dan alınan eğitim sonucunda sorumlu müdür sertifikası alınması zorunluluğunun getirildiği, ayrıca “Sorumlu Müdür Belgesi” alınmasının öngörülmediği, sorumlu müdür belgesi zorunluluğu getiren düzenlemenin ise 15/12/2016 tarih ve 29919 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Eğitim ve Sorumlu Müdür Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile tekrar yürürlüğe konulduğu, her ne kadar Yönetmeliğin 14. maddesinde sorumlu müdürde aranan niteliklerde sorumlu müdür sertifikası sahibi olmak ifadesinin yer aldığı görülmekte ise de sorumlu müdür sertifikasının eğitim sonucunda verilen bir belge olduğu ve sorumlu müdür belgesinden farklı olduğu dikkate alındığında, sorumlu müdür belgesi alma zorunluluğu getiren Yönetmelik kuralının, yürürlük tarihinden önceki bir olaya uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Kanun’un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin İPTALİNE karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yazılı olarak yapılması zorunlu olan, ancak noterden yapılması zorunlu olmayan sorumlu müdür sözleşmesinin hüküm ifade edebilmesi ve gerektiğinde sözleşmeye bağlı olarak çalışan kişinin yetkisinin TMMOB tarafından iptal edilebilmesi için bu sözleşmeye bağlı olarak TMMOB tarafından sorumlu müdür belgesinin tanzim edilmesi gerektiği, sorumlu müdür belgesinin 15/12/2016 tarihli Yönetmelik değişikliği sonrası aranmaya başlanmadığı, sorumlu müdür çalıştırma yükümlülüğünün niteliği gereği bu belgenin bulunmasının zorunlu olduğu, Yönetmeliğe eklenen kural ile zaten aranmakta olan bir koşul ile ilgili olarak uygulamaya açıklık getirildiği, bu nedenle yeni bir koşul getirildiğinden söz edilemeyeceği, denetim tarihi itibarıyla geçerli bir sorumlu müdür belgesi bulunmayan davacı şirket hakkında tesis edilen para cezasının mevzuata uygun olduğu, Mahkeme kararında yargılama giderleri içerisinde harca hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu ve temyize konu kararın bu nedenle de bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari para cezasının 21/09/2016 tarihinde ihtirazî kayıtla 62.880,00-TL olarak yatırıldığı, dava dilekçesinde ilgili tutarın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesinin talep edildiği, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararında her ne kadar iptal yönünde karar tesis edilmişse de, ilgili tutarın iadesine ilişkin hüküm kurulmadığı, kararın bu yönüyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ve davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
“Balıkesir ili, Bigadiç ilçesi, … Köyü Mevkii, … Yolu” adresinde … sayılı LPG otogaz bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirkete ait LPG otogaz istasyonunda 31/08/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, “sorumlu müdür belgesinin ibraz edilemediği” gerekçesiyle verilen idari para cezasının iptali ve 21/06/2016 tarihinde ihtirazî kayıtla yatırılan 62.880,00-TL’nin yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin temyize konu kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ancak, yatırılan tutarın yasal faizi ile birlikte ödenmesi yönündeki talebin karşılanmadığı ve bu yönde hüküm kurulmadığı, davacı tarafından kararın bu yönden temyiz edildiği, davalı idarece de idari para cezasının iptaline ilişkin kararın bozulması talebiyle kararın temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar; tam yargı davaları ise, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 12. maddesinde, bir idarî işlem dolayısıyla hakları ihlâl edilen ilgililerin dört farklı yolla tam yargı davası açabilecekleri belirtilerek, kişilere seçimlik hak tanınmıştır. Anılan kurala göre, ilgililer, haklarını ihlâl eden bir idarî işlem dolayısıyla Danıştay’a ve idare ve vergi mahkemelerine, (i) doğrudan tam yargı davası açmak, (ii) iptal ve tam yargı davalarını birlikte açmak, (iii) ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması hâlinde verilecek kararın tebliği üzerine tam yargı davası açmak ve (iv) bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açmak imkânına sahiptirler.
Usûl hukukunun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesine ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrasında, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu idari para cezasının iptaline ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede, kararın usul ve hukuka uygun olduğu anlaşılmakta olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E…, K:… sayılı kararı, ihtirazî kayıtla yatırılmış olan 62.880,00-TL’nin ödenmesi istemi yönünden incelendiğinde,
Dava konusu idari para cezasının 21/09/2016 tarihinde ihtirazî kayıtla 62.880,00-TL olarak yatırıldığı, dava dilekçesinde ilgili tutarın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesinin talep edildiği, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında her ne kadar dava konusu işlemin iptali yönünde karar verilmiş ise de, ilgili tutarın iadesi istemi yönünden hüküm kurulmadığı, bu hâliyle davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen işbu talebinin kararda karşılanmadığı görülmekte olup, bu yönüyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine;
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu idari para cezasının iptaline ilişkin kararda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından ONANMASINA;
3. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
4. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında 21/09/2016 tarihinde ödenmiş olan idari para cezasının, ödendiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin talep karşılanmadığından, kararın bu yönüyle BOZULMASINA;
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 28/04/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.