Danıştay Kararı 13. Daire 2019/1443 E. 2022/3456 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/1443 E.  ,  2022/3456 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1443
Karar No:2022/3456

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1- … Güvenlik Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
2- …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı İSU Genel Müdürlüğü’nce 05/07/2018 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Kandıra Namazgah Güneş Enerji Santrali II. Etap İnşaatı (2 Mwe)” ihalesine yönelik itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin 07/11/2018 tarih ve 2018/UY.II-1940 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 13/07/2018 tarihli ihale komisyonu kararı ile ihalenin ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olan …-… üzerinde bırakıldığı, ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibinin döviz kurundaki artışı gerekçe göstererek sözleşmeyi imzalamaması üzerine, 28/08/2018 tarihli yazı ile davacıların oluşturduğu ortak girişimin sözleşme imzalamaya davet edildiği, daha sonra anılan ortak girişimin ortağı … tarafından 07/09/2018 tarihinde idareye, ortak girişimin pilot ortağı tarafından verilen 420.000,00-TL bedelli geçici teminat mektubu yerine idarenin banka hesabına 420.000,00-TL tutarında geçici teminatın nakit olarak gönderildiği belirtilerek geçici teminat mektubunun iadesi talebiyle başvurulduğu, … tarih ve E. … sayılı yazı ile başvuruya verilen cevapta, söz konusu istekli tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde belirtilen durumlarda olmadığına ilişkin belgelerin sunulmasına karşın, teklif edilen bedelin %6’sı olan 713.333,33-TL tutarında kesin teminat verilmesi gerekirken, 5.000,00-TL kesin teminat verilmesi üzerine kesin teminatının yetersiz olduğu gerekçesiyle 420.000,00-TL tutarındaki geçici teminatının gelir kaydedilerek isteklinin ihale dışı bırakıldığının belirtildiği, idare tarafından Mali Hizmetler Daire Başkanlığı’na yazılan … tarih ve E. … sayılı yazıda ekonomik açıdan ikinci en avantajlı teklif sahibinin teklif bedeli olan 11.888.888,88-TL’nin %3’ü tutarındaki 356.666,67-TL’nin gelir kaydedilmesi, anılan istekli tarafından geçici teminat olarak ödenen 420.000,00-TL’nin 356.666,67-TL’yi aşan 63.333,33-TL’lik kısmının ise söz konusu istekliye iade edilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacılar tarafından, ihalenin iptal edilmesi ve geçici teminatlarının iade edilmesi istemiyle 27/09/2018 tarihinde idareye yapılan şikâyet başvurusunun 04/10/2018 tarihinde reddedilmesi üzerine 10/10/2018 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu;
Davacılar tarafından, yüksek oranda artış gösteren döviz kurunun, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu gereğince sözleşme imzalanmamasına ilişkin mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği iddia edilmekte ise de, 4735 sayılı Kanun’un sözleşmenin imzalanmasından sonraki aşamayı düzenlediği göz önüne alındığında, söz konusu durumun, sözleşmenin usulüne uygun olarak imzalanmasına engel teşkil etmediği, öte yandan, sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan benzer durumların, 4735 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi çerçevesinde mücbir sebep olarak kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin olarak döviz kurundaki dalgalanmaların, ihale dokümanındaki şartları okuyup kabul ederek teklif veren isteklinin, ihale konusu işi ihale dokümanına uygun bir şekilde yerine getirmesini mümkün kılacak hazırlık ve programlama çalışmalarını, ihale konusu edimin ifasını zora sokmayacak şekilde önceden basiretli bir tacirin sorumluluğunu taşıyarak gerçekleştirmesi gerektiğinden mücbir sebep olarak değerlendirilmeyeceği dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacılar tarafından, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi iş ortaklıklarının sözleşmeye davet edilmesinin mevzuata aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, ihale üzerinde bırakılan isteklinin sözleşme imzalamaya gelmemesi durumunda ihale yetkilisince ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi isteklinin teklif fiyatının uygun bulunması durumunda söz konusu istekliyle sözleşme imzalanabileceği dikkate alındığında, idarece, mevzuatın verdiği takdir yetkisi çerçevesinde ikinci en avantajlı teklif sahibi olarak belirlenen davacıların oluşturduğu iş ortaklığının sözleşmeye davet edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacıların bu iddiasına itibar edilmediği ifade edilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca USD kurunun, ihale tarihi olan 05/07/2018 tarihi ile ihaleyi gerçekleştiren idarenin 27/08/2018 tarihli sözleşmeye davet yazısı arasında geçen 53 takvim günü içerisinde %33,95 oranında bir artış göstermesinin, hem kendilerince hem de satın alma hizmetini gerçekleştiren idare tarafından beklenilmeyen, önceden öngörülmeyen mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği, 4735 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi göz önünde bulundurularak ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibine sözleşmeye davet yazısı gönderilmeden ihalenin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.