Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1891 E. , 2022/3459 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1891
Karar No:2022/3459
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Hizmetleri ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Makina İkmal Dairesi Başkanlığı’nca 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İstisnalar” başlıklı 3. maddesinin (f) bendi kapsamında … tarihinde gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı “Oruç Reis Araştırma Gemisi İçin Takip Gemisi Hizmet Alımı” ihalesi uhdesinde kalan davacı şirket tarafından 10/12/2018 tarihinde sözleşme imzalanması talebiyle başvuru yapılmasına rağmen davacı şirketin vergi borçlarını gösterir belgenin ihale tarihinde 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle sözleşme imzalanmamasına ilişkin işlemin ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve E. … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava konusu ihaleye ilişkin İdari Şartname’nin 41.1. ve 41.4. maddesiyle, sözleşme imzalanmasından önce istekli tarafından 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde sayılan durumlarda olunmadığına dair belgenin sunulmasının zorunlu tutulduğu; 07/01/2006 tarih ve 26046 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 12/12/2005 tarihli ve 2005/9865 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin eki “Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Tarafından 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3. Maddesinin (f) Bendi Kapsamında Yapılacak İhalelere İlişkin Esaslar”ın 36. maddesi gereğince de bu esaslarda belirtilmeyen hususlarda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Genel Tebliği’nin ilgili hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği, Kamu İhale Genel Tebliği’nin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle 17.4.1. maddesinde, geçici vergi borcunun da vergi borcu olarak kabul edildiği,
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı İnternet Vergi Dairesi’nden 30/11/2018 tarihinde talep edilen belgeden, davacı şirketin ihale tarihi olan 23/11/2018 tarihi itibarıyla 33.842,68-TL kurumlar geçici vergisi, 2.603,58-TL gecikme zammı, 33,44-TL gecikme zammı, 354,33-TL karar ilam harcı olmak üzere toplam 36.834,03-TL vergi borcu olduğunun görüldüğü,
Bu durumda, ihale tarihi itibarıyla davacının toplam vergi borcunun Kamu İhale Genel Tebliği’nin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle 17.4.1. maddesinde belirtilen 5.000,00.-TL’lik tutardan fazla olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından her ne kadar söz konusu borcun sözleşme imzalanması talebiyle idareye başvurulduğunda ödenmiş olduğu belirtilmekte ise de, ihale tarihi itibarıyla davacının vergi borcu olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, sonrasında borcun ödenmesinin sonucu değiştirmeyeceği anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, vergi borcu bulunmasının sözleşme imzalanmasına engel olduğunun şartnamede belirtilmediği, sözleşme imzalanması için idareye başvurulan 10/12/2018 tarihi itibarıyla bahsi geçen bütün vergi borçlarının ödenmiş olduğu ve herhangi bir vergi borcu bulunmadığı, geçici verginin kesinleşmiş vergi niteliğinde olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının ihale tarihi itibarıyla 5.000,00-TL’den fazla borcu olduğu hususunun sabit olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.