Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2073 E. , 2022/3744 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2073
Karar No:2022/3744
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan … ihale kayıt numaralı “Manisa Büyükşehir Belediyesi AVM, Otel, İş Merkezi ve Çevre Düzenlemesi Yapım İşi” ihalesinin iptal edilmesine ilişkin 03/01/2019 tarihli, 2019/MK-1 sayılı Kamu İhale Kurulu(Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 10/10/2018 tarih ve 2018/UY.II-1839 sayılı Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, anılan yürütmeyi durdurma kararın uygulanmasına yönelik olarak davalı idarenin dava konusu 03/01/2019 tarihli, 2019/MK-1 sayılı kararı ile 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ihalenin iptaline karar verilmesi sonucu iptali istemiyle bu davanın açıldığı, daha sonra … İdare Mahkemesi’nce davanın esası hakkında verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı karar ile “Dava konusu olayda, Danıştay 13. Dairesi’nin bozma kararı üzerine, davalı idare tarafından söz konusu idari şartnameyle ilgili olarak bilgi ve belgelerin sorulduğu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevapta idari şartnamede hiçbir değişiklik yapılmadığı, dolayısıyla da zeyilnameye de konu olmadığı, davacının iddialarının yerinde olmadığının beyan edilmesi üzerine idarenin dava konusu itirazen şkayet başvurusunun reddine karar verdiği ancak, dava dosyasında ve davacının şikayet ve itirazen şikayet başvuruları ekinde yer alan idari şartnamenin ilgili kısmında “kendi malı olma” ibaresinin olduğu, bu iki farklı idari şartnamenin nasıl ve neden kaynaklandığı hususunun aydınlatılamadığı, davalı idarenin sorduğu sorulara ihaleyi yapan idare tarafından verilen cevaplarla sınırlı olarak, gerekli araştırma yapılmaksızın, davacıya satılan DVD kapsamındaki idari şartnamede herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığı hususu aydınlatılmadan verilen kararda Kamu İhale Kurulu’nun saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi ve güvenirliği sağlamadığı, bu haliyle de yukarıda anılan Danıştay kararına uygun işlem tesis edilmediği kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle iptal kararı verildiği, bu durumda, dava konusu ihaleye yönelik olarak verilen yargı kararları, gelişen süreç ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını “aynen ve gecikmeksizin” uygulamak zorunda olduğu, itirazın reddine ilişkin 10/10/2018 tarihli ve 2018/UY.II-1839 sayılı sayılı Kamu İhale Kurulu kararının da, yürütmesinin durdurulduğu ve daha sonra da iptaline karar verildiği, dolayısıyla sürecin aksadığı ve bu haliyle mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemlerin düzeltici işlem ile giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu belirtilerek ihalenin iptaline ilişkin davalı idarenin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davanın konusuz kaldığı, dolayısıyla karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerektiği, Mahkeme’ce eksik inceleme yapılarak karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, yargı kararlarının yerine getirilebilmesi için tesis edilen işlemler nedeniyle davanın konusuz kaldığının iddia edilemeyeceği, dava konusu işlemin Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun bir gereği olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.