Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2207 E. , 2022/4467 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2207
Karar No:2022/4467
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF(DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin, … tarih ve … sayılı Kurul kararında yer verilen bir kişi adına açılabilecek ön ödemeli hat sayısı sınırına aykırı şekilde 31/07/2013-11/10/2013 tarihleri arasında 547 hat açtığının tespit edildiğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 12. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (9) numaralı alt bendi ile aynı Yönetmeliğin 44. maddesi gereğince 2012 yılındaki net satışlarının %0,001 (yüzbinde bir)’i oranında (44.622,65-TL) idari para cezası verilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının 6. maddesi ile bu Kurul kararına dayanılarak hazırlanan idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… verilen kararda; davacı şirkete para cezası verilmesine neden olan eylemlerin 31/07/2013-11/10/2013 tarihleri arasında işlendiği, para cezasının ise 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 12. ve 44. maddeleri uyarınca verildiği, eylem tarihinde yürürlükte olmayan Yönetmelik uygulanarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce, Dairemizin 27/06/2018 tarih ve E:2018/1058, K:2018/2132 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirketin, … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla belirlenen, “bir kişi adına aynı mobil telefon işletmecisi tarafından açılabilecek ön ödemeli bireysel hat sayısının T.C. vatandaşları için 15, yabancı uyruklular için 3 adet ile sınırlandırılması,…” düzenlemesine aykırı eylemde bulunarak 31/07/2013-11/10/2013 tarihleri arasında 547 hat açtığı hususunun sabit olduğu, sorun fark edildikten sonra aboneliklerin iptal edilmesinin fiili kabahat olmaktan çıkarmayacağı, söz konusu fiil için mevzuatta işletmecinin cirosunun %2’sine kadar idari para cezası öngörülmesine rağmen davalı kurumca bu oranın %0,001 (yüzbinde bir) oranında uygulandığı, dava konusu idari para cezası tesis edilirken “uyarı” mekanizmasının uygulanmamasının idarenin düzenleyici işlemi ile kanun koyucu tarafından açıkça yaptırım olarak para cezası öngörülen fiiller hakkında yaptırım türünün değiştirilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca yaptırım uygulanmadan önce tüketilmesi gereken bir yol olarak da öngörülmediği, davaya konu eylemin … tarih ve … sayılı kurul kararıyla yasaklandığı, fiil tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Telekominikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde işletmecinin, tüketici haklarına ilişkin kurum düzenlemeleri ve yetki belgesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi eyleminin kabahat olarak düzenlendiği, işlem tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin daha ağır idari para cezasını gerektirmediği açık olduğundan davacı şirketin sübuta eren fiili sebebiyle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu idari para cezasına dayanak yönetmelik kuralının fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olmadığı, söz konusu fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan yönetmelikte isnat edilen fiile yönelik herhangi bir yaptırım öngörülmediği, hukuki güvenlik ilkesi uyarınca idari işlemlerin geriye yürümezliğinin esas olduğu, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesi’ne, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.