Danıştay Kararı 13. Daire 2019/2239 E. 2022/3270 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/2239 E.  ,  2022/3270 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2239
Karar No:2022/3270

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Silah Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …, Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara Jandarma Tedarik Merkezi Komutanlığı’nca 11/12/2018 tarihinde gerçekleştirilen “1000 Adet 12 Kalibre Av Tüfeği Alımı” ihalesine teklif veren davacı şirketin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen yasak fiil veya davranışta bulunduğu gerekçesiyle anılan Kanun’un 10. maddesi uyarınca ihale dışı bırakılması üzerine yapılan şikâyet başvurusunun reddi üzerine yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin 16/01/2019 tarih ve 2019/UM.I-63 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 11/12/2018 tarihinde yapılan ihaleye 3 adet teklif sunulduğu, … Silah Sanayi A.Ş.’ye (… Silah) ait imza sirkülerine göre şirket yetkilisi olan … (Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı) ve … (Yönetim Kurulu Üyesi)’nun, davacı … Silah Sanayi A.Ş.’ye (… Silah) ait imza sirkülerinde de şirket yetkilisi olduğunun tespit edilmesi üzerine ihale komisyonu tarafından, anılan şirketlerin, 4734 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen “Alternatif teklif verebilme halleri dışında, ihalelerde bir istekli tarafından kendisi veya başkaları adına doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten ya da vekaleten birden fazla teklif vermek” yasak fiil veya davranışında bulundukları gerekçesi ile anılan Kanun’un 10. maddesi uyarınca ihale dışı bırakılmasına karar verildiği;
Olayda, söz konusu şirketlerin farklı tüzel kişilikleri olsa da her iki şirket adına ihale dokümanının aynı kişi tarafından satın alındığı, davacı şirketin fiyat teklif mektubunu imzlayan … ‘nun … Silah’ın yönetim kurulu üyesi olduğu ayrıca şirketin %22,5 hissesine sahip olduğu, … Silah tarafından sunulan birim fiyatın yer aldığı belgeyi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak imzalayan … ‘nun ise davacı şirketi münferiden her konuda en geniş ve kapsamlı şekilde temsil ve ilzama yetkili olduğu ayrıca şirketin %50 hissesine sahip olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan rekabet, gizlilik ve güvenirlik ilkelerinin ihlâl edildiğine, isteklilerin birbirlerinin tekliflerinden bilgi sahibi olduğuna ve aralarında organik bir bağ bulunduğuna ilişkin kuvvetli bir karinenin mevcut olduğunun anlaşıldığından itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunma sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihalede alternatif teklif yasağı kapsamında verilen bir teklif söz konusu olmadığı gibi, her iki şirket arasında organik bağın bulunmadığı, nitekim her iki şirketin yönetim kurulu üyeleri, hissedarlık yapıları, temsil ve ilzama yetkili kişileri, adresleri birbirlerinden farklı ve ayrı tüzel kişilikler olduğu, iki şirketin aralarında rekabet olduğundan verilen tekliflerden haberdar olunmasının beklenemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı şirket ile … Silah arasında organik bir bağ olduğuna dair kuvvetli bir karinenin mevcut olduğu, dolayısıyla davacı şirketin ihale dışı bırakılmasında ve dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.